0
Efendimiz Aleyhisselam'ın manevi- semavi ziyaretini bir kez daha anlamaya çalışıyoruz.
Şirkin en acımasız yüzünü gösterdiği, Resulullah'ın yüreğinin iki sevdiğini kaybetmesiyle hüzünlendiği, Müslümanların büyük bir zorluk yaşadıkları, kendilerini adeta bir çıkmaz içinde hissettikleri vasatta gerçekleşen bu manevi açılım; başta Efendimiz olmak üzere tüm müminleri ferahlattı.
Günümüz Müslümanları da bugün israya, miraca muhtaç.
Küfrün tüm hilelerini acımasızca sergilediği, evrensel sömürü ve işgal taktiklerini en acımasızca uyguladığı bu çağda bir miraç gerekli hepimize.
Müslümanların itikadi olarak Allah ve Resulü'nün gösterdiği çizgiden uzaklaştığı şu ortamda yeni bir İsra gerekli. Yeni bir yürüyüş.
Müslümanların İslami kişiliklerini oluşturmadan koşturdukları günümüzde, sıratı müstakim üzere bir yürüyüşe muhtaç inananlar.
Bu yürüyüşte sahih bir din anlayışına, salih amele, ahlaki duruşa, örnek tavra, hikmetli sözlere, şefkat ve merhamete, birleştirici güce, adaletli yöneticilere ihtiyaç var.
İsra ve miracı kutlamak güzel. Ama ne kadar anlıyoruz bu yücelişi?...
Bize sunulan hediyeleri kabul etmek güzel. Ama ne kadar özümseyebiliyoruz?...
Hz. Peygamber'in hayatını okumak güzel ama ne kadar rehber ediniyoruz.?...
Hangimiz Ebubekir, hangimiz Ebu Cehil?
Hasat yapan, hasadı yapar yapmaz da yeniden ekinlerinin yeşerdiği mücahid topluluklardan olabiliyor muyuz?
Başlarını taşla ezen, başını ezdikçe tekrar eski haline gelen secdesizlerden olmamak için çabamız ne ölçüde?
Avret yerlerini bir yama ile örten ve hayvanlar gibi otlayan zekatsızlara dahil olmamak için mal ile irtibatımız nasıl?
Pis bir eti çiğ çiğ yiyen fakat temiz et isteyen edep ve haya yoksunu insanlar olmamak için iffet muhafızı olabiliyor muyuz?
Bir demet odun toplayan, bunu taşıyamamasına rağmen yeni odun demetleri yapmaya çalışan emanet hainlerinden miyiz?
Dil ve dudakları kesilen ve her kesilişte eski haline gelen tefrika goygoycusu, fitne ateşini körükleyenlerden uzak mıyız?
…Gelin isterseniz bu gece bunları düşünelim. Kendimizi, duruşumuzu, yolumuzu, yoldaşlarımızı, yol azığımızı düşünelim. Hesabımızı kitabımızı yapalım.
Ne diyelim, yükselişimiz Hakk'a, yürüyüşümüz istikamet üzere olsun.