Salvador Dalí’nin hayal gücünü dijital sanatın olanaklarıyla buluşturan “Dalí Cybernetics: Dehanın Zihnine Yolculuk”, İstanbul’da kapılarını açtı. Büyük ölçekli projeksiyonlardan sanal gerçeklik deneyimlerine, artırılmış gerçeklik uygulamalarından Ara Güler’in objektifine yansıyan Dalí portrelerine uzanan sergi, ziyaretçilerini sanatçının sıra dışı düşünce dünyasını keşfetmeye davet ediyor.

Sürrealizmden dijital evrene uzanan bir yolculuk

Salvador Dalí’nin eriyen saatleri, düş ile gerçek arasında gidip gelen imgeleri ve alışılmış algıyı altüst eden eserleri, onu sanat tarihinin en özgün isimlerinden biri hâline getirdi. Ancak Dalí’nin dünyası yalnızca sürrealist resimlerden ibaret değildi. Bilimsel keşiflere, kuantum fiziğine, DNA’ya, geometriye ve geleceğin teknolojilerine duyduğu ilgi de sanatının önemli bir parçasıydı.

İşte Dalí Cybernetics: Dehanın Zihnine Yolculuk, tam da bu kesişim noktasından hareket ediyor. Sanatçının eserlerini dijital teknolojilerle yeniden yorumlayan sergi, izleyiciyi yalnızca bir sanatçının imgeleriyle değil, onun gerçekliği sorgulama biçimiyle de karşı karşıya getiriyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ bünyesindeki Dijital Deneyim Merkezi’nde (DDM) düzenlenen sergi, 22 Ekim 2026 itibarıyla ziyaret edilebiliyor. Yaklaşık 2.000 metrekarelik alana yayılan deneyim, merkezin mekânsal ve teknolojik olanaklarına göre İstanbul’a özel olarak kurgulandı.

Gala-Salvador Dalí Vakfı’nın desteğiyle geliştirilen ve Barselona merkezli Layers of Reality tarafından hazırlanan sergi, ilk kez Eylül 2022’de Barselona’da sanatseverlerle buluştu. Bugüne kadar 14 şehirde yüz binlerce ziyaretçiye ulaşan uluslararası yapım, İstanbul durağında da sanat ile bilimi aynı anlatıda buluşturuyor.

Dalí’nin dünyasında ziyaretçileri farklı deneyimler bekliyor

Dalí Cybernetics’in temel yaklaşımı, sanatçının eserlerini yalnızca ekrana taşımak değil; onları hareket, ses, etkileşim ve sanal gerçeklik aracılığıyla farklı bir deneyime dönüştürmek. Serginin öne çıkan bölümleri, Dalí’nin sanatını farklı açılardan keşfetme olanağı sunuyor.

Sürükleyici Deneyim Odası: Dalí’nin ikonik eserleri, 360 derece projeksiyonlarla duvarları ve çevreyi kuşatan görsel-işitsel bir anlatıya dönüşüyor. Empordà manzaralarından geometrik formlara, üçüncü ve dördüncü boyut tartışmalarından DNA ve modern fiziğe uzanan temalar, sanatçının imgeleriyle birlikte ele alınıyor.

Dalivers: Dalí’nin Sanal Evreni: Sanal gerçeklik gözlükleriyle deneyimlenen bu bölüm, ziyaretçileri Dalí’nin eserlerinden esinlenen gerçeküstü manzaralara taşıyor. Birden fazla kişinin aynı anda katılabildiği yolculukta sanal bir gemiyle ilerlemek ve çevredeki unsurlarla etkileşime girmek mümkün.

Sürrealizm Bulvarı: Burada ziyaretçiler, Dalí’nin tasarımlarından ilham alan çizimleri renklendirerek kendi yaratıcılıklarını deneyimin bir parçası hâline getiriyor. Dijital ortama aktarılan çalışmaların büyük ekranda canlanması, izleyiciyi sanat eserinin yalnızca karşısında duran kişi olmaktan çıkarıyor.

Dalí ve DNA: İstanbul sunumuna özel hazırlanan artırılmış gerçeklik deneyimi, sanatçının genetik bilimine duyduğu ilgiyi merkeze alıyor. DNA’nın çift sarmal yapısı üzerinden bilimsel keşiflerle hayal gücü arasındaki ilişki görünür kılınıyor.

Dalí Sineması: Sanatçının arşiv görüntüleri, kendi sözleri ve farklı dönemlerden kayıtları aracılığıyla Dalí’nin düşünce dünyasına yakından bakılıyor. New York sokaklarından genç sanat öğrencileriyle buluşmalarına uzanan görüntüler, sanatçının eserlerinin arkasındaki kişiliği anlamaya yardımcı oluyor.

Ara Güler’in objektifinden Salvador Dalí

Serginin İstanbul’a özgü dikkat çekici duraklarından biri de fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in arşivinden hazırlanan özel seçki.

Ara Güler’in 1971 yılında Salvador Dalí ile gerçekleştirdiği görüşmeler sırasında çektiği fotoğraflardan oluşan bu bölüm, sanatçıyı yalnızca eserleri üzerinden değil, yaşamı ve çalışma ortamı içinden de görme fırsatı sunuyor. Ara Güler Müzesi tarafından hazırlanan seçki, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nde korunan fotoğrafları sanatseverlerle buluşturuyor.

Böylece dijital teknolojilerin öne çıktığı bir sergide fotoğrafın tanıklığı da önemli bir yer tutuyor. Ziyaretçi, bir yanda Dalí’nin düşsel evrenine adım atarken diğer yanda onu gerçek yaşamında gözlemleyen bir fotoğrafçının kadrajıyla karşılaşıyor.

Bir sergiden fazlası: Dalí’nin geleceğe bakan yüzü

Dalí Cybernetics’in asıl önemi, sürrealizmi dijital efektlerle yeniden üretmesinden çok, sanatçının düşünsel merakını görünür kılmasında yatıyor. Dalí, bilimsel gelişmeleri sanatın dışında duran bir bilgi alanı olarak görmüyordu. Optik yanılsamalar, holografi, stereoskopi, geometri ve evrenin yapısı üzerine düşünceleri, eserlerinin görsel diliyle sürekli ilişki içindeydi.

Bu açıdan sergi, ziyaretçiye yalnızca “Dalí nasıl bir sanatçıydı?” sorusunu değil, “Gerçeklik dediğimiz şeyi nasıl algılıyoruz?” sorusunu da yöneltiyor.

İstanbul’da 22 Ekim’de başlayan Dalí Cybernetics: Dehanın Zihnine Yolculuk, klasik sergi ziyaretinin sınırlarını genişletmek isteyenler için sanat, bilim ve teknolojinin kesiştiği bir keşif alanı sunuyor.