Ekrem İmamoğlu: “Fikri hür, vicdânı hür nesiller olarak söz veriyorum!”

“Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,

“Bugün manevi huzurunda, 1919 yılında başlattığınız kuvva-i milliye ruhunun 100. yılın içerisinde aynı ruhla 21. yüzyılda fikri hür vicdanı hür nesiller olarak; akıl ve bilimle cennet vatanımızın en güzel şehri İSTANBUL'a tüm tarihi birikimi[ni], maniviyatını koruyarak milli unsurlarından asla taviz vermeden hizmet edeceğime söz veriyorum. Saygılarımla.

“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.

“Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, 02.04.2019.” (https://www.superhaber.com/imamoglu-anitkabir-ozel-defterine-ne-yazdi-haber-187359; 2.5.2024)

Mansur Yavaş: “İkinci kez Belediye Başkanı seçilerek mânevî huzûrunuza geldim. Azîz hâtıranız önünde bir kez daha söz veriyorum…”

“5 Nisan 2024

“Aziz Atatürk,

“Sizin öncülüğünüzde, milletimizin topyekûn en büyük eseri olan Cumhuriyetimizin ana karargâhı Başkentte, yine milletimizin takdiriyle ikinci kez belediye başkanı seçilerek manevi huzurunuza geldim.

“Aziz hatıranız önünde bir kez daha söz veriyorum; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimseyi ayırt etmeden, adil, şeffaf ve kıtılımcı bir anlayışla kentimizi yönetmeye devam edeceğim.

“Milletimizin tarihten bugüne süregelen kadim özelliklerini ve evrensel hakları gözeterek Ankara’ya, Ankaralılara ve milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğim.

“Türk milletine olan sevginiz ve geleceğimize ışık tutan ilkeleriniz, her zaman olduğu gibi bundan sonra da en büyük yol gösterici olacaktır.

“Tek idealimiz, sizin yol göstericiliğinizde Başkent Ankara’yı dünya başkentleriyle yarışır bir kent hâline getirmektir.

“Ruhunuz şad olsun.

“Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı.” (https://www.malumatfurus.org/anitkabir-ani-defteri-yazi/; 2.5.2024)

Ata’sına soruyor: “Kocam beni aldatıyor. Ne yapayım?”

14 Aralık 2007 târihli Hürriyet’in haberine nazaran, Ali Poyrazoğlu, Adana’da, “Ben Eskiden Küçüktüm” isimli temsîl esnâsında, Anıtkabir Defteri’ne yazılanlardan bâzı nümûneler okuyarak seyircilerini güldürmüştür. Temsîlinde şu gibi nümûnelere yer vermiş:

“Anıtkabir oldukça sağlam yapılmış. Kolonlar çok iyi. Yapanları tebrik ederim, ellerine sağlık. İmarı açıdan da oldukça güzel olmuş…” (İnşaat sektöründe çok tanınan bir kişi)

“Saygılı atam, mankenlerim açtığın yolda ilerliyor. Sen ölmedin, seni de aramıza aldık...” (Ata’nın huzuruna mankenleriyle beraber çıkan bir mankenlik ajansı yetkilisi)

“Sevgili Atatürk, Özürlüler Günü münasebetiyle huzurundayız. En kısa sürede özürlü milletvekili ve bakanların olduğu çağdaş bir Türkiye için çalışıyoruz...” (Demokratik Türkiye Partisi Özürlüler Komisyonu üyesi Necati Adıbelli, 1989 yılı)

“Aziz Atatürk. Fenerbahçeli olmak senin izinde olmanın tek göstergesidir…” (Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım)

“Kocam beni aldatıyor. Ne yapayım?” (Kadının biri) (Hürriyet, 14.12.2007; https://www.hurriyet.com.tr/gundem/anitkabir-esprileri-7869077; 10.5.2024)

Kemalizm–Masonluk berâberliğine dâir yarım asırlık çalışmalarımız

1970’li senelerden beri, Kemalizm-Masonluk münâsebetini derinlemesine ele alan ve bu çerçevede Masonlukla berâber Kemalizmi de tenk̆îd eden bir hayli çalışma yaptık. Bunlardan neşretmiye muvaffak olduklarımızın -târih sırasıyle- bir listesi aşağıdadır.

Yeni Devir’deki tenk̆îdî çalışmamız

- “Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler; Prof. Dr. Hikmet Tanyu’nun Kitabını Tenkîd”, Yeni Devir, 8 – 21.12.1977, s. 4, 14 tefrika.

Türkiye’de ilk def’a, Mustafa Kemâl’in Mason Localarını feshetmediği gibi kendisinin de Mason olduğunu isbât eden bu çalışmamız hakkında Ayasofya Câmii’ne dâir araştırmamızda verdiğimiz muhtasar mâlûmât şöyleydi:

Mukâyeseli Dînler Târihi Prof. Dr. Hikmet Tanyu’yu (Ankara, 9.1.1918 / İstanbul, 11.2.1992, Heybeliada Mez.) Ankara Üniversitesi İlâhiyât Fakültesi Dekanı iken tanıdık. Kendisi, 1976-1977’de 1348 sayfa hacminde, iki cildlik Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler kitabını neşretmiş, biz de kısm-ı âzamı mesnedsiz ve gayr-i ilmî olan bu kitaba dâir, geniş bir tenk̆îd makâlesi kaleme almıştık. Tedk̆îk̆imiz, Mehmet Durlu idâresindeki Yeni Devir gazetesinde, 8 Aralık 1977 târihinden îtibâren 14 gün tefrika edilmiş, bunun üzerine, bizi, görüşmek üzere, Dekanlıktaki odasına dâvet etmişti. Dâvetine, yakın arkadaşım, rahmetli Ali Uğur ile berâber icâbet ettik. Kibar, tenk̆îde mütehammil bir insandı; nezîh bir sohbet oldu; fakat bizim tenk̆îdlerimize cevâb vermedi… Bilâhare, kitabını, bizim tenkîdlerimizi nazar-ı dikkate alarak ıslâh ettiğini de göremedik. Eserindeki en fâhiş hatâlardan birisi, Mustafa Kemâl’e sâhib çıkması ve onu Masonluk aleyhdârı biri gibi takdîm etmesiydi. (Bu husûsta, Mustafa Kemâl’in Masonluğunda Merâk Edilen Mes’ele: Nîçin Loca Matrikülünde İsmi Yok? isimli mufassal araştırmamızın 7 Şubat 2018 târihli Yeni Söz’deki 1. tefrikasına mürâcaat edilebilir.) Atatürk ve Türk Milliyetçiliği kitabının (Ankara, 1961) müellifi Tanyu, mâatteessüf, Sabataîlik cereyânına da al̃âka duyduğu hâl̃de, Kemalizmin içyüzünü anlıyamamıştı. Allâh rahmet etsin! (Ayasofya Câmii’ne “Bizans Müzesi” Hakâretinin Sahîh Târihçesi; Yeni Söz, 30.1.2023/84. Birkaç bilgi ilâvesiyle ik̆tibâs ettik.)

(Yeni Devir, 14.12.1977, s. 4, tefrika 7)

Türkiye’de ilk def’a, Mustafa Kemâl’in Mason Localarını feshetmediği gibi kendisinin de Mason olduğunu isbât eden çalışmamızın 7. tefrikası…

***

Şûrâ’daki makâlemiz

- “Mustafa Kemal Masondu… Vedata Locası’na Mensubtu”, Şûrâ, 17.7.1978, sayı 27, ss 8-11.

Rahmetli Yılmaz Yalçıner, bu makâlemizi, mezk̃ûr mecmûasında kapak yapmıştı. Mustafa Kemâl’in Vedata Locası’na mensûb olduğuna dâir tesbîtimizin kaynağı, Benoist-Méchin’in Mustapha Kémal kitabıydı ve o da, Armstrong’un Grey Wolf kitabına istinâd ediyordu.

(“Mustafa Kemâl Masondu… Vedata Locası’na mensûbdu…”, Şûrâ, 17.7.1978, sayı 27, s. 10)

Rahmetli Yılmaz Yalçıner’in mecmûasına kapak yaptığı makâlemizden bir sayfa… Hemen bir ay sonra, tekrîs edildiği ve ömrünün sonuna kadar sâdık kaldığı Locanın, GOI’ye tâbi Macedonia Risorta olduğunu tesbît ettik…

***

Sebil’deki makâlemiz

- Şûrâ’daki makâlemizin neşrinden kısa bir müddet sonra, Loca tesbîtinin yanlış olduğunu gördük. Çünki o arada (Ağustos 1978), Fransa’dan, Fransa’nın bütün Mason Büyük Localarının (Prof. Daniel Ligou idâresinde) müşterek eseri olarak hazırlanan Dictionnaire universel de la franc-maçonnerie (Farmasonluğun Cihânşümûl̃ L̃ugati) ünvânlı, iki cildlik ansiklopedik eseri (Pâris, 1974) -bir arkadaşımız vâsıtasıyle- getirtmiş ve orada, Mustafa Kemâl’in intisâb ettiği Locanın, Selânik’deki -Grande Oriente d’Italia’ya (GOI) tâbi- Macedonia Risorta (Maçedônya Risôrta) Locası olduğunu görmüştük. (Mâmâfih, mezkûr L̃ugat, bu Locanın ismini, onun sonraki ismi olan “Macedonia Risorta et Veritas” şeklinde kaydetmiştir…) Bu masonî kaynak, sâdece, onun intisâb ettiği Locayı tasrîh etmiyor, onun, ömrünün sonuna kadar bu Locaya sâdık kaldığını da kaydediyordu. (Bunun mânâsı, herhâlde, onun, Locasından, hiçbir zamân istîfâ etmemiş olmasıdır…) Bu husûsu tesbît edince, ona dâir yeni bir makâle kaleme aldık ve makâlemiz, rahmetli Kadir Mısıroğlu’nun Sebil mecmûasında neşredildi:

- “M. Kemâl Paşa’nın Masonluğuna Dâir Yeni Bir Vesîka”, Sebil, 1.12.1978, sayı 153, ss. 12-13.

Sebil’in bu nüshası, İstanbul Cumhûriyet Müddeiumûmîliğinin karârıyle, sür’atle toplatıldı. Buna dâir haber, Mecmûanın bir sonraki nüshasındadır (8.12.1978, sayı 154, kapağın iç sayfası):

“Sebil’imizin geçen hafta çıkarılan 153. sayısı, İstanbul Savcılığının talebiyle toplatılmış ve karar şimdiye kadar görülmemiş bir tatbikat ile telsizle bütün vilâyetlerin emniyet müdürlüklerine bildirilmiştir. Birçok yerlerde işbu tel emrine istinaden kitapçıları dolaşan sivil polisler, 153. sayımızın henüz satılmamış bulunan bakiye nüshalarını müsadere etmişlerdir. İlh…”