0
Kudüs'ün işgali üçüncü nesle dayandı. Müslümanların son üç kuşağı müşterek bir öfke taşıyor. İşgal, savaş ve direniş ruhu bu kez Mescit-i Aksa sınavında. Aksa çatı bir kimlik olarak modern çağın Müslümanlarını bir araya getirdi. Kimi zaman düşmanınızın varlığı hayra alamet olabilir. Kendi iradesiyle sesini yükseltemeyenler, Kudüs zemininde buluşur. O şehir ki Nasıralı İsa'nın ve Musa'nın ve Burak'la tayy-i mekan eden Hatem-ul Enbiya ile gelen üç semavi dinin beşiğidir.
Mescid-i Aksa'yı ibadete kapama girişimi, modern zihniyet dönüşümünde farklı bir yere oturur. İnsanın metafizik sebeplerle hareket etmesi değişime uğramışken Siyonizm neden hız kesmez?
Dünya 20 yıl içinde, ketçap, mayonez ve hamburger kültüründen, Instagram, Facebook ve Twitter'a terfi etti. Damak tatlarından benlik hazlarına yükseldi. Fakat pek hayra alamet olmadı. Zira düşünce merkezi olan beyin, eğlence hazzıyla deforme oldu. 'Bunun bölge ile ne ilgisi var' diyebilirsiniz. İlgisi şu; dünya dolusu insan, tekno konforla kafa bulmaya başlamışken, değişim kitleleri dönüştürürken, plan kuran küresel Siyonizm hız kesmiyor.
Üç semavi dinin niceliksel ağırlığı ile siyasal ağırlığı arasında inanılmaz bir tezat var. Şu tuhaflığa bakın ki üç milyara yakın Hristiyan, iki milyara yakın Müslüman ve on milyonu aşkın Yahudi var. Fakat dünyaya kafa tutmada Yahudiler öncü. Modern yaşam biçimi ve sekülerleşme onlarda da etkili. Onlarda değişim geçiriyor. Fakat onların kippa giyen devlet adamları var. İbadet aşkıyla Siyonizm'e hizmet ediyorlar.
Dini referansların yeniden yazılığını Roger Garaudy dile getiriyor. "Yahudiler Avrupa'nın milliyetçi ve sömürgeci ruhuna bağlılar. Siyonistler Kitab-ı Mukaddes'i bir aşiret kafasıyla yorumlayarak Tanrı'nın gerçek niyetine karşı çıktılar."
Siyonizm yeryüzünün renklerini matlaştıran ve nüfus sahasına her gün bir yenisini eklemektedir. Sanayi, genetik, tıp, sinema, siyaset ve bilimde belirleyici olmak onların hedefi. Mescidi kapatarak insanlığın geleceğini gasp etmek niyetindeler.
Siyonizm hegemonyası şimdi yeryüzünün basılmadık tek noktasını da çiğnemek peşinde. Bunun için hep aynı senaryo vizyonda; iyi, kötü ve çirkin. Kötüyü ve çirkini ilan edince, sıradaki oyun, iyinin saldırısıdır. Rol verilenler her zaman kurgunun kurbanıdır.
Mabedi ele geçirmek onlar için neyi ifade eder? Siyonistler için güç, iktidar ve galibiyet. Fakat bizim için kutsalın dışında bir başka anlamı var. Vahdet. Ümmeti bir arada tutan, kutsal dert.
Kudüs Müslüman benliğinde kardeşliği temsil eder. Bu cepheleşmede tarafsız olan kişi itikadını sorgulamalıdır. Farklı milliyetleri, mezhepleri ve görüş farklılıkları, Kubbetüs Sahra'nın altında kardeşçe aynı sesi haykırırlar. Allah u Ekber!
Aksa mescidi kimi zaman doğduğumuz evimiz gibi yakındır. Bazen inananlar arasında ayrışan kalplerin aynı tavda dövüldüğü zemindir. Selahattin gibi Kudüs sevdasıyla yanan yüreklerin direniş ruhuyla ölü toprağından diriliş sedasıdır. Kimi zaman da Muallak taşın yanı başında, şehadete baş koyma özlemidir.
"Müslüman mabetleri Hristiyan mabetleri gibi duygulanıp ağlanan yerler değildir. Sakin yerlerdir. Müslüman mabetleri huzur veren yerlerdir. Orada hem hayata hem ölüme aynı sağduyu ile, aynı soğukkanlılıkla bakılır." Pierre Loti, Kudüs izlenimlerinde hayranlıkla ziyaret ettiği Mescid-i Aksa'da duygularını böyle ifade eder.
Aksa'dan vazgeçilmez. Kudüs İslam toprağıdır. Müslümanların öz yurdudur. Mescidi Aksa Müslümanların yazgısıdır.
İstanbul'dan yönünüzü Mekke'ye günde beş kez çevirdiğinizde, Kudüs izdüşümünde Burak'ın ayak izlerini düşleyin. Aksa'yı aşar Mekke'ye varırsınız. Benliğinizle buluşursunuz, Aksa'yı selamlarsınız; Müslümanın davası ve mirası. Mekke ve Medine'nin miğferi ve siperi…