Hafta sonu, AK Parti'nin Kütahya'da düzenlenen Genişletilmiş il Divan Toplantısını takip ettim.
Değerli okurlarım, bu toplantı, Kütahya'da salonda yapılan ilk Divan Toplantısıymış. Tabi bunun en büyük nedeni, toplantıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katılmış olmasıymış.
Gerçekten Kütahyalılar, İçişleri Bakanını büyük bir coşkuyla ağırladılar. İnanın salonun o coşkulu atmosferi görülmeye değerdi.
Bir Gazeteci Meslektaşımız, Sayın Soylu'nun, Genişletilmiş il Divan Toplantısında, kırk beş dakika yüksek perdeden konuştuğunu tespit etmiş. Salon çıkışı, Meslektaşlarımız aralarında konuşurlarken duydum.
Kendini Hizmete vakfetmek...
İnsan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun çalışma temposunu görünce, Sayın Bakan'ın bu tempoyu nasıl sağladığını sormadan edemiyor.
Aslına bakarsanız, sorunun cevabı, yoğun temponun içinde saklı... Çünkü o tempoda bir inanmışlık var. Birde, kendini milletin hizmetine vakfetme durumu var.
İşte bu inanmışlık ve vakfetme durumları... Açılmaz gibi görünen kapıları açtırıyor. Olmaz gibi görünen işleri olduruyor.
Evet, Süleyman Soylu'nun yönettiği İçişleri Bakanlığı'nın, tüm faaliyet alanlarındaki başarının altında, inanmışlık yatıyor.
O yüzden, terör bugün sıfırlanma noktasına geldi.
O yüzden, uyuşturucunun kökünü kurutma hedefiyle yola çıkıldı.
O yüzden, AFAD ülkemizde ve dünyada büyük kurtarma operasyonlarına imza atıyor.
Yazıyı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun konuşmasında verdiği bir müjdeyle noktalayacağım.
Efendim müjde şu: Cumhuriyetimizin 2. asırına, ülkenin doğusunu terörden arındırarak girecekmişiz.
Ben, bu inanç, bu kararlılık olduğu sürece, o da olur derim.