0

Gençliğin diğer adı da umuttur elbette. Bir dava için, bir ülke, bir millet, ümmet ve insanlık için… Bu umuda sahip olan, bu umudu yeşerten, bu umudu büyüten milletler gelecekleri adına daha bir güvende hissederler kendilerini.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı'nın birlikte yürüttüğü bir proje çerçevesinde gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Programları, bu anlamda geleceğimiz adına büyük bir umut vermektedir.

Bu projenin bir ayağında, yurt dışında yaşayan gençlerin, diğer ülke vatandaşı gençlerin, ülkemize getirilerek İlahiyat Fakültelerinde okutulması ve döndüklerinde, sahih bilgilerle donatılmış, Türkiye'yi de bilen, seven bir neslin din hizmetleri yürütülmesini sağlamaktır. Böylece ülkelerine döndüklerinde vehhabilik/selefilik/Şiilik düşünceleri yerine mutedil bir din anlayışı üzere hizmet vermeleri hedeflenmektedir. Burada amaç Sünnilik öğretisini empoze etmek değil, İslami geleneğin sahih ve ifrat-tefritten arındırılmış bir din anlayışını özümsemelerini sağlamak olsa gerektir.

Projenin diğer ayağında ise yedi kıtadan, yetmişi aşkın ülkeden gelen ortaokul mezunu gençlerin imam hatip liselerinde okumalarını sağlayarak devamında da üniversite hayatlarını burada tamamlamalarını sağlamaktır. Böylece bu gençlere iaşe, ibate ve burs imkanları sağlanarak memleketimizde orta ve yükseköğrenim yapmaları sağlanan gençlerin hafta sonu anlamlı bir programı gerçekleşti.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez, Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, pek çok genel müdür, eğitimci ve öğrencinin katılıyla hazırlanan Uluslararası Öğrenci Programları Mezuniyet Töreni tam bir şölen havasında oldu. Görmez Hoca, belki de en önemli hayallerinden biri olan bu projenin meyvelerini görmenin sevinç ve heyecanı içinde yedi kıtadan gelen gençlere umut verdi, onlarla umutlandı. Büyük devlet olmanın yolunun "Büyük Diyanet"ten geçtiğini adeta gösteren başkanlık, Milli Eğitim'e ve imam hatip liselerine verdiği bu destekle büyüklüğünü de göstermektedir.

Emeği geçen tüm kuruluşları, Sayın Bakanı, Sayın Başkanı, Sayın Genel Müdürü ve eğitimcileri tebrik ediyoruz.

NURETTİN YILDIZ'A YAPILANLAR…

Nurettin Yıldız Hocanın camiamızda özel bir yeri vardır. İslami ilimlerde kahtı rical yaşadığımız şu süreçte var olan saygın isimlerden biridir. Samimi ve özverili, hasbî ve kalbî çalışmalarıyla genel bir muhabbet dünyası oluşturmuş bir şahsiyettir. Fakat verdiği binlerce derslerin arasından cımbızla çekilen bazı sözleri, ateist çevrelerce bağlamından koparılarak, aleyhine bir kampanyanın oluşturulmasında kullanıldı. Belki kullanmaması, söylenmemesi gereken bazı sözleri, birer cümle olarak eleştiriye açıktı. Ancak konuşmanın bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde maksadın çok ötesinde bilinçli olarak çarpıtıldığı görülmekteydi.

Sadece Türkiye'de değil Müslümanların olduğu her yerde İslam'ın evrensel ve ahlaki hakikatlerini anlatan Yıldız, son zamanlarda akla ziyan engellerle de karşılaşmaktadır. Bunun son örneğini Sinop ve Gaziantep'te gördük. Konferans vermek için gittiği Sinop'ta, şehre girişi engellendi. 300 kişilik bir grubun eylem yapması üzerine konferans iptal edildi.

Şu sorular cevabını arıyor: O zamana kadar emniyet ne yapıyordu? Valilik ne gibi önlemler almıştı? Üç-beş gezi zekalının örgütlediği gürûhun istekleri mi gerçekleştirilecekti? Bu mantıkla gidilse, artık şehirlerde bu tür toplantıları yapmamak mı gerekiyor? İzinsiz, korsan eylem yapan göstericiler için ne gibi işlemler yapıldı? 300 kişinin karşısına, 1300, 3300… kişinin çıkarılması mı isteniyor?