0

İslam Dünyası'nın gençleri uyanıyor. Uyanmakla kalmıyor, artık organizeli bir şekilde, birlikte hareket etmenin stratejilerini de geliştiriyorlar.

Hani geçen yazımda demiştim ya, "Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter" diye, işte uyumakta olan İslam Dünyası'nın uyanması için uyanık erler sefere çoktan başlamışlar. Dünyanın 63 ülkesinde 312 üyesi ile sadece üç kıtada değil, altı kıtada uyanışlar ve dirilişler gerçekleştiriyorlar.

Bütün oluşumlar hernekadar yaşlıların tecrübeleri ile şekillense de geçlerin ihlası, enerji ve duruşları olmadan hedeflere ulaşılamaz olduğunu tecrübelerle biliyoruz.

Genç IDSB yani İslam Dünyası STK'ları Birliği'nin Genç birimi. Dünyayı uyandıracak geçler topluluğu. Teveccüh gösterip ziyaretime gelmişler. Çok memnun oldum. Gençlik yıllarımın heyecanını ve ihlasını okudum gözlerinden. Yeniden beni heyecanlandırdılar. Genç IDSB'nin başkanı sevgili Mehmet Şerif Sarıkaya ve yardımcısı Kerem Kılıç kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Rabbim çalışmalarında bereket versin, ihlaslarını artırsın, güç ve kuvvet vererek nice hayırlı çalışmalar yapıp Ümmetin birliğini gerçekleştirme sorumluluğunu hakkıyla yerine getirme azmini hiç bırakmasınlar.

Gençlerle yapmakta olduğumuz heyecanlı sohbet arasında, "Hocam siz hala neden buradasınız?" diye bir soru sormaları bana İsmet Özel'in "Waldo sen neden burada değilsin?" sorusunu hatırlatsa da gençlere:

"Can Dündar gibi vatan haini değiliz ki bizim diplomalarımız iade edilsin. Hem onun davasına inanmış dostları var, bizim Allah'tan başka dostumuz yok" diyemedim tabiki. Sadece "henüz El-Ezher denkliğim yok o yüzden hala buradayım" diyebildim.

Zaten asıl mesele de burada düğümleniyor ya! Vatan hainlerinin gerçek dostları var, bizim ise dost gibi görünüp arkadan vuran iki yüzlülerimiz var, "denkliğinizi tanıdık" deyip sürüncemede bırakanlar var. İşin içinden çıkılacak gibi değil zaten.

O yüzden hiç kimseden bir beklentimiz de yok şükürler olsun. Yeryüzü Allah'ın, bulunduğumuz yeri anlamlı kılmanın çabası içindeyiz.

Kendi sorunlarımızı zaten aştık. Asıl mesele ümmetin meselesi. Varsın satılmış gizli hainler bizim işimizi engellemek için sürüncemede bıraksınlar denkliklerimizi.

Elbet yıllarca yapılmış ve hala da 28 Şubat'ın kalıntıları devam eden zulümler, dünyanın merkezi olan ülkemizde, tamamen kalkacak. Buna gönülden inanıyoruz.

Hernekadar hala El-Ezher denklik haklarımız YÖK tarafından iade edilmese de, denklik hakkımızın iadesini şahsi ihtirasları ve kabrisleri yüzünden geciktiren birkaç kişi de, burunları sürtülmüş birşekilde cezalarını çekeceklerdir.

Bunlar basit meseleler. Bizim davamız küçük hesaplar peşinde koşmak değil.

Baksanıza Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyin kendi davası bile iki yıl sürüncemede bırakılabildiğine, çözülmediğine göre, bizim El-Ezher denklik haklarımızın iadesi sürüncemede bırakılmış hiç mesele değil. Gün doğmadan neler doğar.

Bundan hiç kuşkumuz yok. Musa'yı Firavun'un sarayında büyüten Rabbim elbette bizim elimizden alınan hakkarı da içinde kin ve nefret büyütenlere rağmen iade ettirecektir.

Varsın biraz daha inat etsinler, evraklarımızı onaylamasınlar, sürüncemede bıraksınlar, onların hesapları varsa benim başvurduğum Rabbimin de bir hesabı vardır elbet.

"Ey kahbe rüzgar, artık ne yandan esersen es!..." hiçbir şeye aldırış ettiğimiz yok, dünya karşımıza çıksa eyvallah demeyiz artık.

19 yıldır bu çileyi çekiyoruz. Ölürüz, haklarımızdan vazgeçeriz, ama vatan, millet, ümmet sevgisinden asla vazgeçmeyiz!

İşte gençleri görünce böyle eski günlerimi hatırladım, ama bütün yıldırma çabalarına rağmen mücadeleden vazgeçmedik ve asla da vazgeçmeyeceğiz. Görüyoruz işte, bütün dünyayı kuşatan donanımlı bir gençlik geliyor.

Genç IDSB, ciddi çalışmalarını ülke masaları kurarak devam ettiriyor, yayınladıkları raporlarla ciddi katkılar sağlıyorlar, genç yazarların yetişmesine de imkan veriyorlar.

Necip Fazıl Kısakürek'in hayallerini süsleyen gençlik elhamdülillah şimdi de dünya çapında sorumluluklarını yerine getirmek için çoktan kollarını sığamış durumda.

Ne diyordu üstad "zaman bendedir ve mekan bana emanettir! şuurunda bir gençlik..."

Ziyaretime gelen gençlerin gözlerinde bu inancı gördüm. Sayın Cumhurbaşkanımız kıta kıta dolaşarak yol açıyor, gençler de peşinden gidiyor. Rabbim Yar ve Yardımcıları olsun.