0

Yine ve 100. kez bir 24 Nisan daha geldi çattı. Yine uluslararası alanda, dünya kamuoyu önünde, tarihinde tek bir insanlık suçunun zerresi dahi olmayan Müslüman milletimiz cürümlerin en çirkini ve büyüğü olan "soykırım" ile itham ediliyor. Bu düpedüz ve şüphesiz bir iftira. Dünya insan hakları şampiyonluğuna soyunan ve geçmişleri, sömürge dönemleri kirli katliam ve soykırımlarla dolu başta Fransa, Rusya ve Almanya olmak üzere onlarca devlet devletimize ve milletimize karalama kampanyaları ile hücum ediyor. Daha geçen hafta, Avrupa Parlamentosu'nda, 'Ermeni Soykırımı' ilgili bir karar tasarısını kabul edildi. Papa Francis, 1915'te yaşanan olayları "soykırım" olarak zikretti. Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, "Ermenilerin kaderi 20. yüzyıla dehşet veren bir şekilde damgasını vuran toplu kıyım, etnik temizlik, tehcirler ve evet soykırım tarihi için bir örnektir" dedi. Rusya Devlet Başkanı Putin de benzer ifadeler kullanarak bu çirkin iftira kampanyasına katıldı. Geçtiğimiz yıllarda, Fransa meclis, yasar komisyonunda kabul edilen, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin iktidar partisi Halk Hareketi Birliği (UMP) Marsilya milletvekili Valerie Boyer tarafından hazırlanan yasa teklifini, 22 Aralık'ta genel kurulda oylanmış vekabul edilen teklifte: "Fransız yasaları tarafından tanınan soykırımların inkarı, bir yıl ile 45 bin Euro para cezasına çarptırılır" ifadesi yer almıştı.

Soykırımlarla ilgili en son konuşması gereken ülkeler her halde Fransa, ABD, Almanya ve Rusya iken, Popülist yaklaşımlarla Ermeni kökenli vatandaşlarının ve güçlü Ermeni diasporasının ve lobisinin desteğini kazanmak için bu temelsiz iddiaları gündeme aldıklarını ve tarihinin hiçbir dönemimde her türlü dünyevi gücü elinde bulundurduğu halde katliam ve soykırım yapmamış milletimize atılan bu siyasi iftirayı yasallaştırmak istediklerini düşünüyorum.

Daha evvel İsviçre'de, bazı İskandinav ve Latin Amerika ülkelerinde her 24 Nisan tarihi geldiğinde de ABD'de nükseden bu iftira histerisinin tamamen ortadan kalkması için aslında yapılacak şey çok basit: Diplomasinin altın ve değişmez kuralı-MÜTEKABİLİYET yani KARŞILIKLILIK.

Diplomasi dilinde ise Mütekabiliyet (Fransızcası Réciprocité),karşılıklı olma durumu anlamına gelen bir kelime ve diplomatik bir terim. Devletler arası ilişkilerde maruz kalınan davranışa aynı şekilde karşılık verme prensibini tanımlar.

"Mütekabiliyet"gereği asıl katliamcı olan Fransa, ABD, Rusya, Almanya gibi ülkelere ağır bir darbe indirebilecek bir kanun teklifi hazırlanmalı ve bu ülkelerin, masum Cezayirlilere ve Afrikalılara, Amerika yerlilerine, Türkistan ve Kafkasya halklarına, Yahudilere ve çingenelere uyguladıkları soykırımlar sebebi ile TBMM'de soykırımcı olarak kabul edilip, çıkarılacak olan yasalarla gereği yapılmalıdır.

Ermeni Soykırımı iftiraları ile ilgili olduğu kadar, sadece ülkemizi ve milletimizi değil genel olarak bizim coğrafyamızı ve Müslümanları üzen, karalayan, zor durumda bırakan tüm hususlarda karşılıklılık prensibi en sert biçimde kullanılmalıdır. Bu yüzden "Mütekabiliyet Lutfen!"diyorum.

Ermeni Soykırımı iftirası ile ilgili olarak benim inancım odur ki, daha birçok ifsad edici ve yeryüzünde fitneye sebep olan mes'elede olduğu gibi, bunun arkasında da Yahudi Lobisi bulunmaktadır. Zira "Ermeni Soykırımı" ifadesini tarihte ilk kez kullanan kişi 1946 yılında, Yahudi Akademisyen Raphael Lemkin olmuştur.

Özellikle Mavi Marmara Katliamı sonrası Türkiye-İsrail ilişkileri tamamen kesilme noktasına geldi. Bu hunhar saldırı sonrası Türkiye, İsrail'den haklı taleplerde bulundu ve yeterli olmasa da İsrail'e karşı bir yaptırımlar paketi uygulamaya başladı. Elbette bu durum Siyonist siyasetçilerin hoşuna gitmedi hatta "Gazze meselesini kökten halledelim, atom bombası atıp kurtulalım" diyecek kadar cani ve psikopat ruhlu olan, İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Ankara'nın yaptırımlarına karşı 5 maddelik tehditkar bir plan hazırladı ve "Erdoğan'a yaptıklarının bedelini ödeteceğim" dedi. İsrail'in en çok satan gazetesi Yedioth Ahronot'a konuşan Lieberman: "İsrail ile uğraşmanın bedelini Erdoğan'a ödeteceğiz. Türkiye bize saygılı davransa iyi olur" tehdidini savurdu.

Lieberman, o dönemde gerçekleştirdiği ABD ziyareti esnasında bu ülkedeki Ermeni lobisinin temsilcileriyle görüşerek; Ermeni soykırımı iddialarının dünyaca kabul görmesi, Ağrı Dağı ve çevresinin Ermenistan'a ait olduğuna yönelik iddiaları ve başta ABD Kongresi olmak üzere tüm dünya parlamentolarında Türkiye aleyhine kararlar çıkması için İsrail'in bundan sonra Ermeni diasporasına tam destek vereceğini açıkladı. Ermeni Soykırımı iddiası, bir Siyonist iftirasıdır.

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...