Türkiye’de YÖK’ün 2025 verilerine göre 186 bin 942 akademik personel görev yapmaktadır. Bu sayıya diğer araştırma kurumlarındaki bilimsel araştırma yapan personeli eklemek mümkündür. Bu bilim insanlarında Türkiye’de bilim üretimi yapılmaktadır. Kamu bilimsel üretimi artırmak için farklı “teşvik” uygulamasına sahiptir.

Teşvik Arapça kökenli bir kelime olup isteklendirme veya özendirme (TDK) anlamına gelmektedir. Genelde belirli bir amaca ulaşabilmek için maddi destek ve kolaylıklar biçiminde verilen ödüldür.

Bir konuda istek, içsel veya dışsal kaynaklı olabilir. Şu anda kamunun yapmaya çalıştığı dışsal ödüllerle bilim üretmeye çalışmadır. Çeşitli kamu kuruluşları proje, yayın vs yapan akademisyenlere maddi ödüller vererek bilimsel sonuçlar üretmeye çalıştırmaktadır. Sonuçta bu ödülleri almak için çoğu ne kurama (teori) ne de uygulamaya (teknoloji) katkısı olan projeler ve yayın enflasyonu ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizde üniversitelerin başarısı (performansı) zaman zaman tartışılmaktadır. Aslında üniversitelerin başarısı bilim insanlarının başarısı ile ilgilidir. Tek tek akademisyenlerin performanslarının toplamı bazı alanlarda üniversitenin performansı olarak değerlendirilmektedir.

Bu üniversitelerimizin veya akademisyenlerimizin başarısı (performansı) nasıl ölçülmelidir? Yükseköğretim kurumlarında her yıl akademik değerlendirme yapılarak gerçekleştirilmektedir.

Performans

Performans (başarım) herhangi bir eseri, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı olarak açıklanmaktadır. Üniversitelerden klasik anlamda (a) bilimsel araştırmalar, (b) eğitim ve (c) sosyal sorumluluk alanlarında bir başarı göstermesi gerekir. Dolayısı ile üniversite akademik personelinin performansı (Başarım) değerlendirilirken bu alanların dikkate alınması beklenir.

Kamu akademisyenlerinin performansını yükseltmek için bir teşvik programı vardır. Bu amaçla “Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği” adıyla bir yönetmenlik mevcuttur.

Akademik Teşvik

Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinde yayımlandıktan sonra (Resmî Gazete: 27.06.2018; Karar Sayısı: 2018/11834) 17 Ocak 2020’de bazı değişiklikler yapılmıştır.

Yönetmenliğin amacı Devlet üniversitelerindeki öğretim elemanlarına akademik teşvik puanlarının hesaplanması ile ilgilidir. Bu yönetmenlikle teşvik edilen faaliyetler ise şu şekildedir.

Ölçütler

Bu yönetmenlikte “Faaliyet ve Puan Tablosu” 9 alanı kapsamaktadır: Proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent, atıf, tebliğ ve ödül.

Dikkat edilirse teşvik konuları arasında “Eğitim-öğretim ve Sosyal sorumluluk” faaliyetleri dâhil değildir. Bu yönetmenliğin bir eksikliğidir.

Akademik teşvikten yararlanmak isteyen öğretim elemanları -epeyce bir zaman harcayarak- istenen belgeleri hazırlaması gerekir.

Akademik teşvikte kriterlerden biri de yayınlardır. Batı üniversitelerinde WOS abonelikleri ve Q serisi yayın tartışılırken bizde hala yükseltilmede ve teşvikte bu kadar önemsenmesi ne kadar doğrudur?

Bu yayınları hakkıyla yapan büyük bir çoğunluk vardır.

Ya bir grup! Tam bir felakettir: Bir bakarsın bir akademisyen (Prof. Vd) çıkar üç, beş değil 40-50 indeksli dergide yayın yaptığını sunar kamuoyuna. Yıl 52 hafta olduğuna göre bu üretken (!) akademisyen her hafta bir indeksli makale (!) üretmektedir. Acaba bu üretken şahıs haftada bir makale okuyor mu? Okumasına gerek yok, bir derginin editör veya yayın kurulunda olması yeterlidir. Bu çok çalışkan akademisyenler bir gün aşı bulur, bir gün kelliği çözer, bir gün yeni bir bitki bulur.

Bu çalışkanlığı (!) ödüllendirilir ve akeminin en yüksek konumlarına yerleşirler.

Eksikliklerine rağmen bir teşvik yönetmenliğinin olması önemlidir. Amacımız üniversitelerimizin toplumumuzun ve devletimizin problemlerine çözüm bulması yanında Dünya üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alması olmalıdır. Bunu başarmak için yeni bir teşvik sistemi geliştirilmeli ve birazda içsel kaynakların geliştirilmesine odaklanmalıdır.

Son söz: Yersiz teşvik anlamsız çalışmalar üretir.