0

Yaklaşık 2-3 aydır, Türkiye'de Muhafazakar ve İslamcı çevrelerde büyük bir sevinç var. Sebebi şu: Avrupa ülkeleri Filistin'i tanımaya başladı. Bir dakika yaa, yanlış hatırlamıyorsam, Şu İlkbahar-Yaz aylarında 2000 civarında Filistinlinin öldürülmesine "Kendini koruma hakkı'' adı altında "Ne güzel öldürüyor'' diye açıklama yapan Avrupa'mı Filistin'i tanıyor ?

Evet O, Avrupa!!!

Peki Türk Medyasına n'oluyor? İsrail, hukuksuz bir şekilde yerleşim yerleri marifetiyle işgale devam ederken, Avrupa tanıyınca bir şeyler mi değişecek? Elbette, Filistin'in devlet olarak tanınması gerek(li). Ancak, yıllardır bir arpa boyu yol katedilmemişken, nedir bu hız?

Avrupalıların riyakarlığını tüm dünya biliyor da, bizimkiler niye böyle havalara uçuyor anlamış değilim. O zaman buyrun, yazıyı okumaktan alıkoymalım sizi, devam edelim.

İsveç'le başlayan daha sonra İngiltere, İspanya, Fransa, Hırvatistan meclisleri ve son olarak Belçika meclisinde 'Filistin'in devlet' olarak tanınması gündeme geldi. Avrupa başkentleri birden Filistin'i tanımaya/gündemine almaya başladı. Dün­yada 140 civarında ülke Filistin'i tanıyor. Bunların içinde AB üyesi Polonya, Romanya, Macaristan, Güney Kıbrıs, Bulgaristan, Malta, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti de var. ( Bu ülkeler AB üyesi olmadan önce tanımıştı.)

Aslında görünürde her şey, İtalya Dışişleri Bakanı Federica Mogherini'nin AB'nin yeni dış ilişkiler sorumlusu olmasıyla başladı. Uluslararası arenada aktif, başarılı, yaratıcı ve dinamik bir uluslararası ilişkiler uzmanı olarak bilinir. Ukrayna, İsrail-Filistin çatışması, Irak ve Suriye'nin geleceği konularında aktif bir siyaset izleyeceği, Filistin'in tanınması için AB başkentlerine baskı yapmasıyla ilk emareler belirdi. AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Mogherini, İsrail'in son olarak Mescidi Aksa'ya saldırısını, Filistin topraklarını işgaline sert tepki göstermiş ve Filistin'in devlet olarak tanınması gerektiğini açıklamıştı.

Tabi, gücünün yetmediği bir başkent var. O da Londra, zira İngiltere meclisi Filistin'i tanısa da Hükümet tanımadığı için, muallak bir durumda. Bu mesele işin teknik kısmıydı. Birde meselenin İsrail, finans ve siyasi bölümlerine değinelim.

İsrail ve Esed'in oyuncağı olan IŞİD'in ortaya çıkmasıyla aniden petrol fiyatları 120 $'dan 70 $'a kadar düştü. Rusya'ya Ukrayna'dan ötürü ambargo uygulayan AB, Rusların restiyle, enerji açısından sıkıntı yaşayınca, Ortadoğu'daki gelişmelerden ötürü İsrail ve Netanyahu'nun kulağını çekmek istedi. Avrupa başkentlerinin 'Filistin'i tanıması' İsrail'e bir uyarıydı. Filistin'e karşı bir sempati değildi. Zira İsrail Netanyahu hükümeti, koalisyon partilerinin birlikte hareket etmesiyle azınlık hükümeti düştü.

Avrupa başkentleri, siyasi açıdan kendi aralarında bölünmüş durumda. İngiltere'ye yakın olan Danimarka ve Norveç mesafeli davranarak İngiliz hükümetinin alacağı karara göre davranış sergilerken, Fransa'ya yakın refleks gösteren Hırvatistan, Belçika ve İspanya 'Filistin' meselesini gündemine aldı. Fransa'nın İsrail'e karşı pozisyon almasının sebebinin arkasında. Önce İsrail ve dolayısıyla da ABD'nin, Fransız bankasına İran'la ticaret yaptığı için ceza kesmesiyle başladı. Sonra da Suriye politikasında menfaatlerinin tehlike altına düşmesi yatıyor. Fransa, Suriye'de devre dışı kalmasından ötürü, Ekim ayı sonlarında Erdoğan'ın politikalarını destekledi. Ruslara ait olan, rehin tuttuğu gemiyi teslim edebileceğini açıkladı. Fransa, sadece bununla yetinmeyerek, Lübnan'a 3 Milyar $ değerinde silah ve ekipman satışı yaptı.

Elbette, AB ve Avrupa'daki STK'ların yaptığı çalışmaların etkisi de yadsınamaz. Bunun dışında sosyal medyada İsrail'in vahşetinin duyurulması, birçok Avrupa ülkesinde mitinglerin yapılmasının etkisini göz ardı edemeyiz. Ancak, İsrail'in bombardıman yaptığı günlerde Paris'te, eylem yapmak bile yasaklanmışken, aynı ülkenin birden bire Filistin dostu kesilmesini kimse barış güvercinleriyle anlatmasın.

Evet, bilinildiği üzere bazı Arap ülkeler dahil, kimse Filistin dostu filan değil. Gelişmeler, bu konun daha çok su götüreceği yönünde. Filistin'de ise, selden ötürü daha yeni olağanüstü hal edildi. Filistin'i devlet olarak tanımak isteyenler, buyursunlar yardım etsinler de görelim. Avrupa başkentlerinin Filistin'i tanıması, sadece fillerin dansının ibaret.