0
Fıtratı temiz olan insanoğlu, bazen öyle tavır ve hareketler gösterir ki şaşırıp kalırsınız.
Bir insan bunu nasıl napar, bir durum bu kadar mı çarpıtılır der, şaşırıp kalırsınız.
Buna benzer durumları hepimiz bizimle ilgili veya ilgisiz pek çok durum vesilesiyle yaşarız.
Bir söz söylersiniz, bakarsınız, sizin demek istediğinizin çok ötesinde ve dışında yorumlanmış.
Bir harekette bulunursunuz, bakarsınız, tam tersi bir amaca dönük olarak değerlendirilmiş.
Bir karede yer alırsınız, bakarsınız, en olmaz bir konumda oturtulmuşsunuz.
Özellikle de kamuya açık söz ve eylemleri olan insanlarda buna sıkça rastlarız.
Tabi yaşanan bu durumlardan hareketle, söz ve eylemleri kamuya dönük olan insanların elbette çok dikkatli olmaları gerekir. Ancak değerlendirme durumunda olanların iyi niyeti, olayı doğru anlama istekleri devreye giriyor. Niyet kötü ise siz ayet de hadis de okusanız, onu sizin aleyhinize çevirmekte hiç zorlanmaz kimileri. Çünkü niyet hayır değil.
Bu tipler, sizi yemeğe, karalamaya, küçük düşürmeye, itibarınızı zedelemeye, olumsuz bir algı oluşturmaya karar verdiği için onların zehirli dillerinden, çamurlu ellerinden kendinizi her zaman koruyamazsınız.
…
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Din İşleri Yüksek Kurulu, halkımızı dini konularda aydınlatmakla ilgili özel bir çalışma ve görev içerisinde. Yasaların da verdiği bir görevle, Müslüman halkımızın dini konularda sorduğu sorularına cevap vermek zorunda. Bu sorular; doğru olsun yanlış olsun, iyi veya kötü bir şey olsun fark etmez. Kurul, yıllardır verdiği binlerce, on binlerce cevapla halkımıza yön vermekte, hataya düşmesini engellemekte, rehberlik yapmakta, Allah'ın dinine ve topluma kazandırmaya çalışmaktadır.
Dönem dönem, siyasi konjonktürün de etkisiyle İslam'ın ruhuna aykırı fetvalar verilmesi kuruldan istenmiş, bunun için baskı oluşturulmuşsa da büyük ölçüde dönemin hazretleri bunda muvaffak olamamışlardır. Örneğin, başörtüsü zulmünün devam ettiği zamanlarda, başörtüsünün Allah'ın bir emri olmadığı yönünde fetva alınmak istenmiş ancak Kurul üyeleri dinini yıkmamıştır. Ülkemizde din(sizlik) adına farklı pek çok inanca sahip olan insanlar elbette verilen bu fetvalardan bazılarına memnun olmuş bazılarına da şiddetli eleştiriler getirmiştir.
…
Geçen hafta kamuoyunu meşgul eden bir korsan fetva art niyetli insanların çirkefliklerine sebebiyet verdi. İçlerindeki din-diyanet karşıtlığını alevlendirdi. Yetkililerin net bir şekilde reddettiği bu korsan fetva üzerinden de arslan farelere boğdurulmak istendi.
Zihinleri pislikten beslenen lağım fareleri, beslendikleriyle azmanlaşan kemeler, sıçanlar, cardınlar, Hak ve hakikatten beslenen müminlere kurulan bir tuzakla itibarsızlaştırılmak istendi. Sadece şahıslarla değil din üzerinden de kafa karışıklığına gidildi. Ayrıca aile ortamında hiçbir farklı düşünceye kapılmaksızın devam edegelen baba-kız, anne-oğul ilişkisindeki doğallık/sevgi, bombalanmış oldu.
Aslında hedef belli.
Son yıllarda olağanüstü fedakarlıklar ve samimiyetle insanımıza ve ümmete hizmet eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez'i etkisizleştirmek.
Ama yemezler.
Lağım farelerinin kükremeleri, arslan(lar)ı ürkütemez.
Hak ve halk yapılanları görüyor…***