0
Ey Allah'ım, beni senden ayırma
Beni Senin cemalinden ayırma
Seni sevmek, benim dinim imanım,
İlahî, dînü imandan ayırma.
Eşrefoğlu Rûmî
Anne abamızın veya hocamızın bize öğrettiği ilk şeylerden biri, Allah'ı çok sevmemiz gerektiğidir.
"En çok kimi seversin?" sorusunu hepimiz içten gelen bir arzu ve şevkle cevap verirdik:
"Allah'ı severim!"
Biz büyüdük, çocuklarımız oldu, aynı şeyi biz şimdi anlatıyoruz çocuklarımıza. Ve kıyamete kadar da bu böyle devam edecek.
Allah sevgisi sadece çocuklarda yok. Büyükler de, mümin olan tüm yürekler de bu sevgiyle doludur.
Sevgisiz Hayat Olmaz
Genel anlamda sevgi, hayatın anlamıdır, var oluş iksiridir.
Her insan, çevresinde gördüğü ve hissettiği nesnelere, varlıklara bağlanır.
Sevgi; insanı hayata bağlayan, ümitvar eden, sağlıklı ve mutlu kılan bir duygudur.
Sevgiyi edinen insan zengin, sevgiden mahrum kalan gerçek anlamda bir fakir ve yoksuldur.
Annemizi babamızı severiz, dost ve arkadaşlarımızı severiz, sahip olduğumuz maddi ve manevi imkanları severiz, inanç ve değerlerimizi severiz.
Ve her şeyin başında, ortasında, sonunda da Yaratıcımızı, Rabbimizi, Allah'ımızı severiz.
Allah'ı Niçin Severiz?
Her şeyden önce bizi insan olarak yarattığı için severiz. Bir insan değil de bir hayvan olabilirdik. Sokakta çöpler arasında dolaşan bir kedi veya köpek olabilirdik. Akşama kadar sırtında yük çeken bir merkep olabilirdik. Pislikten beslenen bir domuz olabilirdik. İnsanların aklına getirdiğinde bile ürperdiği bir mahlûk olabilirdik.
Ama Rabbimize sonsuz hamd ve şükürler olsun ki bizi insan olarak yarattı.
En güzel bir donanıma, estetiğe, görünüme, kıvraklığa, imkanlara sahip olan insan…
Sonra şu kocaman dünyayı ve hatta kainatı emrimize verdi. Küçücük fiziğimiz ve aklımızla kocaman bir kainatı teslim aldık. Ve buradan meşru yollarla dilediğimiz gibi nimetlenme imkanına kavuştuk. Dağların zirvesinden, yerin alt katmanlarına kadar her şey emrimize verildi. Toprakta yetişen ve rızık olarak sunduğu sonsuz nimetlerden, envai çeşit ağaç ve çiçeklere varıncaya kadar her şey bizim hizmetimize verildi. Yani Rabbimiz bizi mahrum bırakmadı.
Yalnız da bırakmadı Rabbimiz.
Şu kocaman dünyada yol haritamızı çizen kitap ve peygamberler gönderdi. Yol yordam gösterdi. En mükemmel insanları bize rehber yaptı. En sağlam ilkeleri bize din kıldı. Yoksa biz ne yapardık? Doğruyu, güzeli, hidayeti nasıl bulurduk?
Yalnız bırakmadı bizi Rabbimiz. Bunun için de sonsuz hamd ve senalar olsun.
İşte tüm bu ve benzeri ikramlar için ebediyete kadar severiz Rabbimizi…