Birinci Dünya Savaşı’na katılmış sayılmamızın nedenini bugünkü gibi hatırlıyoruz! Unutmadık, yok yere İttihak ve Terakkicilerin batı hayranlığı ve beceriksizlikleri yüzünden savaşın tarafı sağıldığımızı... Rahmetli Üstat M. Akif’ten kulağımıza küpe yapmamız gereken şu unutulmaz gerçeği hatırlayalım:
“Tarih” i “Tekerrür” diye ta’rif ediyorlar!
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
Tramp, bu sözün hafızalarımızda yer etmiş olduğunu bilmediği için 3 adet füzeyi bize; bir tanesini de Azerbaycan’a atarak bizi de savaşın içine çekmeye çalıştı; böylece bizi ve komşu ülkeleri savaşın tarafı yapıp kendisi kenara çekilecekti! Bunlar insanın aklıyla dalga mı geçiyorlar! Tramp unutmasın ki biz akıllandık! Batı’nın hayal ettiği gibi biz eski biz değiliz ve bu oyunlara gelmeyiz artık! Çünkü geçmişten ders aldık! “Mü’min, bir delikten iki defa ısırılmaz!” (Hadis) Biz, 1.Dünya savaşına katılmış sayıldığımızda bir defa ısırıldık!
Tramp şimdi de başka bir oyunun peşindedir. NATO ülkelerini yardıma çağırıyor ve “Gelin bize yardım edin diyor!” Buna da NATO’nun 5. maddesini gerekçe gösteriyor! Utanmadan: “Bana yardım etmeniz gerekir!” diyerek aklı sıra göz açıklık yapmaya çalışıyor! Oysa bu savaşta, NATO ülkelerinden herhangi biri saldırıya uğramamış ki... Bu savaşta ABD ve İsrail İran’a saldırıyor. NATO ülkesi ABD saldırıya uğramamış ki... Bu nedenle Avrupa ülkeleri de bir bir savaşa katılmayacaklarını bildiriyorlar! Herkes Tramp gibi kendini İsrail’ e yardım etmeye mecbur hissetmiyor ki... Tramp’ın “altı yaş olduğu” için maceraperest ve hayalci Netenyahu’nun sözüyle hareket etmek zorundadır! Çünkü Netenyahu’nun elinde Tramp’ın aleyhinde Epstein belgeleri ve Amerika’daki zengin lobiler ile para babası holdinglerin ve Evanjelikler’in baskısı var!
Tramp, savaşın sonucunu psikolojik olarak etkilemek için söylediği yalanların inandırıcı bir yönü yok! Aklı sıra halkına moral, ordusuna da motivasyon vermeye çalışıyor!
Şimdi de kalkmış düşmanı olan ülkelerden yardım istiyor! Özellikle de Çin’den yardım istemesi; Tramp’ın devlet adamlığı sıfatını zedeler!
Büyük İsrail devleti ve va’d edilmiş topraklar hayaliyle yaşayan Netenyahu ve Armageddon savaşıyla tanrıyı yeryüzüne inmeye zorlayarak onları kurtarması hayaliyle yaşayan Amerikalı Evanjelikler, yakında dünyaya karşı rezil olacaklar ve akıttıkları kız yavruların kanında öykündükleri Firavun gibi boğulacaklar!
Tramp, İran halkını tanımadığı için İran’ı Venezüella’ya benzetmekle hayatının hatasını yaptı. Oysa İran halkı Müslüman’dır, şehitlik için can atmaktadır. Ülkenin birlik ve beraberliğini hayatlarından üstün tutarlar ve canlarını seve seve feda etmeye hazırdırlar! Askerlik şubelerinin önünde kuyruklar oluşturduklarını ve vatan savunması için gönüllü olarak sıraya girdiklerini öğreniyoruz! İran halkı, inancımız olan İslam’a göre kardeşlerimizdirler! Olumsuz kişilerin propagandası ve bağnazlıklarına bakmadan kardeşlerimize elimizden geldiğince yardım etmemiz ve başarılı olmaları için dua etmemiz gerekir! Mezhep ayırımcılığının etkisinde kalarak yanlış tutumlara meydan vermememiz gerekir! İran halkı iman esaslarına sıkı sıkıya bağlı ve içtendir! İnşallah zafer inananlarındır ve zafer yakındır!