0

FETÖ, "bildiğimiz" manada bir cemaat olmadı ki hiç, yüzde yüz "laikçi" bir yapı, amaca ulaşmak için her türlü yolu meşru görüyor.

Dini, dünyası ahlaksızlık!..

Başındaki de kifayetsiz muhteris, kalbi ve beyni zincirlenmiş bir megaloman…

Şimdiiiii…

Buradan geliyorum bizim muhafazakoş takımını da etkileyen meşhur laikçi söyleme…

Efendim neymiş; "FETÖ gerçekleri laikliğin ne kadar iyi bir şey olduğunu göstermekte" imiş!..

Hadi oradan!..

Sen yıllar yılı İslam'a saldır, Müslümanları yok etmek için her türlü pisliği yap, Kur'ana giden bütün yollara mayın döşe, çaresizlik duygusuna saplanan vatandaşı FETÖ denilen "Laikçi Maşa"na yönlendir…

Sonra da çık ortaya, "Şimdi anladınız mı laikliğin kıymetini?" de!..

***

Şunu bil ki laikçi zorba, alçak provokatör, alçak fabrikatör:

Gerçek cemaatlerimizi size yedirtmeyiz!

Bunlar bize sökmez, biz Hak ile batılı ayırmanın gayreti içinde oluruz ve "Hak Dostu" cemaatlerimize sahip çıkarız.

***

Biz bunu yaparız da…

Bizim, "kompleks yığını" muhafazakar takımı ne yapar?

(Aman ha, bütün muhafazakarları kast ettiğimiz düşünülmesin, ben bunların ezik olanlarına işaret ediyorum, sadece onlara!)

Dünyaya "Laikçi-derin sol kesimin koltuk altından bakan" bu ezik muhafazakar (aslında tam da yakışan tabirle muhafazakoş) takımı, şimdilerde "Cemaatlerin namaz kıldırma, tespih çektirme işlerinden ötesine bulaşmalarının ne kadar yanlış olduğunu FETÖ vesilesiyle gördük!" yollu laflar ediyor.

Ne yanlış bir değerlendirme, ne genelleyici, nice Hak Dostlarını FETÖ'ye benzetici, ne yamuk bir yaklaşım!

Ne ezik adamlar!..

FETÖ pisliği çıktı diye bütün cemaatlere hücum etmek, bir hekim pislik yaptı diye bütün hekimleri "potansiyel tehdit" olarak görmek gibi bir şey.

"Suçun şahsiliği" hukukta temel prensiptir; o hekim bir şer organizasyonunun parçası ise yapıdaki herkesi mahkûm eder, yapıyı çökertirsin…

Amma velakin bir yapının yanlışlarından dolayı bütün hekimleri suçlu addedemezsin, onları töhmet altında bırakacak laflar edemezsin.

Bunu yaparsan bütün namuslu hekimlere, birleşip seni "hukuki yollardan boğma" hakkı doğar!..

Böyle yapan adamı da, hukuk varsa eğer…

Boğarlar!..

Bütün bu yazdıklarımla, "Bütün cemaatler sonuna kadar serbest hareket etsin, hukuku, kaideyi takmasın!" demiş olmuyorum.

Asla!..

"Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!" anlayışı akla, izana, dolayısıyla İslam'a taban tabana zıt.

Devlet devlet olacak; cemaat görüntüsü altında pis işler çevirenler varsa ortaya çıkartacak ve gereğini yapacak.

Hak Din'e hizmetten başka gayesi olmayanları rahatsız edecek tutum ve davranışlardan da kaçınacak.

Ve muhafazakoş takımı da, lafına, söylemine dikkat edecek!

Bu memlekette "Hak Dostlarını" rahatsız edecek eylem ve söylemlerde bulunanlar meydanı boş zannetmesinler!..

Şu alçak Evanjelist FETÖ darbesinin püskürtülmesinde "Hak dostları"nın ne kadar büyük pay sahibi olduğunu görmezden gelerek, laikçi söyleme hizmet edenleri kendilerine gelmeye davet ediyorum!..

Memleketimin temeline dinamit yerleştirmek isteyenlerle onlara "hizmet" edenlere zerre "hoşgörüm" yok!..

Yazımın kimleri hedeflediğini kendileri çok iyi biliyor.

Bir de Hak Dostu cemaatlerimiz çok iyi biliyor, "kendilerine" bu yanlış yoldan bir an evvel dönmelerini tavsiye ederim!!!

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM'IN SON GÜNLERDEKİ MESAJLARINA DİKKAT!..

Başbakan Binali Yıldırım son günlerde AK Parti içindeki "birlik ve beraberlik" havasının güçlendirilmesini telkin eden mesajlarını sıklaştırdı.

AK Partililere yönelik saldırılara çok sağlam cevaplar vermeye başladı.

Bir de, bünyedeki çürüklerin ayıklanacağının altını çizdi.

Demek ki buradan yaptığımız çağrılar boşa gitmiyor, hassasiyetinden dolayı Sayın Binali Yıldırım'a Milat okuyucuları adına teşekkürlerimi arz edeyim…

Ve…

Müsaadenizle…

Milat gazetesindeki "AK Parti'ye uyarı" mahiyetindeki yazımızın, "işe yarayan" ve Sayın Başbakan'ın metnine önemli ölçüde yansıyan bölümünü aynen buraya alayım.

Ve kısa süre önce başlayan Milat yolculuğumuzun, daha ilk günlerden olumlu gelişmelere katkıda bulunmuş olmasından dolayı şükrümü eda edeyim.

Buyurun efendim, zatımdan kopyalama:

KENDİNE GEL AK PARTİ

Bu süreçte, en önemli rolün iktidar partisine düştüğü ortada.

AK Parti sağlam durmalı.

Onun için de içindeki çürükleri bir an evvel ayıklamalı.

Hayır, onu yapmıyorlar, yani çok ciddi bir çalışma yok bu konuda, ben görmüyorum, göremiyorum.

Varsa özür dilerim, benim eksikliğimdendir, bulamıyorumdur, göremiyorumdur, acziyetimdendir!

Parti yöneticilerinden bu garip kardeşine acıyan biri varsa, Allah aşkına göstersin, varsa göreyim..

Yok!..

AK Parti teşkilatı, ancak "dost uyarısı"nda bulunanlara had bildirmeyi bilir, bir keresinde Recep Tayyip Erdoğan'a yeterince sahip çıkmadıkları için sert bir şekilde uyardım, Aman Allah'ım o küffar saldırısına neredeyse sessiz kalan teşkilat beni bir hedef aldı, o kadar olur!..

Yav ben Serdar Arseven'in birinizin ayağına diken batsa acısını hissedenim!..

Ayıp!

Bakın, geçtiğimiz günlerde Milat'ta yazdık, Dilara adlı bir Ak Parti Gençlik Kolları mensubu, üniversitesinde terörist saldırıya uğruyor, kafasına soda şişeleri atılıyor, alnı, yüzü kan içinde kalıyor, gözlerine şişe kırıkları giriyor…

Kızcağız ve ailesi perişan, bir de üstelik mahkeme saldırganlara beraat veriyor, perişanlık bine katlanıyor.

Bu durumda ne olmasını beklersiniz;

öncelikle AK Parti teşkilatının ayağa kalkmasını, başta Ankara milletvekilleri olmak üzere bütün AK vekillerin konunun üzerine gitmesini, AK medya çerçevesindeki gazetelerin, televizyonların, internet sitelerinin büyük bir kampanya yürütmesini…

Ve alçakların hak ettikleri cezaya çarptırılmalarına yardımcı olacak bir atmosferi hep birlikte oluşturmalarını…

Bunları beklersiniz değil mi?

Allah aşkına söyleyin, bunların ne kadarı yapıldı?

El oğlu, darbeyi "sela" ile püskürtme çabasındaki müezzinlere saldıran alçakları nasıl da savunuyor bakın, nice CHP vekili sıraya girmiş, bu alçaklığa nasıl da sahip çıkıyor.

AK kadrolar ise maalesef mağduresine sahip çıkamıyor.

Güneydoğu'daki Ak Parti yöneticileri hedefte, Karayılan "Hepsini katledeceğiz!" dedi, AK yöneticiler takır takır katlediliyor o günden bu yana.

Önceki gün de bir AK Partiliyi eşinin çocukların önünde katlettiler.

Üst üste acı haberler gelirken, "hakkıyla sahip çıkma" iradesini ortaya koyması gereken AK kadrolar nerede?

Dayak yiyen müezzine ne kadar sahip çıkıldı?

(Hadi oraya da dokunalım, Diyanet İşleri Başkanlığı ne kadar sahip çıktı?)

Yok, AK Parti Recep Tayyip Erdoğan'ın bıraktığı Ak Parti değil, o ruh, o heyecan bir türlü yakalanamıyor.

Bunun sorumlusu bir kişi değil, bütün bir camia, oturulacak, konuşulacak, Ak Parti'nin silkinip ayağa kalkması için ne gerekiyorsa yapılacak.

Bu yapılır ve sonuç alınırsa ne ala.

Aksi takdirde…

Fena, çok fena!..

ADIM ADIM ANADOLU!..

MİLAT OKUYUCULARI İLE BULUŞUYORUZ

Daha önce "bir vesileyle" yurt gezilerine ağırlık vereceğimizi duyurmuş idik.

İnşallah Gaziantep'ten başlıyoruz.

Şimdiden duyuralım: 28 Ekim'de Gaziantep'te büyük bir organizasyon gerçekleştireceğiz kısmetse.

Gazetemizin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Ali Adakoğlu kardeşimin başını çektiği bir ekip olarak, Gaziantep'ten başlayacağız.

Sonrasında…

Şehir şehir, Milat akşamları…

Sonrasında…

Niyetimiz halis, Allah yardımcımız olsun.

Merhum Hasan Karakaya ağabeyim, Allah ondan razı olsun.

SİZDEN GELENLER

KONYALI ŞADAN: "Değerli Serdar Abi, Milat gazetesinden sizi takip etmeye devam ediyorum. Yazı tarzınız biraz değişmiş, Mekanı Cennet olsun, Hasan Karakaya ağabeyin yazılarına benzettim biraz. Umarım siz de onun gibi ezilenlerin gür sesi olursunuz hep.

TEŞEKKÜRLER ŞADAN: Beni mutlu ettin Şadan kardeşim. Rahmetli Hasan Karakaya ağabeyi canım gibi severdim, işimizi yaparken birbirimizi yediğimiz olurdu ama iş bitti mi, yine kardeş, can ciğer. Hasan Karakaya ağabeyin hatırasını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız İnşallah, o apayrı bir insandı, onun tarzı bambaşkaydı. Biz onun kulvarını boş bırakmamak için gayret sarf ederken, habercilik çabamızla da Milat'ın daha da güçlenmesi için katkı sağlamaya çalışacağız.

Her yazımda, Hasan Karakaya ağabeyimden bir iz olması da tabiidir Şadan kardeşim…

Zira ben; Zincirbozan'da Necmettin ERBAKAN'IM, Mamak'ta Muhsin YAZICIOĞLU'YUM, ... Pınarhisar'da Recep Tayyip ERDOĞAN'IM...

Abdürrahim Karakoç'um ve Hasan Karakaya'yım.

Ben Anadolu'yum, yerliyim ve millîyim...

Ben Müslüman'ım!