Cumhursuz Cumhuriyet, sandıksız demokrasi... Kazanımlar, Tek Parti'nin...

Sovyet sisteminin bir versiyonu...

Diktanın dikâlâsı aman söylemde demokratik...

*

Yönü Batı'ya dönük... Medeniyet denilen maskara mahluk, rehberi...

Kendinden başkasını düşman gören şizofren Yönetimin eksen belirlediği yıllar.

Çağdaşlaşma adına kimliksizleştirme. Tarihe, inanca savaş açıldığı yıllar. Yüzde doksan belle de seçim kazansanız size iktidarı vermezler, diyenlerin demokratik nutuklarıyla halkın ensesinde boza pişirildiği yıllar.

*

Türkiye, on yılda bir darbelere maruz bırakıldı. Her darbe ülkeyi en az elli yıl geriletti, gericilikle mücadele ediyoruz, diyenlerce.

Milletin çocuklarını birbirlerine kırdırarak bir kahrı rical durumu oluşturdular. En zeki, idealist gençler sağ-sol çatışmaların da kaybedildi. Müstakbel yöneticiler böylece yok edildi. Yerinmediler, milletin seçtiklerini ya astılar ya yasakladılar ya da itibarsızlaştırdılar.

*

Seksen yıllık demokrasi sürecinde her türlü tuzakları kuranlar eksen kayması bahanesiyle rüşveti, irtikabı meslek edindiler.

Verdimse ben verdim, vecizesi tam anlamıyla zihniyet yansımasıdır. İrtica ile mücadelenin ödülü olarak kabul edilmesini istiyorlardı. Yasaklar birer kazanımdı. Fikir ve inanç farklılıkları ihanet sayıldı. Teröre zemin hazırlandı. Şiddet şiddeti besledi.

Millet, mücadelesinden vazgeçmedi. Her fırsatı değerlendirdi. Medeniyet kodlarının gereğini yaparak iç savaş planlarını bozdu. Bunca kışkırtmaya rağmen ayrılıkçılara pirim vermedi. Bugün Terörsüz Türkiye süreci bunun sonucudur. Son yirmi beş yılda katledilen mesafe fevkalâdedir. Libya'dan Suriye'ye, Azerbaycan'a, Suudi Arabistan'a, Pakistan'da, Endonezya'da uzanan hat emperyalistlerin dengesini altüst etmiş durumda. Deniz Yetki Anlaşmaları, Mekke İttifakı, Bedir Mutabakatı Türkiye yüzyılın mihenk taşlarıdır.

*

3 Kasım 2002 tarihi sadece Türkiye için değil dünya tarihi bakımından da önemlidir. Tarihte ilk defa genel başkanı siyasi yasaklara maruz bırakılmış bir parti tek başına iktidara gelmiştir. Bu her yönüyle akademik camiada incelenmesi gereken bir olaydır.

Yirmi dört yılda kurulan tuzaklar ise apayrı bir özellik arz etmekte. Bu bağlamda

15 Temmuz tam manasıyla ve unsurlarıyla Millet'in destanlaşmasıdır. Sadece 15 Temmuz'u anlamak hakikati kavramaktır.

İsrail'de Arap partilerinin seçimlerde elde ettiği başarıyı soruşturmalarla akamete uğratmaya çalışan Netanyahular Türkiye'de de bu yöntemi hep denediler. Başaramayacaklar...