Efendim merhabalar.

Hayırlı pazarlarınız olsun. CHP’nin Lağım Çukurunun Dibindeki Çukur: Tacizler, Sapkınlıklar, Örtbaslar ve “Özgürlük” Masallarının 20 Ciltlik Özeti (Ama Sadece Tombaladan Çıkanlar). Bu hafta orucunuzu bozmayacak ama midenizi lime lime edecek, bağırsaklarınızı düğüm düğüm yapacak bir mevzuya kalemimizin ucuyla değil, bütün ağırlığıyla dokunduk. Dokunduk da ne oldu? Midem bulandı, kustum. Yazıyı yazarken kustum. Düzeltirken kustum. İmla denetimi yaparken bir daha kustum. Üç değil, dört kere kustum çünkü her paragrafta yeni bir rezalet çıktı karşıma. Okuyanların da kusmayacağını garanti edemem. Allah yardımcınız olsun. Bu yazı bittikten sonra mideniz “ben buradayım” diye bağırmaya başlayacak.

Öncelikle başlıktaki “konulu” konusunu açıklayayım. Efendim, bu kelimenin ne olduğunu İstanbul’a okumaya geldiğim 1980’lerin sonunda öğrendim. Yolumun üzerinde bir sinema salonu vardı. Önünden geçerken, bir adam sürekli “konu konulu” diye biraz da kısık bir sesle çığırıyordu. Bir gün merakımı gidermek için “abi konulu dediğin şey ne” diye sordum.

Adam şöyle başımdan ayağıma kadar beni süzdü sonra dedi ki, “sen talebesin galiba. Sana uygun değil, hadi git burdan.”

Ve okula doğru yürümeye devam ettim. Okuldaki arkadaşlara sordum. Bilenlerin hepsi kahkaha atıp benimle dalga geçti. Meğer, “konulu” denen şey, Porno filmlerin bir türü imiş. CHP de Türk siyasi hayatında konulu bir parti demek.

Şimdi efendim, hemen “Erdal Bey, CHP zaten lağım çukuru, kokusu burnumuzu yakıyor, gözümüzü yaşartıyor” diyeceksiniz. Haklısınız. Ama ben lağım çukurunun dibindeki çukuru, o çukurun da dibindeki tortuyu, tortunun altındaki mikrop yuvasını, mikrobun içindeki virüsü anlatacağım. CHP dediğin, kerhanelerin toplam işlem adedini geçmiş bir işletme. Pardon, parti. Cinsel sapkınlıklarının tamamını yazsam, 20 ciltlik değil, 200 ciltlik, deri kaplı, altın yaldızlı, kilitli sandıklarla korunan bir ansiklopedi çıkar ortaya: “CHP Cinsel Saldırı, Taciz, İstismar, Örtbas ve Sapkınlıklar Ansiklopedisi – Cilt 1’den Kıyamete, Ek Ciltlerle Birlikte.

”Ama ben uluslararası terör, istihbarat, savaş, derin devlet, karanlık operasyonlar serileri yazan bir adamım. Tarihe “CHP’nin seks ansiklopedisini kaleme alan zat” olarak geçmek istemiyorum. O yüzden elimi tombala torbasına daldırdım. Ne çıktıysa bahtına… Ama torba o kadar dolu ki, her el sallayışımda bir avuç rezalet dökülüyor. Üç beş tane değil, bayağı bir döktüm ortaya. Mideniz kaldırırsa okuyun.

Ha bu arada… Umarım dün sahurda yemeğinize şap katmışsınızdır. Şap yemediyseniz haliniz harap olacak. Bakın gençler, ben bekarlık hayatım boyunca yemeğime hep şap kattım. Haftada en az beş gün, günde iki öğün. Ramazan’da sahurda da. Haramdan uzak durmanın en kaba, en basit, en etkili usulü budur. Uygulayın. Sonra bana dua edersiniz. “Erdal Abi şap sayesinde harama bulaşmaktan kurtuldum” diye dua edersiniz.

Neyse… Tombaladan çıkanlara bakalım. Ne fesat adamlarsınız yahu. Seks dosyasında “alet edevat”, “Kutsal Venüs Vadisi”, “pozisyon rehberi” yok. Bırakın o iç fesatlıkları, konuya gelelim. Kronolojik olarak, son senelerden bugüne… Ama her birini öyle bir anlatacağım ki, mideniz “yeter artık” diye isyan edecek.

1994 (2025’TE PATLAYAN BOMBA): “BAŞKALARINI SUÇLARKEN KENDİ GEÇMİŞİN ORTAYA ÇIKIYOR”

Tombala torbasının en dibinden çıkan ilk parça: Aziz İhsan Aktaş. 1994’te 15 yaşındaki bir kıza tecavüz iddiasıyla yargılanmış. Yıllar sonra, 2025 Ağustos’unda CHP’li belediye başkanlarını tacizle suçlarken kendi dosyası patlıyor. Adam “bakın onlar ne yapıyor” diye veryansın ederken, “sen 15 yaşındaki çocuğa ne yaptın?” diye soruluyor. Cevap? Sessizlik. Klasik CHP yöntemi: Sus, örtbas et, sonra başkalarını suçla. Bu olay tek başına bile “CHP’de ayna yok mu?” sorusunu sorduruyor.

2004 Eylül: Zina Suçunu Kaldıralım, Özgürlük Olsun Diye…TBMM’de CHP milletvekilleri oturmuş, AKP’yle kol kola, zina suçunu kaldırmak için bastırıyor. “Özel hayat”, “özgürlük”, “insan hakları” nutukları atılıyor. Meğer o “özel hayat” dedikleri şey, birazdan göreceğimiz üzere, genel merkez koridorundan yatak odasına, oradan da parti otobüsüne, belediye makam odalarına, gençlik kamplarına uzanan bir serbest bölgeymiş. Zina suç olmasın diye uğraşıyorlar çünkü birazdan kendi içlerinden çıkacak rezaletlerin suç unsuru olmasını istemiyorlar herhalde. Öngörülü davranmışlar, tebrikler.

2010 MAYIS: GENEL BAŞKANIN KASETİ

Baykal’ın İstifası ve “Komplo” Masalı: Deniz Baykal… Nesrin Baytok… Gizli ilişki kaseti patlıyor. Ses kaydı var, görüntü var, yatak odası muhabbeti var. Baykal istifa ediyor. Parti yönetimi “komplo, kumpas, montaj” diye veryansın ediyor. Komplo mu gerçek mi, Allah bilir. Ama önemli olan şu: Genel başkanın yatak odasından çıkan ses kaydı, partiyi yerle bir etti. Zina dedik ya hani… İşte somut hali buydu. Yasal suç değil ama ahlaki enkaz tam gaz. O günden beri CHP’liler her skandala “komplo” diyor. Baykal kaseti komploysa, diğerleri de komplo herhalde. Hepsi montaj, hepsi kumpas. Tabii mağdurlar da montajmış herhalde.

2013 HAZİRAN: GEZİ’DE TACİZ TWEET’LERİ VE ÇİFTE STANDARDIN ZİRVESİ

Gezi olayları sırasında Yıldıray Sapan diye bir zat tweet atıyor, ortalık karışıyor. Taciz iddiaları havada uçuşuyor. Bir yandan “polis taciz ediyor” diye bağırıyorlar, öbür yandan kendi içlerinden çıkan taciz mesajları… Bingöl’deki uzman çavuş tecavüzü tartışılırken CHP’liler “devlet ne yapıyor, utanmıyor musunuz” diye veryansın ediyor. Kendi içlerindeki tacizleri ise konuşmuyorlar. Çifte standardın ansiklopedisini yazmışlar resmen. “Başkası yaparsa suç, biz yaparsak özgürlük” formülü burada doğmuş.

2018 Şubat: Kurultay Otobüsünde 14 Yaşındaki Çocuğa Sarkıntılık: Kuşadası CHP ilçe yöneticisi M.Y., kurultay otobüsünde alkollü halde 14 yaşındaki erkek çocuğa taciz ediyor. Tutuklama kararı çıkıyor. Kurultay otobüsü ha… Demek ki orada sadece oy kullanılmıyor, başka şeyler de yapılıyor. Parti kurultayı dediğin, demokrasi şöleni değil, sarkıntılık festivaliymiş meğer. Alkollü halde 14 yaşında çocuğa el atmak… Bu da mı “özgürlük”? Bu da mı “özel hayat”?

2020 Aralık: İstanbul’un Dört İlçesinde Taciz Serisi + Yenge Skandalı + Örtbas Makinesi Çalışıyor:

Aralık 2020, CHP’nin altın ayı. Maltepe’de Umut Karagöz, kafede çalışan 23 yaşındaki kadına nitelikli cinsel saldırı. 24,5 yıla kadar hapis isteniyor, tutuklanıyor. Aynı ay içinde Avcılar’da G.Ö.A., Ümraniye’de başka bir yönetici, Esenler’de Hüseyin Koç iddiaları, Sultangazi’de M.P… Dört ilçede dört ayrı taciz vakası. Örtbas iddiaları, “parti içinde çözülür” lafları, “mağdur susturuldu” haberleri… Bir tanesinde işe aldığı yengesine taciz. Kadın Kod-29’la kovuluyor. Kod-29’u bilirsiniz: Ahlaksızlık, taciz, cinsel saldırı kodu. CHP’nin kendi belediyesinde kullandığı kod. Yani “seni taciz ettik, üstüne bir de ahlaksız diye kodladık, hadi yolun açık olsun” diyorlar.

2021: 102 Günde 19 Skandal + Eşcinsel İlişki + Erzurum İl Başkanlığı Tacizi + Suskunluk Maratonu: Teoman Sancar, Denizli Milletvekili, eşcinsel ilişki rezaleti iddiasıyla istifa edip parti değiştiriyor. Aynı dönemde sosyal medyada dolaşan tablo: “102 günde 19 skandal”. 16 yaşında çocuğa tecavüz iddiası, Erzurum il başkanlığında taciz, Jülide Sarıeroğlu’nun “susuyorlar, neden susuyorlar” diye tweet attığı vakalar… Liste uzadıkça uzuyor. Her skandalda aynı nakarat: “Parti içinde çözülür”, “komplo”, “mağdur yalan söylüyor”, “kadın provokatör”. Klasik CHP savunma hattı.

2024 Ekim: Yasak Aşk Skandalı – Parti İçi Hiziplerin Yatak Odası Savaşı:

Parti içi savaş kızışıyor, yasak aşk patlıyor. Kim kiminle yatmış, kim kimi aldatmış, kim kimi şantajlamış… Hizipler birbirine giriyor. “Özgürlük” nutukları atılırken, içerideki ilişki ağı örümcek ağı gibi. Yasak aşk dedikleri, yasak değil aslında; sadece yakalanınca yasak oluyor.

2025 Mayıs: Antalya Gençlik Kampı İstismarı – Genç Kızlar ve Koruma Kalkanı:

Antalya’da CHP gençlik kampında genç kadınlara istismar iddiası. Mağdurlar konuşuyor, parti “yalan” diyor. Koruma kalkanı devrede. İstismarcı korunuyor, mağdur dışlanıyor. Gençlik kampları ha… Demek ki orada sadece siyaset yapılmıyor, başka şeyler de öğretiliyormuş.

2025 Kasım: Belediye Taciz Skandalı – Mimar Kadına “İdari İşlem” Tehdidi:

Bir CHP’li belediyede mimar kadına taciz. Zeynep A. Şahin ifşa ediyor. Belediye yönetimi “idari işlem yapacağız” diyor ama işlem mağdura yapılıyor tabii. Tacizci hâlâ makamında, mağdur kapıda. Klasik.

2026 Şubat: En Tazesi – Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede ve 14 Yaşındaki Çocuk: Hasbi Dede, CHP Görele Belediye Başkanı. 14 yaşındaki çocuğa sosyal medyadan taciz mesajları. Tutuklama, görevden alma, disiplin sevk. Daha dün gibi… Belediye başkanı ha… Demek ki makam odasında değil, WhatsApp’ta da taciz ediliyor.

Şimdi efendim… Bunlar tombala torbasından çıkanlar. Torbada daha neler var, Allah bilir. Ama şunu söyleyeyim: CHP’nin attığı her “laiklik”, “özgürlük”, “özel hayat”, “kadın hakları” nutkunda insanın aklına şu geliyor: Özgürlük dediğiniz, kurultay otobüsünde 14 yaşındaki çocuğa el atma özgürlüğü mü?

Özel hayat dediğiniz, genel başkanın yatak odasından çıkan kaset mi?

Laiklik dediğiniz, zina suçunu kaldırmak için Meclis’i gece gündüz çalıştırmak mı?

Kadın hakları dediğiniz, işe aldığınız yengeyi taciz edip Kod-29’la kovmak mı?

Gençlik kampları dediğiniz, genç kızları istismara açık hale getirmek mi?

Belediye başkanlığı dediğiniz, 14 yaşındaki çocuğa mesaj atmak mı?

Mide bulandırıcı değil mi? Bana sorarsanız bu parti artık “Cumhuriyet Halk Partisi” değil. “Cumhuriyet’in Halkını Taciz, İstismar ve Örtbas Partisi” olmuş.

Bundan kelli partinin adı artık CUMHURİYET KONULU HALK PARTİSİ olması elzemdir

Şap yiyin derim. Bol bol yiyin. Çünkü bu hikâyeyi sindirmenin başka yolu yok.

Allah akıl fikir versin. Hepimize. Ama özellikle onlara… Çünkü mideleri hâlâ sağlam duruyorsa, demek ki yeterince okumamışlar. Okumaya devam edin. Kusmaya devam edin. Şap yemeye devam edin.

Bitmedi çünkü. Tombala torbası hâlâ dolu. Ama ben şimdilik burada duruyorum. Midem daha fazla kaldırmadı.

Hayırlı pazarlar… ve iyi kusmalar dilerim.