Zorbaların insanları alt etmek ve insanlara zorbaca kölelik yaptırmak gibi acımasız ve çağdışı bir huyları vardır. Bu huylarından ötürü fırsat buldukça ve canları istedikçe çıkarları için yapamayacakları kötülük yoktur! ABD başkanı Tramp bu özelliklere uyan bir yapıdadır. Bu tür zorbaların ilk piri Firavun’dur. Daha sonraları, Avrupa ve Asya’da savaş çıkaranlar, 1. ve 2. Dünya Savaşları’nı çıkaranlar, Hitler, Musuloniler, Leninler, Stalinler, Maolar ve sayamayacağım kadar çok sayıda gaddarlar!

Çağımızdaki despot Tramp’ın dedeleri bakın ne zalimlikler yapmışlar ki bugün de onların torunları ABD ve Siyonist İsrail aynısını yapıyor! İlginç olanı da bunların anavatanının Avrupa olmasıdır!

İşte geçmişteki soykırımlar: Avrupalı yerleşimciler ve ABD hükümetleri, Kuzey ve Güney Amerika'daki Kızılderililere yönelik beş asır süren sistemli soykırım, toprak gaspları ve kültürel yok etme politikaları gerçekleştirdiler!

Zorunlu göç ve sürgün: 1830’daki Yerli İskân Yasasıyla on binlerce yerli zorla yurtlarından edilerek Oklahoma’ya sürüldü. "Gözyaşı Yolu" diye anılan bu yol; binlerce kişinin açlık ve hastalıktan ölümüne yol açtı.

Toprak İşgalleri: 1862’deki Çiftlik Yasası ile yerlilerin toprakları beyaz yerleşimcilere dağıtıldı ve yerli bölgelerine akınlar düzenlenerek büyük katliamlar tetiklendi. (Bugün İsrail’in Filistin’de yaptığı gibi)

ABD ordusu ve milisler tarafından 65'ten fazla büyük çaplı katliam gerçekleştirildi.

Kültürel Asimilasyon: Yerli çocukları ailelerinden zorla alınarak yatılı kilise okullarına yerleştirildi. Kendi dillerini ve kültürlerini konuşmaları yasaklanan bu çocuklar, fiziksel ve kültürel soykırıma maruz kaldı.

Biyolojik ve Sosyal Kıyım: Savaşların yanı sıra kasıtlı olarak dağıtılan çiçek virüslü battaniyeler gibi biyolojik silahlar ve 20. yüzyılın ortalarına kadar devam eden zorunlu kısırlaştırma programları nüfusun büyük bir kısmının yok olmasına neden oldu.

Avrupalıların Amerika'ya gelişiyle 10 milyondan fazla olan yerli nüfusu, bu katliamlar ve göç ettirmelerle 20. yüzyılın başında birkaç yüz bine düşmüştür.

Demek ki huylu huyundan vazgeçmez; daha güçlü biriyle karşılaşmadıkça! Avrupa ve yavrusu ABD’ nin bugün İran karşısında masaya oturmak zorunda kalması bize bunu gösteriyor!

ABD’nin başkanı Tramp insanlara yukarıdan baktığı için konuşurken hakaret, küfür içerikli ve alçaltıcı hitaplarda bulunuyor ve kaba bir dil kullanarak: “Asarım, keserim, yok ederim, rezil ederim!” gibi insanlık onurunu kırıcı bir şekilde tehdit ediyor!

Çocuk azarlar gibi ifadeler kullanarak müzakerenin seyrini zedeleyecek biçimde zırvalıyor! Devlet adamına yakışmayan ciddiyetsizlikle hareket etmekten geri durmuyor!

Bu tavır aynı zamanda şımarmanın işaretidir! Zorbalar ve büyüklenenler, kendilerinden başkalarını insan yerine koymayanlar günün birinde yüzüstü sürünürler; ancak o zaman da iş işten geçmiş olur ve “Son pişmanlık fayda vermez!”