0
Çocuk sahibi olmak yeni çiftlerin en önemli amaçlarından bir tanesidir. Yeni doğan çocuk çiftler arasında ilişkileri etkiler, rollerde değişim yaşanır. Karı-koca sorumluluklarının yanı sıra ana-baba sorumluluğu da üstlenirler.
Küçük Çocuklu Aile Döngüsü
Çocuk sahibi olmak çift ve aile'ye saygınlık kazandırır. Çocuk ailede iletişimi etkileyerek ilgi ve dikkati kendi üzerinde toplar, bu değişim karı-koca arasındaki etkileşimi etkiler.
Çiftler birbirinden yavaşça uzaklaşır, karı-koca arasında iletişim azalır. Çocuk, kadın için ayrı bir anlam taşır. Kadının çalışması, anne sorumluluğu ile birlikte aile içi ilişkilerde stres faktörü olarak ortaya çıkar.
Çocuğu Ergenlik Döneminde Aile Döngüsü
Ergenlik dönemi aile yaşam döngüsünün önemli aşamalarından birisidir. Ergenlik dönemi çocuğun ailesinden ayrışarak, bireyselleşme ve bağımsızlaşma arayışlarıyla arkadaş çevresine doğru yönlendirdiği bir süreçtir. Ergenlik döneminde çocuk, arkadaş grubu içinde yer edinmek ve arkadaşları tarafından onaylanmayı bekler. Çocuğun ailesinden ayrışma çabası ebeveynleriyle ilişkilerinde kaygıya yol açabilir, ebeveynlerin müdahaleci tutumları arttırabilir. Ergenlik döneminde çocukla iletişim biçimi yeniden yapılandırmak çocuğu dinlemeye, anlamaya dönük yaklaşımlar göstermek çocuğun bağımsız karar alabilme becerisi ve özgüven duygusunu geliştirecek tutumlarda bulunma sorumluluğu ebeveynlere düşer.
Çocuğu Evden Ayrılan Aile Döngüsü
Karı-koca ilişkisiyle aile hayatına adım atan çiftler çocuğun dünyaya gelmesiyle ana-baba sorumluluğu üstlenir. Aile çocukların evden ayrılmasıyla diğer bir evreye girer. İçinde yaşadığımız toplumda çocuğun evden ayrılışı eğitim, iş, evlilik nedeniyle gerçekleşmenin yanı sıra çocuğun bağımsız yaşama taleplerde etkili olur. Koruyucu ve bağımlı ilişkiler kurmuş ebeveynler için çocuğun evden ayrılışı boşluk duygusu oluşturur ve kaygıya yol açar. Çocuğu tarafından ihmal ya da terk edileceği endişesi ebeveynleri etkiler. Aile içi iletişim çatışmalarına yol açar. Çocuk evden ayrılırken ebeveynler kaygılarını ben dili ile ifade ederek, çocuklarını suçlamaktan kaçınarak ayrılma sürecini desteklemeli, otoriter ve baskıcı tutumlardan kaçınmalıdır. Çocuğuna hayatına yönetme ve geleceğini oluşturma sorumluluğu vermelidir.
Yaşlılık ve Emeklilik Döngüsü
Yaşlılık ve emeklilik dönemi, çiftlerin ilişkilerinde birbirlerine yakınlaştığı, beraberliklerinin yoğunlaştığı bir dönemdir. Yaşamın telaşları, çocuklarını yaşama hazırlama çabaları yerini sakin, kendileriyle baş başa kaldıkları bir süreç alır. Bu dönem çevresindeki ölümler, sağlık sorunları çiftleri etkiler. Yaşamdan zevk alma, yaşama bağlanma motivasyonlarında düşüşler gözlenir.
İletişim çatışmalarıyla nasıl baş ederiz?
Her bir aile yaşam evresi kriz faktörüdür. Eğer kriz yönetilemezse çatışmaya dönüşür.
Aile yaşam döngüsü evrelerinde bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarında meydana gelen değişimi yönetebilmeleri, ortaya çıkan çeşitli stres faktörleri karşısında uygun tutum ve davranışları ortaya kayabilmeleri, ilişkilerini işbirliği ve paylaşım içinde sürdürebilmeleri halinde çatışmayla başa çıkabilirler yoksa yaşamlarında kriz egemen olur.
Aileler, kendi yaşamlarında karşılaştıkları güçlükleri çözmede zorluklarla karşılaşmaları durumunda aile ve ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlardan yardım almaları günümüzde zorunluluk haline gelmiştir.