Depremler kaçınılmaz bir doğa olayıdır ve sadece Türkiye’ye özgü değildir. Dünyanın farklı coğrafyalarında bulunan ülkelerde de en az Türkiye’deki büyüklükte ve sıklıkta depremler meydana gelmektedir. İşte onlardan biri 1 Ocak 2024 tarihinde Japonya’da 7,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Ülkemizde ise 6 Şubat 2023 tarihinde 7.6 büyüklüğünde depremler oldu.

Türkiye’deki deprem ile Japonya’daki deprem aynı büyüklükte ama ne yazık ki tablo çok çok farklı iki ülke, iki veri sonuçlar ortada Japonya’da 48 ölü Türkiye’de 53.000 üzerinde ölü!

Peki Japonya bunu nasıl başardı?

Japonya’da her yıl 1 Eylül'de öğrenciler, işçiler ve memurlar büyük bir depreme hazırlık amacıyla tatbikat yapıyor. İşletmeler, yerel yönetimler ve halk da acil durum malzemeleri stokluyor.

Dünyada yaşanan depremlerin %10' u Japonya’da meydana gelmektedir. Depremden kaçışın olmadığı ülkede dayanıklı yapı inşası için yıllar içinde sıkı imar kuralları geliştirildi.

Ancak buna rağmen Japonlar depremi “afet” olarak değil; bir doğa olayı olarak görüyorlar. Oluşan büyük depremlerde hasar ve kayıplar oldukça çok düşük seviyede kalmaktadır. Japonlara göre afet insan eliyle ortaya çıkıyor.

Depremin büyüklüğü ne kadar olursa olsun her deprem sonrası, gördükleri eksiklik ve aksaklıkları gören Japonlar kurallara uyan ahlaki değerlerin dışına çıkmayan toplumsal bilinci oluşturmuşlar.

2018 verilerine göre, Tokyo'daki binaların yaklaşık yüzde 87'si depreme dayanıklı.

Yapıların çoğu, deprem sarsıntısına maruz kaldığında esnek hale gelecek şekilde tasarlanıyor. Bazı binalar da sarsıntı gücünü çekebilen şişirilmiş, kauçuk veya sıvı dolu tabanlara sahip.

Japonya’da mimar ve mühendislerin mesleklerini icra edebilmeleri için yapı tasarım ve inşaatıyla ilgili sertifikalarını her yıl yenilemeleri gereklidir. Sertifikalarını alabilmeleri için sınavlara girmeleri mecburidir.

Japonya’da yeni mezun bir mimar ve mühendisin aldığı sorumluluk küçük ahşap evlerle sınırlıdır. Büyük binaların inşasında çalışamazlar.

Üç kattan büyük inşaatlarda yapı Yönetmeliklerine uyulması ve deprem izolatörlerinin kullanılması zorunludur.

Japonya’da yasaların uygulanmasında tüm bürokrasi sorumlu olup bütün bürokratlar denetçi ve herkes hesap vermek zorundadır. Yenilikçi uygulamalara, yatırım yapma, eğitim verme ve geçmiş hatalardan ders alma yeteneği Japonya’yı dünyanın en hazır ülkesi haline getirmiş durumdadır.

Japonya depreme karşı önlemler alarak büyük depremlerden en az zararla kurtuluyorsa biz neden kurtulmayalım?

İşte reçete

- Afet ve imar mevzuatı günün şartlarına göre yeniden hazırlanması,

- Afet yönetimindeki eksikliklerin giderilmesi,

- Toplumdaki deprem bilincinin artırılması,

- Binaların deprem yönetmeliklerine uygunluğunun denetlenmesi,

- Kentsel dönüşüm belli bir program dahilinde yapılması,

- Halkın, depreme hazırlık aşamasında yılda bir kez eğitim ve tatbikatlara katılması,

- Önceki depremlerden ders çıkartılması,

- Mimar ve Mühendislerin mesleklerini icra edebilmeleri için sertifikalarını alabilmeleri ve sınavlara girmelerinin mecburi olması,

- Zemin etüdüne gereken özenin gösterilmesi,

- Bilime ve bilimi uygulayacak bir iradeye sahip çıkılması,

- Türk halkının afet, imar yasa ve yönetmeliklerine harfiyen uymalarının sağlanması,

- En önemlisi de Türk toplumunda ahlaki değerlerin dışına çıkılmaması sağlandığı zaman bizim de Japonya’dan bir farkımız kalmayacak.

Türkiye bir deprem ülkesidir, herkes bu deprem gerçeğini kabul etmelidir. Bu gerçeği göz ardı ederek attığımız her adım, esnettiğimiz her kural ve kaide, geleceğimizi riske atmaya devam edecektir.

Bugüne kadar yaşadığımız bütün depremleri her şeyiyle birlikte iyice analiz etmeli; insanca yaşanabilir binalarımızı inşa ederek, deprem direnci yüksek güvenlikli hale getirirken, geçmiş afetlerdeki iyi uygulamalarımızı da devam ettirmeli ve geliştirmeliyiz.

Şunu unutmayalım ki ülke olarak bizim deprem afetinden ders alacak acı hatıralarla dolu geçmiş bir tarihimiz var. 6 Şubat depremi sonrasındaki süreç bu derslerden yeterince bir şeyler öğrenmediğimizi, belki de daha acısı öğrendiklerimizi yeterince uygulayamadığımızı gösterdi bize.

Afetsiz günler dileğiyle