0

Bundan takriben on ay kadar önce bir yazı yazmış, erken seçimin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştim. Yazıyı önemine binaen özetleyerek aktarıyorum:

"İki gün önce siyasetin tozunu yutmuş, sendikacılıkta işçilikten genel başkanlığa her kademede görev yapmış, hukuk ve iktisat tahsili yapmış bir zat ile birlikteydim. Adını vermeme gerek yok kısaca pîr diyelim.
Hükümetin güvenoyu alması üzerine hayırlı olsun temennilerimizi iletirken bana ilginç tespitlerde bulundu. Özellikle seçimle alakalı önemli maddeler sıraladı ve erken seçimin Ak Parti açısından gerekliliğin ötesinde bir zorunluluk olduğunu ısrarla belirtti. Ben de kendisinden izin alarak kanaatlerini sütunuma aktarıyorum:
"Erken seçim, şu sebeplerle zorunludur.
1. Hükümetin şu an ciddi bir tabanı ve desteği var. %45-50'lerde seyreden bu destek, bir sene gibi uzun bir zaman sonrasında zayıflamaya başlayabilir. Henüz bu vasat var iken değerlendirilmeli ve meclis yenilenmelidir.
2. Çözüm sürecini devam ettirmeye çalışan ve bunda kararlı olan hükümet, atacağı adımlarla bazı çevreleri rahatsız edebilir, ulusalcı ve milliyetçi çevrelerin kara propagandasıyla Anadolu insanı ajite edilebilir.
3. Var olan ekonomik denge ve istikrar, dışarıdan da gelen müdahalelerle zaafa uğratılabilir. Böylece iş dünyasında başlayan sıkıntı, toplumsal bir memnuniyetsizliğe dönüştürülebilir.
4. Suriye ve Irak başta olmak üzere komşularımız ve Ortadoğu'da meydana getirilecek yeni kaoslarla Türkiye, köşeye sıkıştırılabilir. Böylece hükümeti başarısızlığa ve uluslar arası ilişkileri yürütememekle suçlayıcı bir kampanyaya dönüşebilir.
5. Bir ulusal güvenlik sorunu haline gelen cemaatin darbe girişimleri ve devam eden sinsi çalışmaları muhalefet gücünü de kullanarak ivme kazanabilir…
Bu sebeplerle erken seçim zorunludur."
Pîr, bunları söyledikten sonra bana yakın tarihten örnekler de verdi.
"Rahmetli Özal bir zamanlar çok güçlü, oy potansiyeli hayli yüksekti.
1987'de yapılan genel seçimler'de ANAP % 36 oy aldı. 450 üyeli TBMM'de kazandığı 292 milletvekiliyle çoğunluğunu korudu. Ancak 26 Mart 1989 Yerel Seçimleri'ndeyse, ANAP özellikle büyük kentlerde belediye başkanlıklarının çoğunu yitirdi, SHP'nin zafer elde ettiği seçimlerde ANAP, il genel meclisi seçimlerinde de yüzde 21,2 oy toplayabildi. Çok ciddi bir oy kaybına uğradı. Bunun elbette farklı sebepleri olsa da, güç ve oy oranı korunamamıştı.
…Pîr, bunları söyledikten sonra beni bir düşünce alıverdi.
Erken seçim kararı, yerinde ve olması gereken bir hamle mi yoksa bunlar birer evham ve korkular mı?
Bu görüşler birer birer çürütülebilir, etkisizleştirilebilir belki… hükümet ve danışmanlar bu zikrettiğimiz hususlara karşı tedbirlerini alıyorlardır muhakkak.
Cemaatin gücü kırılmış, uluslar arası olası krizlere karşı tedbirler alınmış, ekonomik güçlendirmeler sağlanmış, yüzdelik oranın korunması için gereken çalışmalar planlanmış olabilir. İnşallah bu öngörüler boşa çıkar.
Kısacası kim nasıl değerlendirir bilmem ama biz en azından önemli ve stratejik gördüğümüz bu bilgileri okuyucularımızla paylaşmak istedik.
Mevlam görelim neyler,
Neylerse güzel eyler…
Pîr'e buradan selam ve hürmetler…"
Yazı kısaca böyleydi ve Pazar günü yapılan seçimin sonucu bu korkuları gerçekleştirdi maalesef.
Şimdi yeniden bir erken seçim iddiası konuşuluyor.
Bu konudaki kanaatlerini almak için Pir'in görüşlerini haftaya alırız inşallah.
Sonuçlar, ülkemiz ve İslam Alemi için hayırlar getirsin inşallah…