0
Son günlerde özellikle Avrupa'da Müslümanlara, ibadet yerlerine ve kültür merkezlerine çirkin ve barbarca saldırılar tırmanışa geçti.
Fobi kelimesinin kökeni Yunanca phobos kelimesine dayanır ve Yunan mitolojisinde dehşet tanrısı anlamına gelmektedir. Fobi, herhangi bir şeye karşı duyulan tedirginliği, olağan dışı korkuyu ifade eder ve kişinin yaşamını olumsuz etkiler. Ancak korku düzeyinin kişinin kontrolünden çıkarak rahatsızlık vermesi ve anksiyeteye/endişeye dönüşmesi normal olan bir takım korkuların fobiye dönüştüğü anlamına gelir.
İslamofobikavramı Türkçeye her ne kadar İslam karşıtlığı olarak çevrilse de Batıdaki kullanımı bu tanımlamanın bir adım ötesindedir. Bazı çevreler İslam dinine ve bu dinin mensuplarına karşı kendi varlıklarını tehdit ettikleri gerekçesiyle tedirginlik duymakta ve korku yaşamaktadır. Ancak batı dünyasının İslam ve fobiyi bir arada kullanması düşündürücüdür. Çünkü herhangi bir şeye karşı duyulan fobi, toplumda sıklıkla görülen anksiyete/endişe bozukluğu olarak nitelendirilmektedir.
İslamofobi, eski bir korku için üretilen yeni bir kelimedir. O, yüzyıllar boyunca devam eden savaşlar, haçlı seferleri ve soykırımlarla kendini gösteren dini hoşgörüsüzlüğün bir biçimidir. İslam'ın çok kısa bir zaman diliminde geniş alanlara yayılması diğer dinlerin İslam'ı kendileri için tehdit olarak algılamalarına ve dünya için bir problem olarak görmelerine neden olmuştur. İslamofobik görüşe göre İslam'ın yaygın kültürler arasında bir değeri yoktur. İslam, batı kültüründen aşağıdadır ve şiddet içerikli siyası bir ideolojiye sahiptir. İslamofobi genel olarak Müslümanlara yönelik olumsuz tutumlar, ayrımcılık, fiziksel rahatsızlık ve medyadaki iftiralar, sözlü ve fiziksel saldırganlık eylemleri ile gösterilmektedir.
İslamofobi'nin tarihi İslam'ın başlangıcına kadar gitmektedir. İslam'ın ortaya çıkması Mekke'de ki Putperestlerin menfaatlerine bir tehdit olarak algılaması, İslam'ın hızlı yayılması üzerine korku ve kaygı duyarak Müslümanlara yönelik saldırılarda bulunması ile başlamış, Ortaçağ'da İslam bir komplo teorisi olarak görülmüş ve Haçlı Seferleri ile de İslamofobi büyük bir artış göstermiştir. Endülüs'ün ve nihayet Doğu Roma'nın başkenti İstanbul'un fethi İslamofobi'yi daha da artırmıştır.
İslam korkusunu daha doğrusu İslam karşıtlığını/düşmanlığını en çok tetikleyen olay hiç şüphesiz, Newyork'ta Dünya Ticaret Merkezi İkiz Kulelerine düzenlenen ve hemen 10. Dakikada Müslümanlara yıkılan 11 Eylül saldırıları olmuştur. Irkçı emperyalist medyanın, Hollywood'un iftira ve karalama kampanyalarına, cahil siyasetçilerin kışkırtmalarına rağmen İslam Batı'da en hızlı yayılan din, Kur'an da en çok alınan kitap olmuştur. İslamofobi'nin birinci amacı bu rağbet ve yayılmanın önüne geçmektir. Oysa yeryüzündeki yegane Hakk din olan İslam ve O'nun nurunu kimse söndürmeye güç yetiremeyecektir. Phobos'larının yani mesnetsiz korkularının ecellerine yani batıl inançlarının yok olup gitmesine asla faydası olmayacak. Zira Kur'anı Kerim'de, Tevbe Suresi, 32. Ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor.
"Onlar, Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (güya) söndürmek istiyorlar; halbuki kafirler hoşlanmasa da Allah, mutlakā nûrunu tamamlamak ister""
İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ…