10 Aralık 1970 târihli ikinci resmî vesîka, Ankara Valiliği’ne hitâben kaleme alınmış bir istidâ olup isim ve adresleri belirtilen beş müessis tarafından Türkiye Büyük Mason Mahfili Derneği Ankara Şubesi’nin kurulduğunu beyân etmektedir. Ekinde, yukarıda bahsettiğimiz birinci vesîka ve Dernek Ana Nizâmnâmesi bulunmaktadır. İstidâyı, adresleri ve meslekleri de belirtilen şu beş kişi imzâlamıştır: Osman Zeki Koylan (Emekli Mêmur), Hüseyin Talat Lâlik (Avukat), Cemal Özcivelek (İk̆tisâdcı), Zühtü Tingiz (Emekli Bankacı) ve Süreyya Tahsin Aygün (Emekli Veteriner)…

Türkiye Mason Mahfili Ankara Şûbesi’nin müessislerinin Ankara Vâliliği’ne verdikleri 10 Aralık 1970 tarihli istidânâmede Osman Zeki Koylan birinci isim olarak görülüyor…
***
21 Eyl̃ûl̃ 1973 târihli üçüncü resmî vesîkada, beş müessis âzâ, “geçici Yönetim Kurulu Üyeleri” olarak kaydedilmiş, bu def’a, âzâların doğum yer ve târihleri de belirtilmiştir: Koylan (Selânik, 1316/1900), Lâlik (İstanbul, 1911), Özcivelek (İzmir, 1923), Tingiz (Ankara, 1318/1902), Aygün (Ankara, 1318/1902)…
Bu vâkıadan anlaşılıyor ki Necdet Egeran tarafından Süleyman Demirel’e Mason olmadığına dâir verilen (14 Kasım 1964 târihli) sahte vesîkadan sonra ortaya çıkan bölünmede, Koylan, yeni teşkîl edilen (1966) Türkiye Büyük Mason Mahfili’ne iltihâk etmiştir. (Bölünme hâdisesi hakkında şu eserimizde mevsûk tafsîlât vardır: Süleyman Demirel veya Yalan Üzerine Kurulu Bir Politik Hayat, Ankara: Hakikati Arayış Neşriyatı, Nisan 1990, 317 s.)

Eyl̃ûl̃ - Aralık 1970’te (Fransız Masonluğunun tâk̆îbcisi) Türkiye Büyük Mason Mahfili Ankara Şûbesi’ni têsîs edenlerden biri olan (hattâ birinci sırada yer alan) Osman Zeki Koylan, Rûmî 1316 / Mîlâdî 1900 doğumlu bir Selânikli Sabataîdir… Vefâtından iki sene evvel (1983) Hâtırât mâhiyetindeki bir makâlesinin Mimar Sinan’da neşredilmesinden ve Kâzım Nâmi’nin Mustafa Kemâl’in Masonluğuna dâir hâtırasından bahseden mektubunu (İngiltere Masonluğunun tâk̆îbcisi) Hür ve Kabûl Edilmiş Masonlar Büyük Locası Üstâd-ı Âzamı Şekûr Okten’e göndermesinden, bilâhare bu ikinci Büyük Locanın sînesine döndüğü anlaşılıyor…
***
1970’te Türkiye Büyük Mason Mahfili Ankara Şûbesi’nin müessislerinden biri olan Osman Zeki Koylan, daha sonra, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın sînesine dönmüş olmalıdır. Çünki ölümünden iki sene evvel, “Hâtıra Defterimden” başlığı altında kaleme aldığı hâtırâtını, bu ikinci Büyük Locanın nâşiriefkârı olan Mimar Sinan mecmûasında (1983/48: 26-32) neşretmiştir. Ayrıca Kâzım Nâmi’nin Mustafa Kemâl’in Masonluğuna dâir hâtırasından bahseden mektubunu da Hür ve Kabul edilmiş Masonlar Büyük Locası Üstâd-ı Âzamı Şekûr Okten’e göndermiştir.
“Hâtıra Defterimden” başlıklı hâtırâtı, birkaç sayfa da olsa, Kemalizm-Masonluk münâsebetini ve Kemalist Totaliter Rejimde Masonluğun nüfûzunu anlamak bakımından fevkal̃âde câlib-i dikkattir:
“(Cumhuriyet Mahfili’nin 1932’deki) Üstâd-ı Muhteremi Şûrâyı Devlet (Danıştay) Mâliye ve Nâfia Dairesi Reisi Ali Rıza (Sun) idi.
“1934 seçimlerinde, Giresun Mebusu Münir Akkaya Üstâdı Muhterem oldu.
“[Üstâd-ı Âzam Tıb Prof. Dr. Mim Kemal Öke’nin şahâdetiyle sâbit olduğu vechiyle, Mustafa Kemâl’in nakdî yardımda bulunduğu ve ecnebî Mason Sefîrleri kabûl ettiği] Lokalimiz, Kızılay meydanında, şimdi Karamürsel mağazasının bulunduğu yerde idi. Haftada bir toplanır, birbirimizi tanır ve severdik. Teklif, tekris çok seyrek yapılırdı. İttihad Terakki Cemiyetinden, Selânik’te Mason olan Kâzım Nâmi Duru ve Hâkimiyeti Milliye Gazetesi Başmuharriri Mevlevî Nurettin Artam’ın konferanslarını sabaha kadar dinlesek bıkmazdık. Toplantıdan sonra, aşağı salonda hazır bulunduğumuz sofrada geç vakitlere kadar yer, içer, hoş vakit geçirir, Tekâmül Üstâdı Dr. Ziya [Tıb Prof. Dr. Ziya Üstün] nükteleri ile bizi kırar geçirir, [Mustafa Kemâl’in 1933’te “Kemalist Üniversite”yi kurdurduğu Yahûdi akademisyenlerden] Avusturyalı Ziraat Yüksek Mühendisi Herr Richter yarım yamalak Türkçe ile anlattığı geçmişi ile bizi çok neşelendirirdi. […]

(Osman Zeki Koylan, “Hâtıra Defterimden”, -Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın nâşiriefkârı- Mimar Sinan, 1983, sayı 48, ss. 26-27)
Kemalist Totaliter Rejimle Masonluğun nasıl iç içe geçtiğine dikkat buyurulsun!
***
1934’te, Karpiç’teki Mason balosunda Kemalist Hük̃ûmet erk̃ânı
“1934 yılında, [Mustafa Kemâl’in de müdâvimlerinden olduğu] meşhur Karpiç [Lokantası] salonlarında muhteşem bir balo tertip edildi. Bütün görevliler kordon ve önlükleriyle, Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya, Hâriciye Vekili Dr. Tevfik Rüştü Aras, Ankara Vâlisi Nevzad Tandoğan, Prof. İhsan Âbidin, 33 derece mâdenî kordonları boyunlarında, Büyük Millet Meclisi Reisi General Kâzım Özalp merâsim elbisesi, Mason olan Büyük Elçiler hâiz oldukları derece kordonları ile, diğer Vekiller Heyeti Üyeleri ve Büyük Elçilerle Mebuslar, sabaha kadar son derece samîmî ve neşeli bir gece geçirdik.
“Böyle, gelecekten emin ve huzur içinde haftalar, aylar geçti. İlh…” (Osman Zeki Koylan, “Hâtıra Defterimden”, Mimar Sinan, 1983/48: 26-32)
“Maçedônya Risôrta İTK’sı”
Selânik’deki (1900 – 1902 senelerinde yeni isimle “uyanan”) Macedonia Risorta ve 1906’da ondan doğan Labor e Lux, İtalyan Konsolosluğu’nun himâyesi altında olduğu gibi, 1904’te yine Macedonia Risorta’dan doğan Veritas, Fransız ve 1907’de têsîs edilen Perseverancia, İspanyol Konsolosluklarının himâyesi altındaydı. Bu sebeble, İTK (İttihâd ve Terak̆k̆î Komitası), bütün bu Emperyalist Devletlerin kanadları altında rahatça faâliyet gösterebiliyordu. Zâten 1878 Berlin Muâhedesi’nden sonra, “ısl̃âhat” masalıyle bütün Balkanlar’da Osmanlı nüfûzunu asgarîye indirmişlerdi…
Bu Locaların müntesiblerinden Türk ismi taşıyanların -herhâlde birkaçı hâric- hepsi Sabataîdir. Localarda ağırlık, Yahûdilerdedir. En mühim vasfımümeyyizleri, şedîd Osmanlı ve İslâm düşmanlığı, ihtilâlcilik, Siyonistlik ve Frenkcilikdir…
Başka delîllerle berâber şu îzâhata binâen de, biz, bu ihtilâlcı fırkaya, “Macedonia Risorta İTK’sı” diyoruz; ki bu fırka, müteâk̆iben, Sabataî Farmason Dr. Nâzım Bey’in gayretleriyle, Farmason Dr. İbrâhim Temo, Farmason Dr. Abdullah Cevdet, v.s.’nin têsîs ettiği ve kendi başına ihtilâl yapabilecek kâbiliyette olmıyan ilk İTK ile birleşmiş (27 Eyl̃ûl̃ 1907) ve senelerden beri pl̃anlanan Siyonist-Sabataî-Mason İhtilâlini (ki onlar, buna, hilâf-ı hak̆îkat olarak “Meşrûtiyet İhtilâli” diyorlar!) gerçekleştirmiştir…
La Loggia Macedonia Risorta ve Selânik günlerinden beri “Kemalist Türkiye”nin evvelâ gölgedeki, müteâk̆iben resmî Hâriciye Vekîli
Mustafa Kemâl, daha gencliğinden îtibâren, Memlekette “Tek Adam”, “Mutlak Şef” olmayı kafasına koymuştu…
Bu husûsta “Mûtâd Zevât”tan Kılıç Ali’nin rivâyet ettiği bir hâtıra, Mustafa Kemâl’in Selânik'de (meşhûr bir birahânede), henüz rütbesinin Kolağası olduğu ve (Macedonia Risorta ve İTK müntesibi) mâhir bir Komitacı sıfatıyle ihtilâlci faâliyetlerde bulunduğu günlere âiddir.
Hâtıradan anlaşılan odur ki Selânikli Mustafa Kemâl, “gâye vâsıtaları mübâh kılar (la fin justifie les moyens)” anlayışıyle, ne pahasına olursa olsun, Memleketin başına geçmeyi pl̃anlarken, bu meyânda, etrâfından, kendi Cemâatinden kimleri hangi mevk̆ilere getireceğini de pl̃anlamıştı. Bu cümleden olarak, Loca arkadaşı ve Cemâatdaşı Tevfik Rüştü’yü, daha o zamândan Hâriciye Vekîli yapmıya karâr vermiş. Böylece, Tevfik Rüştü, uzun seneler, onun ekipinde “gölge Hâriciye Vekîli” olarak bulunmuş, o, bir “ihtilâl harbi”ni tâk̆îben ik̆tidârı zaptedince de, onu resmî / alenî Hâriciye Vekîli tâyîn etmiştir.