0

Gözler kararmış, bedenler sarsılmış, ölçüler karışmış, hedefler yozlaşmış, rota şaşmış, düşman dost, dost düşman görülmüş.

Hava puslu, yolar sisli.

Rüzgar fırtınaya, yağmur doluya dönmüş.

Yapılan güzellikler çirkin, atılımlar yıkım, devrimler darbe, darbeler savunma, savunmalar küstahlık olarak algılanmış.

Hasılı pek çok şey tersyüz edilmiş.

Böylesi bir ortamda yenilenen bir seçime gidiyoruz.

Sadece ülkenin değil, bölgenin hatta ümmetin kaderini tayin edecek bir seçime gidiyoruz.

13 yıllık Ak Parti iktidarının ülkede gerçekleştirdiği sessiz devrim artık görülmeli. Yapılan hata ve yanlışlar elbette savunulmasın, eleştirilsin, ilgililer uyarılsın. Ama yeri ve zamanınca. Yüz elli yıldır milletimize yamanmaya çalışılan Batı yamalarını sorgulayan yerli zihniyet artık hırpalanmasın.

İslami hassasiyete sahip Müslümanlar, kazanımlarını görsünler. "Başörtüsü sorununu CHP çözse, ona bile oy veririm." Denilen günler unutulmasın. Yerlerde sürünen bacılar, baş tacı edildiğini görsünler. İslam adına yapılacak her tür faaliyetin ortamının oluştuğunu inkar etmesinler. Evet, ülkeye İslam gelmedi, zaten Ak Partinin böyle bir iddiası da yok. Ama Müslümanları rahatlatan kararları ve yapıyı da görmezden gelmesinler.

Yıllardır, Erbakan Hoca'nın sistematiğiyle, ırkçı, inkarcı ve asimilasyoncu politikalar kıskacında ezilen Kürtler, özgürlüğe kavuştuklarını, ana sütleri gibi helal pek çok haklarını elde ettiklerini, silahların susması gerektiğini, kalan eksikleri gidermek, yaraları sarmak için adil olandan taraf olmaları gerektiğini unutmasınlar.

Fısıltıyla söyledikleri "Alevi" kimliklerini bugün haykıran alevi vatandaşlar, bu mahcubiyet ve mağduriyetlerini gideren insanlara sahip çıksınlar.

Kadınlar, pek çok tepkiye rağmen toplumda daha var olduklarını, pozitif ayrımcılığa tabi tutulduklarını, hayatın içinde aktif birer özne olduklarını unutmasınlar.

Dul, yetim, kimsesiz, gariban, yaşlı, hasta insanların bir kimsesinin olduğunu bilsinler.

Gayrı müslimler, huzur ortamında Müslümanlarla kardeş kardeşe yaşadıklarını idrak etsinler.

Vatandaşlar, kendilerine hizmet eden bir devletin dirildiğini, gardiyan değil, garson devletin hizmet ettiğini görsünler.

Ve insanlar, vicdanlarına baksınlar.

Irk, ideoloji, bölge, parti, cemaat, dernek… merkezli değil, vicdan merkezli baksınlar olaylara ve kararlarını öyle versinler.

Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu ülke için, bölge için bir şans olduğunu anlasınlar. Her sözünden, her icraatından bir zıt anlam çıkarmasınlar. Allah'tan korksunlar. Ak Parti'nin sadece bir parti adı olmadığını anlasınlar. Ahmet Davudoğlu gibi temiz bir başbakanın ve ekibinin varlığına sevinsin, destek olsunlar.

Vicdan, vicdan, vicdan…