0

Gündemin yoğun atmosferinden uzaklaşıp, kutlu Şaban ayının manevi havasına dalmak belki de en iyi karar olabilir.

Manevi atmosferle, insan fani dünyanın makam ve mevkilerinin, mal ve mülkünün, şan ve şöhretinin hiçbir değerinin olmadığını yakinen görebilir.

Arzuların değil, değerlerin, duyguların değil amaçların merkeze alınması gerektiği, asıl yaşamın sonsuzluk yaşamını mamur etmek olduğu içselleştirilebilir.

Endülüs İmparatorluğunun Sultanlarından Süleyman bin Abdülmelik'in " Biz neden ölümü sevmiyoruz?" sorusuna karşı verilen şu cevap mutlak gerçeği canhıraş bir çığlıkla haykırmaktadır: "çünkü siz bütün yatırımınızı bu dünya için yapıp, ahiret hayatını harap ettiniz. İnsan elbette, yatırım yaptığı bir yerden harap ettiği bir yere gitmek istemez."

Hiçbir şeye gereğinden fazla değer vermemeli, hatta sevmemeli, bağlanmamalı geçici dünyalık değerlere.

Kaybedince dünyalıkları eğer, mamur ettiğimiz değerlerimiz, dostlarımız yoksa etrafımızda, geleceğimiz de harap olmuş demektir.

Atalarımızın "Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi" dedikleri gibi ne gelene sevinmeli, ne de gidene üzülmeli. Hayat bir sınav değil mi zaten?

Nasıl olsa su akacak yolunu bulacaktır.

Başkanlık sistemi ülkemizin selameti için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Tarih boyunca bunun tecrübelerini kurmuş olduğumuz 16 ayrı imparatorlukta yaşadık ve tek merkeze bağlı yönetim şekli yada günümüz anlayışı ile başkanlık sistemi olmadan işlerin yürümeyeceğini son bir asırdır 12 Cumhurbaşkanı, 37 Başbakan ve 64 hükümet değişikliği yaparak gördük.

Açık konuşmak lazım, şu andaki sistem ülkemizin önüne beton duvarlar örmekte, gelişmemizi prosedürlerle meşgul ederek engellemektedir.

Ülkemizin gelişimini engelleyen urganlardan kurtulmakla, insanlık için yola çıkmış gemimiz rotasında selametle gücünü elde edecektir.

Bir gemiye bir kaptan, bir ülkeye de tek bir lider yaraşır.

Hepbirlikte aynı geminin içerisinde seyahat eden kader yolcuları olduğumuzun farkına varacağız, birden fazla kaptanın gemiyi hedefe götürmesinden ziyade batıracağını, tecrübelerden biliyoruz.

Yüzme bilmek de her zaman işe yaramayabilir. Gemiyi terkeden tehlikeli sularda köpek balıklarına yem olmayı da göze almalıdır.

Keşke yüzme bilmeseydim dedirtecek anlar olur hayatta. Nuh'un (as) oğlu Kenan yüzme bilmesinin cezasını hayatı ile ödedi. Keşke geminin içinde kalsaydı da kurtulanlardan olsaydı.

Gemide kalmak, geminin selameti için çalışmak, geminin kaptanına yardımcı olmak en akıllıca iştir. Aklına güvenip, yüzme bilgisine aldanıp, Kenan gibi olmak da var işin sonunda.

Devlet adamı olmanın ilk şartı, halkın geleceğini duygusallığa kurban etmekten kaçınmaktır.

Kaptan kaptanlığını, tayfa tayfalığını, yolcu da yolculuğunu bilirse, gemi rotasında selametle yol alacakır.

Lider olmak önden gider olmaktır.

Kaptan, gemisinin tehlikeli sularda seyrederken buzdağının görünmeyen kısmına çarpmaması için ani direksiyon kırmaları yapmak zorunda kalabilir.

Bunun hikmetini geminin içindekiler anlayamayabilirler.

Sarsıntılar yüzünden yaşanan şoklar yolcuları tedirgin ettiği gibi tayfaları da korkuya itebilir. Ama geminin kaptanı ne yaptığının farkında ise, gemi artçıl şoklardan sonra yoluna devam edecektir.

Şimdi, dalgaların ve artçıl şokların hışmına tahammül edip kayalara çarpmadan yola devam etmek mi daha iyidir, yoksa artçıl şoklara tahammül etmektense gemisiz, kaptansız kalmak mı daha iyidir?

Aklı başında, kötü niyetli olmayan herkes bilir ki sarsıntılara rağmen yola devam etmek hem geminin, hem de yolcuların selamati için daha iyidir.

Kaptanın iradesi ne kadar güçlü olursa geminin selamete ermesi de o kadar güvende olur.

Elbette geminin kaptanı da ölümsüz değildir.

Kaptan gider kaptan gelir, asıl olan geminin rotasıdır, yolcuların selametidir.

Gemi selamette olduktan sonra elbette bir kaptan bulunur. Lakin iki kaptanlı bir gemi ne yol alır, ne de selamete erer.

Duygusallık devlet adamını acze düşürür. Duygusallık yarını görmeye engeldir.

Gündemin yoğunluğunda boğulmaktan kendimizi arıtıp, geminin yolcuları olarak mübarek Şaban ayının tadını çıkartalım isterseniz ne dersiniz?