AYNI CEMÂATİN BİR BAŞKA GÜZÎDESİ: OSMAN KAPANİ

Filhakîka, Serbest Avukat ve Demokrat İzmir gazetesinin Başmuharriri olan Osman Kapani (İzmir, 1915 – a.y., 20.2.1981, İzmir Alsancak C., Hacılarkırı Mez.), DP içinde nüfûzlu bir şahsıyetti. DP’nin ik̆tidâra geldiği 1950 Seçimlerinden îtibâren 27 Mayıs İhtilâline kadar on sene zarfında (9., 10., 11. Teşrîî Devrelerde) İzmir Millet Vekîlliği yaptı; 21. Hük̃ûmette (III. Menderes Hük̃ûmeti; 17 Mayıs 1954 – 9 Aralık 1955) Devlet Vekîli olarak yer aldı; bu meyânda Avrupa Konseyi Reîs Vekîlliği yaptı…

Avukat Osman Kapani, 1928 doğumlu Emine Necla Tabuk ile evlenmiş, iki çocukları olmuştu: Günay Hanım’la evlenip Mehmet Kapani ve (pop müzik şarkıcısı) Tuğba (Kapani) Özerk isimli iki çocuk babası olan Tahir Seçkin Kapani ve Rengin (Kapani) Huber… Osman / Necla Kapani’nin evliliği, bir müddet sonra (1949), boşanmayle bitiyor… (Filiz Çolak, 16.8.2023; https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/1430/Osman-Kapani-(1915-1981); 15.5.2026)

Foto (1)-14

(Milliyet, 21.2.1981, s. 7) (Milliyet, 22.2.1981, s. 9) (Zafer, 1.9.1954, s. 1)

Osman Kapani’nin vefât haberi, hakkında âzâsı olduğu iki atçılık derneği tarafından verilmiş tâziye îlânları, Devlet Vekîli iken DP’nin nâşiriefkârı Zafer gazetesine beyânâtı, bu vesîleyle gazeteye dercedilen resmi… (Zafer gazetesi, Ahmet Emin Yalman’ın akrabâsı, Kemâlperest, Farmason gazeteci Mümtaz Faik Fenik tarafından neşredilmekteydi…)

***

Osman Kapani’nin, 13 Mayıs 1951’de, Strazburg’da, Avrupa Konseyi İstişâre Meclisi’nde, “kraldan daha kralcı” bir tavırla Türkiye’nin NATO’ya alınmasını müdâfaa eden konuşması, Memleketimizin nasıl bir zihniyete sâhib insanların elinde kaldığını gösteren ibretâmîz bir misâl̃dir. Konuşan, sanki bir Türkiye vatandaşı değil de, vatanının menfâtlerinin dâvâsını güden bir Avrupalıdır:

“Orta-Doğu kaynaşmaktadır. Bu bölgede bulunan memleketler kendilerini iç ve dış tecavüzlere ve beşinci kolların tahriklerine karşı müdafaadan mahrumdurlar. Halbuki Doğu Akdeniz bölgesi Avrupa’nın kilit noktası ve ham madde kaynağıdır. Avrupa, emniyetinin hudutlarını, Atlantiğe sahili olan memleketlere inhisar ettiremez. Şimdiye kadar Sovyet emperyalizminin eline düşmesine mâni olduğumuz Akdenizin ehemmiyetini Avrupalılara hatırlatmağa lüzum var mıdır? […]

“Türkiye düşman eline düşecek olursa, Avrupa çökecek, Yakın Doğu düşman nüfuzu altına girecek, Akdeniz istilâ edilecek, petrol ve diğer ham maddelerle Avrupanın insan gücü mütecavizin eline düşecektir. Atlantik Paktının Yunanistan ve Türkiyeye teşmil edilmesi hür dünya için teminat olacaktır. […]

“Avrupa çapında bir strateji kurmağa gayret edelim. Korede hürriyet için çarpışan kardeşlerimizi düşünelim ve bu uğurda canlarını feda edenlere lâyık olmıya çalışalım.” (Milliyet, “Amerika Atlantik Paktına Alınmamızı İsteyecek”, 14.5.1951, s. 3)

Foto (2)-14

(Milliyet, 18 Mayıs 1954, s. 1)

Mütehakkim Zümrenin güzîdelerinden, Prof. Dr. Münci Kapani’nin ağabeyi Osman Kapani, III. Menderes Hük̃ûmetinde (21. Hük̃ûmet; 17.5.1954 – 9.12.1955) Devlet Vekîli sıfatıyle yer almıştı… Manşet haberde, Başvekîl Yardımcısı Fatîn Rüştü Zorlu, Devlet Vekîli Osman Kapani, Devlet Vekîli Dr. Mükerrem Sarol ve Sağlık Vekîli Dr. Behçet Uz’un resimleri görülüyor…

Bunlardan Farmason Dr. Behçet Uz, İnönü’ne yakın bir isim, Sâbık İzmir Belediyesi Reîsi, “Millî Şef” devrinin, 1948’de, Mâvi Locaların tekrâr alenen teşkîlâtlanmasında onlara müzâhir olan (Farmason) Hasan Saka Hük̃ûmetinde (10.9.1947 - 10.6.1948) Sıhhiye ve İctimâî Muâvenet Vekîli idi…

Aynı Hük̃ûmette Münâkal̃ât Vekîli olan Yük. İnş. Müh., İzmir Millet Vekîli M. Muammer Çavuşoğlu da (Kuşadası, 1903 - İstanbul, 9.8.1972, Şişli C., Zincirlikuyu Mez.) , Kapanîlerden Mehmet Mekki / Zekiye Kapanlı’nın kızı İhsan Kapanlı’nın eşi ve Ahmet, Ömer ve Nazlı Çavuşoğlu (Ilıcak)’ın babasıdır…

İhsan Çavuşoğlu ve (Vâli, Senatör, Zirâat, Köy İşleri, Orman, İctimâî Muâvenet ve Millî Müdâfaa Vekîli) Turhan Kapanlı’nın (İstanbul, 1916 - Ankara, 20.11.1980, Şişli C., Zincirlikuyu Mez.) kız kardeşi Nazan Kapanlı ise (ö. 8.1.2014, Levent C., Zincirlikuyu Mez.), Mustafa Kemâl’in ölümcül hastalık devresini Hük̃ûmet nâmına tâk̆îb eden Sıhhiye ve İctimâî Muâvenet Vekâleti Müsteşârı Dr. Asım Arar’ın (1890 – 1955) oğlu, Kocaeli, İstanbul Millet Vekîli, Adliye, Maârif, Devlet Vekîli, 12 Eyl̃ûl̃ Darbecilerinin Danışma Meclisi Âzâsı İsmail Hakkı Arar’ın (1921 / 20.3.1993) zevcesi idi…

***

Osman Kapani, meş’ûm 27 Mayıs İhtilâlini müteâkıb, dîğer Partili arkadaşlarıyle berâber, “Ebedî Şef” devrinin “İstik̆l̃âl̃ Mahkemeleri” isimli Engizisyon Mahkemelerinin izinden giden Yassıada Mahkemesi’nde muhâkeme ve beş sene hapis cezâsına mahk̃ûm edildi (15 Eyl̃ûl̃ 1961). (Milliyet, 16.9.1961, ss. 1 ve 5) Mâmâfih, bu cezâsının tamâmını çekmedi: Bir sene kadar sonra, 16 Ekim 1962’de çıkarılan Af Kanûnuna istinâden, toplam 347 siyâsî mahk̃ûmun 258’i ile berâber o da “Af”dan istifâde ederek 17 Ekim 1962’de tahliye edildi. (Milliyet, 17.10.1962, s. 7 ve 19.10.1962, ss. 1 ve 7) Esâsiye Kânûnunda 16 Nisan 1974’te yapılan tâdîlle de, (294 dîğer DP’li siyâsetciyle berâber) siyâsî haklarına tekrâr kavuştu. (Milliyet, 17.4.1974, ss. 1 ve 11; Milliyet, 18.12.1974, s. 7)

İKİ KARDEŞ ARASINDA SİYÂSÎ REKÂBET

Osman Kapani, DP ik̆tidârının mühim bir mensûbu olarak siyâset yaparken, kardeşi Doç. (bilâhare Prof.) Dr. Münci Kapani de, 20 Aralık 1955‘de 29’u Meb’ûs 32 kişi tarafından têsîs edilen Hürriyet Partisi (Milliyet, 21.12.1955, ss. 1 ve 7) bünyesinde DP Hük̃ûmetine karşı muhâlefet saflarında yer alıyor ve 27 Ekim 1957 Erken Seçimleri için yapılan mitinglerde harâretli nutuklar îrâd ediyordu. Bu seçim kampanyasının (en azından zâhiren) iki kardeşi karşı karşıya getirdiği ve birbirlerine de şahsî tenk̆îdler yönelttikleri görülüyor. Aralarındaki siyâsî çekişme gazetelere de malzeme olmuştu. 1 Ekim 1957 târihli Milliyet’in 1. sayfasında şu haber dikkati çekiyor: “Parti Mücadelesi Yüzünden Kapani Ailesi Birbirine Giriyor”… Haberin devâmında, Osman Kapani’nin, bir matbûât toplantısı tertîb ederek, Hürriyet Partisi bünyesinde faâliyet gösteren “kardeşi Doç. Dr. Münci Kapani ile eniştesi, Sıhhat Vekâleti Müsteşarı Dr. Nail Karabuda’ya şiddetle hücum ettiği” okunuyor. Buna, Münci Kapani’nin şu sözleri vesîle teşkîl etmiş:

“Şahlanan millî irade, kendisine karşı gelmek isteyenleri er geç bütün tedbirleri, tertipleri, tedhiş ve tazyik vasıtaları ile birlikte sürükleyip atacaktır… […] Mücadelemizin hedefi, Memleketi, Demokrasiye ihanet etmiş D.P. nin elinden kurtarmaktır…”

Ağabey Osman Kapani, kardeşinin, âdetâ 27 Mayıs İhtilâlini üç sene evvelinden haber veren sözlerine, onu Memleket realitelerinin câhili olmakla ithâm ederek cevâb veriyor:

“(Bunlar,) Türkiye’yi harita üzerinde görmekten ileri gidememiş ve memleket realitelerinden tamamen uzak kalmış bir görüşün ifadesidir… […] Masa başında oturup ileri geri konuşan ve sözde münevver geçinen, şahsî menfaatlerine düşkün politikacılara bu memleketin karnı toktur. Halkın içine girmemiş, köylü ve işçi vatandaşların arasına karışmamış insanların, onların dert ve ihtiyaçlarının neler olduğunu bilmelerine imkân tasavvur edilemez. D.P. bugün 1950 den de 1954 den de daha kuvvetlidir. 1957 senesinin 27 Ekiminde, millet, serbest rey ile, kendisine hizmet etmekte ve âbideleşmiş eserleri ile kendisini muasır milletler seviyesine yükseltmiş olan D.P. yi iktidarda tutmakla sevgi ve itimadının ne tarafta olduğunu bir kerre daha isbat edecek ve dejenereleşmiş olan muhalefetin dersini bir kerre daha verecektir.” (Milliyet, 1.10.1957, s. 1)

Foto (3)-6

Ağabey-kardeş iki siyâsetci… Birisi, 27 Mayıs’la devrilen DP saflarında, dîğeri, deviren 27 Mayısçılar saflarında… Safları ne olursa olsun her ikisi de, Fanatik Kemalist ve Muâsır Türkiye’yi yoğuran Mütehakkim Zümreye mensûb…

***