Bilderberg’de ele alınan mevzûlar

Bilderbergliler, toplantılarında, Avrupa ve Amerika’yı ve bu iki âlemin birbiriyle münâsebetlerini al̃âkadâr eden mühim mes’eleler başta olmak üzere, âcilen görüşülmesine lüzûm duydukları dünyâşümûl her mes’eleyi müzâkere ederler. Ehemmiyeti hâiz hemen her mes’ele üzerinde hassâsiyetle durmaktadırlar: Ticâret, istihdâm, teknol̃oji, para-kredi siyâseti, yatırım, tabiî çevre, beynelmilel emniyet, ilh…

Bir misâl̃ olarak, Vaşington’daki 9-12 Nisan 2026 Bilderberg Toplantısının programında şu mevzûlara yer verilmişti: Sun’î zek̃â, Şimâl̃ Kutbunda emniyet, Çin, sayıya dayalı mâliye, enerji çeşidlenmesi, Avrupa, dünyâ ticâreti, Orta-Şark, Rusya, sanâyi ve müdâfaa sâhalarında Atlantik ötesi münâsebetler, Ukrayna, ABD, har̃bin istik̆bâli, Gar̃b Âlemi… (https://www.bilderbergmeetings.org/background/steering-committee/steering-committee; 9.6.2026)

Çalışma tarzı

Bilderberg Toplantılarına iştirâk̃ edenlerin üçte ikisi Avrupa’dan, üçte biri (Kanada dâhil) Amerika’dan seçilir. Bunların da üçte biri Hük̃ûmet ve siyâset ricâl̃idir ve geriye kalanı, banka, sanâyi, ticâret, matbûât, üniversite âlemi, v.s. gibi sâhalara mensûbdur.

Bilderberg İdâre Hey’eti, toplantı evvelinde, bütün dâvetlilere, müzâkere edilecek mevzûları ve dâvetli listesini bildirir. (Zâten bunlar, matbûâta da verilmektedir.) Böylece dâvetliler, toplantıya hazırlanmış olarak gelirler.

Toplantı üç gün sürer. Müzâkereler gayr-i resmî mâhiyettedir ve bir forum şeklindedir. Herkes, kürsüden yapılan konuşmaları dinler, söz alıp müdâhil olabilir. Tabiî, kendi aralarında serbestce müzâkerede ve fikir teâtîsinde de bulunurlar. Dâvetliler, bu temâslar netîcesinde elde ettikleri bilgi ve fikirleri, toplantı sonrasında kullanabilir, fakat bunların kaynağı olan şahısları kat’iyen ifşâ edemezler. Buna “Chatham

House Kâidesi (Chatham House Rule)” denmektedir. Round Table Groups’un İngiltere kolu Royal Institute of International Affairs tarafından vaz’edilmiş bir kâide… Dâvetliler, peşînen, bu kâideye riâyet taahhüdünde bulunurlar.

Toplantının son günü, müzâkere edilen mevzûlar ve ortaya çıkan fikirler hakkında bir “kontrandü” (compte rendu) risâlesi hazırlanarak dâvetlilere dağıtılır. İnternet üzerinden ulaştığımız 1959 Toplantısının Kontrandüsü, 28 sayfadır. (https://info.publicintelligence.net/bilderberg/BilderbergConferenceReport1959.pdf; 7.6.2026) (“Kontrandü”, muayyen bir mevzûda hazırlanan sistemli, geniş hülâsadır.)

Dâvetliler arasındaki müzâkere ve fikir teâtîlerinin ilk maksadının, Bilderberg’in nihâî hedefine muvâfık muayyen siyâsetler, fikirler üzerinde mutâbakata varmak olduğu âşik̃ârdır. Yoksa, ne bu toplantılara, ne de Bilderberg gibi bir teşkâlâta lüzûm olurdu…

İkinci maksad ise, bir taraftan, Bilderberg emellerini benimsemiş bu pek nüfûzlu şahsıyetleri birbirleriyle tanıştırmak, aralarında ahbâblık têsîs etmek, birbirleriyle devâmlı irtibât hâlinde bulunarak kuvvet birliği yapmalarını têmîn etmek, dîğer taraftan, Bilderberg teşkîlâtı olarak, kurdukları yakın münâsebetler sâyesinde, onların, memleketlerindeki siyâsî ve sâir faâliyetleri üzerinde têsîr icrâ etmekdir…

1-260

Bilderberg Group’un 20 Eyl̃ûl̃ 1959 târihli, 28 sayfalık Kontrandüsünün ilk ve son sayfaları… (https://info.publicintelligence.net/bilderberg/BilderbergConferenceReport1959.pdf; 7.6.2026)
***

Bilderberg’in İngiltere menşêli İnternet sitesinde (veyâ Bilderberg bahsine tahsîs edilmiş bir sitede) verilen şu îzâhat, bizim yukarıdaki (zâten aklıselîmin îcâbı olan) îzâhatımızı têyîd eder mâhiyettedir:

“Hem bir baskı grupu, hem bir düşünce kulübü, hem de bir karâr merkezi olan Bilderberg Group, dünyâşümûlleşmede, Avrupa’nın bütünleşme çalışmalarında ve Kıt’a Avrupa’sının Amerika ve İngiltereyle münâsebetlerinde bir muharrik kuvvet ve fenerdir. (Part lobby group, part think tank, part policy-forming body, the Bilderberg Group is a driving force and guiding light in globalization, European integration, and Anglo-American relations.)

“Toplantılarda, her şeyden evvel, bir fikir birliğine varmak bahis mevzûudur”

“Bilderberg toplantıları, 1954 senesinden beri tertîb edilmektedir. O sene, Bilderberg’in ilk Reîsi, Hollanda Prensi Bernhard, açış konuşmasında, bu toplantıların hedefini açık-seçik ortaya koymuştu:
‘- Avrupa’nın, Amerika’nın, Kanada’nın hür memleketleri birlik hâlinde hareket etmek mecbûriyetinde oldukları için, aynı tarzda düşünmiye çalışmalıdırlar!’ (The Group has been holding its conferences since 1954. That year, the first president of the group, Prince Bernhard of the Netherlands, set out the purpose of the group in his inaugural speech: ‘Because the free countries of Europe, the United States and Canada must act as a unit, they must try to think the same way.’)

“Binâenaleyh, her şeyden evvel, bir fikir birliğine varmak bahis mevzûudur. Toplantılar, her iki kıt’anın siyâset ve iş âleminin, karâr vericilerinin, medya câmiasının teşkîl ettiği güzîde zümrenin nüfûzlu şahsıyetlerinin aynı tarzda düşünmelerine yardım etmektedir. (It is all about building consensus. The conference helps influential people – the transatlantic elite from politics, business, policymaking, and the media – to think the same way.) […]

2-168

(https://bilderbergmeetings.co.uk/bilderberg-group/; 9.10.2024)
İngiltere menşêli Bilderberg sitesinde, Bilderberg hakkında çok sarîh bilgiler veren tanıtma makâlesi…
***

“Bizim niyetimizin bir Dünyâ Hük̃ûmetine ulaşmak olduğu iddiâsı mübâlağalıysa da, tamâmen haksız da değildir.”

“İdâre Hey’etinin, iştirâkciler arasında samîmî bir fikir teâtîsinin ötesinde bu toplantılardan ne umduğu tartışılabilirse de, Bilderberg’in müessis âzâlarından birinin (Denis Healey’in) -2001 senesine âid- şu beyânâtı dikkate alınmıya değer:

“Bizim niyetimizin bir Dünyâ Hük̃ûmetine ulaşmak olduğu iddiâsı mübâl̃ağalıysa da, tamâmen haksız da değildir. Biz Bilderbergliler, bir hiç uğrunda birbirimizle savaşmıya, insanları öldürmiye ve milyonlarca insanı evsiz-barksız bırakmıya devâm edemiyeceğimiz kanâatine vardık ve düşündük ki bütün dünyâyı içine alacak tek bir topluluk bulunması, iyi bir şeydir.’ ” (What the Steering Committee is hoping for, beyond a frank exchange of views, is debatable, but in the words of a founding member of the Group: ‘- To say we were striving for a one-world government is exaggerated, but not wholly unfair. Those of us in Bilderberg felt we couldn’t go on forever fighting one another for nothing and killing people and rendering millions homeless. So we felt that a single community throughout the world would be a good thing.’ -Denis Healy, 2001-)” (https://bilderbergmeetings.co.uk/bilderberg-group/; 9.10.2024)

3-75

Denis Healey (https://fr.wikipedia.org/wiki/Groupe_Bilderberg; 9.10.2024)
***

İngiltere’nin 1964 – 1970 seneleri Millî Müdâfaa Vekâleti Müsteşârı, 1974 – 1979 seneleri Mâliye Vekîli, İşçi Partisi Lideri ve 30 sene zarfında Bilderberg İdâre Hey’eti Âzâsı Denis Winston Healey’in (İngiltere, Mottingham, Kent, 30.8.1917 – Alfriston, East Sussex, 3.10.2015) bu sözlerini, 10 Mart 2001 târihli The Guardian gazetesinde (“Who pulls the strings?” -part 3-), kendisinden, Jon Ronson naklediyor… (https://fr.wikipedia.org/wiki/Groupe_Bilderberg; 9.10.2024)

Bilderberglilerin mümeyyiz vasıfları

1979’da rahmetli Burhaneddin Kayhan tarafından neşredilen Bilderberg Group kitabımızda (İstanbul: Kayıhan Yl., Haziran 1979, 431 s.), yüz civârında Bilderberglinin âile bağlarını, fikirlerini, faâliyetlerini, siyâsî icrââtlarını, Siyonizm ve Masonlukla münâsebetlerini araştırarak, mensûblarından hareketle, Bilderberg’in içyüzünü, hangi gâyelere hizmet ettiğini anlamıya çalışmıştık. Haklarında o günki tesbîtlerimiz bugün de cârîdir:

- Birincisi, ictimâî statü bakımından: Bilderbergliler, iktisâd, siyâset, matbûât, müsbet ilimler gibi sâhalarda, gerek kendi memleketlerinde (Avrupa, Amerika ve Kanada), gerekse dünyâ mik̆yâsında mühim mevk̆iler işgâl̃ eden nüfûzlu kimselerdir…

- İkincisi, ideol̃ojik vasıfları bakımından: Bilderbergliler, Gar̃bci, Avrupacı, Avrupa Medeniyetinin üstünlüğüne îmân etmiş kimselerdir… Avrupa Birliği’ne ve bu Birlik’de (“Müslüman” değil, “Kemalist” sıfatıyle) Türkiye’nin yer almasına tarafdârdırlar… NATO’cudurlar… “İslâm İttihâdı” gibi bir dâvâları yoktur; hattâ neredeyse bilittifâk bu “İrticâî fikre” muhâliftirler… Antisiyonist, Antimason değildirler… Hattâ, bilakis! Ayrıca, Türkiye’den iştirâk̃ edenlerin mühim bir kısmı, Sabataîdir… Onlar hakkında hüküm verirken, Fransızların bir ictimâî kânûn kıymetindeki şu darbımesellerini her zamân akılda tutmak l̃âzımdır: “Bana kiminle arkadaşlık ettiğini söyle, sana kim olduğunu söyliyeyim (Dis-moi qui tu fréquentes, je te dirai qui tu es)!”