Azerbaycan’da Aliyevizm…
Azerbaycan’ın “millî dini” olmaya evrilme aşamasında…
Aliyevizm…
Aile hakimiyeti…
Cumhurbaşkanı yardımcısı hanımı…
***
İki devlet aynı zulüm…
“Dini hurafelerden arındırarak kişinin sade dindar olmasını sağlar.” ifadesi İlham Aliyev’e de ilham olmuş.
Değişen sadece isimler…
Türkiye’de “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak” ile suçlananlar kendilerini savunmakta hayli zorlandılar. Çünkü iddia edenler aynı zamanda niyet de okuyorlardı. Maddi delil pek de aranmıyordu.
Şimdilerde Azerbaycan’da da muhalefetin akıbeti bundan farklı değil…
***
İLHAM ALİYEV’İN İSRAİL AŞKI
Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın 7. Zirvesi (15 Ekim 2026) Bakü'de yapıldı.
Azerbaycan soykırımcı İsrail’in Cumhurbaşkanını tarifeli uçakla Türkiye hava sahasını kullanarak getirdi. “Gardaşlığı” kötüye kullanmanın daniskası.
Bu aynı zamanda İsrail’i bölgeye konuşlandırma çabası…
Bunun faturasını sadece Azerbaycan değil, bölge de öder.
Terör ve çatışmaların başlaması yakındır. Çünkü İran- ABD, İsrail gerginliğinde ateşi bölgeye yaymak isteyen Siyonist yapı, birkaç füze de Azerbaycan üzerine göndererek İran Azerbaycan çatışması planlamıştı.
Azerbaycan yasakçılıkta yalnız değil, akıl danesi İsrail…
Türkiye’de bin yıl sürecek dediği sürecin benzerini Azerbaycan’da başlatmış durumda.
Başörtüsü yasağı, bir ülkenin iç işleri sayılabilecek bir yasak değildir; zulümdür, siyasi, sosyal ve ekonomik soykırımdır.
Küresel bir projedir.
***
Türkiye’deki yasakçıların Siyonist örgüt JINSA (Jewish Institute for National Security of America / Amerika Ulusal Güvenlik Yahudi Enstitüsü) tarafından “Dünya Lideri” ilan edilmeleri küresel bir örgütün varlığını göstermektedir.
Türkiye nasıl ki “Jakoben Laiklik” uygulamalarıyla asırlık fırsatları kaçırdı ise Azerbaycan da aynı akıbete sürükleniyor.
***
Başörtüsü yasağı hafife alınamaz, görmezden gelinemez, iç işi sayılamaz. Yıkımı büyüktür. Faturası ağırdır.
İşte çok yakın tarih:
9 Şubat 2008’de Anayasa'nın 10. maddesinin son fıkrasına "... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında" ibaresi, 42. maddesine de "Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir" fıkrası eklendi.
Ve…
Ertesi gün “411 el kaosa kalktı” manşetiyle topyekun saldırı başlattılar.
17 Şubat 2008’de başörtüsünün İslam’da olmadığını, gerekirse İncil’e bakılması gerektiğini, Türkiye masonlarıyla sıkı bir diyaloğa gireceklerini açıklayan Fransız Mason Locasının Büyük Üstadı Jean-Michel Quillardet de
“Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması geriye gidiştir. Laikliğin yeniden tanımlanması yolunda tehlikeli bir gediktir.
Başörtüsü İslam” değildir, Kur'an'da yer almaz ve sonradan üretilmiştir. Örtü, kadınlığı saklıyor. Bunun için İncil'e bakmanız yeterli.
Halk, yasağa karşı olabilir; ama kamuoyunun her zaman haklı olduğunu düşünmüyorum. Halk yanılabilir, demokrasiye karşı çıkabilir.” fetvasıyla vaziyet alıyordu.
***
25 gün sonra…
14 Mart 2008…
İktidar partisinin (AK Parti) "laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" gerekçesiyle, kapatılması, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dahil 71 kişi hakkında siyasi yasak getirilmesi için dava açıldı.
31 Mart’ta iddianame kabul edildi.
***
4 ay sonra…
30 Temmuz 2008’de karar açıklandı. İktidar partisinin 6/5 oyla kapatılamadı, hazine yardımı kesildi.. Eğer 7/4 ile nitelikli çoğunluk sağlansaydı iktidar partisi kapatılacaktı.
***
2002’de Recep Tayyip Erdoğan’a muhtar bile seçilemeyecek yasaklar koyanlar, 2007’de 367 kararıyla cumhurbaşkanı seçimini tıkamışlar, krizi aşmak için 22 Temmuz 2007’de genel seçimler yenilenmiş idi. Seçimlerden 6 ay sonra kapatma davasını ve 15 Temmuz ihanetini Fransız Mason Locasının açıklamamaları bağlamında değerlendirmek gerekmektedir.
Hasılı kelam, Aliyevizm de Azerbaycan’ın iç işi değildir.