Toplumda eğitim faaliyetlerinin düzenli bir şekilde olmaması ya da eksik olarak devam ettirilmeye çalışılması o toplumun manevi ve kültürel değerlerinin oluşmaması anlamına gelmektedir. Eğitim, okullarda öğrencilere akademik olarak verilen ders içeriklerinin öğretilmesi gibi dar bir süreç şeklinde düşünülmemelidir. Eğitim, tüm bir toplumun düşünebilme ve üretebilme gibi faaliyetlerinin harekete geçirilmesinin yanında o topluma ait olan kültür ve değerlerin de yeni kuşaklara aktarılma işidir. Toplumları var eden ve devamlılıklarını sağlayan da bu işin ne kadar ciddiyetle yapıldığıdır. Aktarım işi olmadan hiçbir alanda özgür bir toplumdan bahsedilemez.

Toplumun oluşmasında ve devamlılığının sağlanmasında en büyük etkiye sahip olan eğitim faaliyetlerinin en önemli kahramanları da öğretmenlerdir. Öğretmenlerin eğitim faaliyetlerine yönelik olumlu müdahaleleriyle topluma ait değerler önemli ölçüde yeni yetişen nesillere aktarılır. Öğrencilerde farkındalık artar ve öğrencinin topluma olan uyumu da hızlanır. Sevgi, saygı ya da bunlara benzer değerler öğrenciler tarafından benimsenir. En önemlisi de düşünme becerisi öğretmenler tarafından topluma kazandırılmaya çalışılır. Düşünme becerisiyle de toplum da farklı düşünceler yer bulabilir ve gelişir.

Öğretmenlerin topluma yönelik görev ve sorumluluklarının yanında faydaları da oldukça fazladır. Fakat biz öğretmenleri topluma olan birçok faydalarına rağmen senenin sadece bir günü özellikle hatırlarız. O gün de dünya üzerinde sadece Türkiye’de öğretmenler günü olarak kutlanan 24 Kasım’dır. Bu günde öğretmenlere toplumun her kesiminden ne kadar önemli olduklarına dair güzellemeler gelir. Öğrencilerin birçoğu özellikle ilkokul seviyesindeki öğrenciler ellerinde çiçeklerle öğretmenleri karşılarlar. Bahçeden koparılan bu çiçekler aslında öğrencilerin öğretmenlere karşı duydukları saf sevgiyi de bizlere gösterir. Tabi bu tertemiz duygulara sahip öğrencilerin yanı sıra kapitalizm ruhunu dibine kadar yaşayan firmalar da vardır. Bu firmalar “Öğretmenler Gününe Özel İndirim!” haftası düzenlerler. Firmaların buradaki amaçlarının ise sadece öğretmenlerin uygun bir şekilde alışveriş yapmalarını sağlamak olduğunu düşünüyoruz!

Öğretmenleri senede bir gün hatırlar ve onları mutlu etmeye çalışırız. Sonra onları bir sonraki öğretmenler gününe kadar da yine unuturuz.

Unutmak da sorun değil aslında!

Asıl sorun, teknolojiyle birlikte ülkeye giriş yapan sanal bilginin toplum tarafından öğretmene tercih edilmesiyle öğretmenin değerinin düşürülmesidir. Öğretmenlere sonuna kadar hak ettikleri saygıyı göstermek zorundayız. Bu saygıyı gösterirken de onları;

Öğretmenin de insan olduğunu unutmadan saygı çerçevesinde eleştireceğiz…

Öğretmenler için “Çok maaş alıyorlar! Ne iş yapıyorlar?” gibi söylemleri bırakacağız…

Öğretmenlerin tatili çok demeyeceğiz…

Televizyon programları ya da sosyal medyadan öğrendiklerimizle “Öğretmenden daha fazla biliyorum!” diye iddiada bulunmayacağız…

“Öğretmen çocuğumun psikolojisini bozdu!” diye anlamadan dinlemeden sağda solda veryansın etmeyeceğiz…

Öğretmenlere psikolojik, hele hele fiziksel şiddet gibi olaylara hiç girmeyeceğiz…

Öğrencinin durumunu değerlendirirken dışarıdan değil öğretmeninden bilgi alacağız…

Öğretmen bizden yani toplumdan “Ne ister?” diye ara sıra kendimize soracağız…

“Benim çocuğum yapmaz!” cümlesini rafa kaldıracağız…

En önemlisi de öğretmenlere hak ettikleri saygıyı göstereceğiz…

Toplum olarak öğretmenleri anlamak, anlayamıyorsak da anlamaya çalışmak zorundayız. Öğretmenlerin özellikle eğitim öğretim faaliyetlerinde ana paydaşları olan veli ve öğrenci gibi unsurlardan oluşabilecek sorunları en aza indirgemenin de yollarını aramalıyız. Öğretmenlere karşı yapılan olumsuz her davranışın dolaylı yönden ülke geleceğini etkilediğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Toplumun geleceğini inşa etmek istiyorsak öğretmenlere sonuna kadar güvenmeli ve onlara destek olmalıyız. Öğretmenleri övdüğümüz zamanda eleştirdiğimiz zaman da muhakkak belli bir seviyeyi korumak zorunda olduğumuzu da unutmayacağız.

Yeni yetişen nesiller de güçlü Türkiye düşüncesinin olgunlaşması ve daha da büyümesi için öğretmenlere düşen görevin farkında olmalı ve onlara olan inancımızı daha da artırarak korumak zorundayız.

Unutmayalım ki; “Öğretmenler bir toplumun asaletinin göstergesidir.”

Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.