0

Milattan 236 yıl önce Roma döneminde icat edildi. İnsanları veya yükleri, yüksek veya alçak yerlere dikine indirip çıkarmaya yarayan ve bir platform kabinden meydana gelen makine düzeniydi. Roma İmparatorlarının saraylarında da iner-çıkar dolaba benzer yapılar vardı. On sekizinci yüzyılda, Velayer adında bir Fransız mimarı, "Uçan Mobilya" adını verdiği bir aracı insanların istifadesine sundu. Bu araç bir karşı ağırlık vasıtasıyla dengede tutulmaktaydı. Hareket etmesi için de bir kölenin veya uşağın kolu çekmesi gerekiyordu. Edoux adında bir Fransız mühendisi de 1867'de yeni tür bir kaldırma makinası yaptı ve buna "asansör" adını verdi.

Yolcu taşıyan ilk asansör, 1743 yılında Versailles Sarayı'nda, Kral XV. Louis'nin özel dairesine monte edildi. Kral, ikinci katta metresi Bayan Chateauroux için bir daire hazırlatmıştı.

Bir iş merkezine yerleştirilen ilk asansör ise Elisha Graves Otis tarafından yapıldı. Bu asansör, 23 Mart 1857 günü, New York'un Broadway semtinde beş katlı bir binaya takıldı. Daha önceleri yük taşıyan asansörler yapan Otis, aynı zamanda insan taşıyan ilk asansörleri de üretti. Broadway'e yerleştirilen ilk asansörün maliyeti 300 doları bulmuştu. Asansör takılan ilk otel ise, New York'taki altı katlı "Fifth Avenue Hotel"dır. Asansör, 23 Ağustos 1859 günü Bostonlu O.Tuft tarafından takıldı. 1868 yılında, New York'taki Equitable Life Assurance Building'e asansör takıldı ve bu, bir işhanına takılan ilk asansör oldu.

1880 yılında, Manheim Endüstri Sergisi'nde, Siemens ve Halske Şirketi, 22 metre yüksekliğinde bir binaya ilk elektrikli asansörü yerleştirdiler. Bir ay boyunca hiç arıza yapmadan çalışan bu asansör, bu süre içinde 8 bin kişiye hizmet verdi.

1880 yılında bir ay boyunca hiç arıza yapmadan 8 bin kişiye hizmet veren asansör düzeneği, 21. Yüzyılda, dünyanın en büyük metropollerinden, inşaat sektörünün başkentlerinden biri olan İstanbul'un göbeğinde 3 gün evvel, 10 masum emekçiye mezar oldu. Bir katil asansör, yatay değil de, Hadis-i Şeriflerde belirtildiği üzere dikey büyüyen bir şehir yapılanmasında, yine Hadislerde işaret edildiği üzere çoban kılıklı ve karakterli adamların yüksek bina inşaatlarında çalışanlara tabut oldu.

Elbette özellikle son 12 yılda, Cumhurbaşkanı ERDOĞAN liderliğinde birçok sahada şaha kalkan, çağ değil çağlar atlayan Türkiyemiz maalesef bazı sahalarda, eski Türkiye'den tevarüs eden, dünya sıralamasında utanç verici noktalarda bulunmaktadır. İş güvenliği/güvensizliği alanında Avrupa'da birinci; dünyada ise üretim devleri Çin ve Hindistan'ın ardından üçüncü durumdayız. Bu istatistik Yeni Türkiye idealine yakışmıyor. Hükümetin bu duruma behemehal el atması gerekmektedir. Aksi halde asansörler tabuta, madenler kabristana dönmeye devam edecek.


Vahşi kapitalizmin zafer anıtları gibi şehirlerimizin kalbine mızrak gibi saplanan çok katlı binalar, denizlerde yüzdürülen yük ve yolcu gemileri, arazilerimizi kıymıklar gibi delik deşik eden madenler her gün masum ve alınteri ile helal kazanç peşinde koşan kardeşlerimize mezar oluyor.


Çoban karakterli ve ruhlu adamların zenginleşerek bina yapma yarışına girdikleri bu utanç çağında, Mecidiyeköy'de 32. Kattan zemine çakılan asansörde feci bir biçimde can veren kardeşlerimi rahmetle anıyorum, Allah kederli ailelerine sabr-ı cemil versin. Rabbim, bu kardeşlerimize şehid sevabı versin.



Zira iki cihan serveri, fahri kainat efendimiz buyurdu ki:

"Hanımının ve çocuklarının rızkını karşılamak için çalışmaya çıkan, Allah yolundadır. Herkim de Allah yolunda evinden çıkar ve ölürse şehiddir"

"...Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır. Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir"

"...Yangında ölen şehittir, yıkıntı altında kalarak ölen şehittir..."

"Helal kazanmak için sıkıntı çekenlere, zillete katlananlara Cennet vacip olur"

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUN...