0

Belediyecilik ülkemizde 1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi ile birlikte yeni bir boyut kazandı. Refah Partisi rahmetli Necmettin Erbakan hoca öndeliğinde girdiği seçimlerden %19,13 oy alarak İstanbul, Ankara, Kayseri, Konya ve Sivas gibi ülkemizin önde gelen illerinin Belediye Başkanlıklarını kazanmıştı. Ayrıca İstanbul'un birçok ilçesinde olduğu gibi Refah Partisi ülke genelinde de bir çok ilçenin belediye başkanlığını kazanmıştı.

Görevi devralan Refah Partili belediyeler hummalı bir hizmet yarışına girişmişti. Hangi Refah Partili belediyenin sınırlarına girseniz belediye başkanının kazma kürek çalışmaları ile karşı karşıya kalmanız mümkündü. Zira İstanbul da çöplerin patladığı zamanlar geride kalmış, Belediyecilik hizmetleri zirve yapmaya başlamıştı.

Refah Partisi belediyeciliğinin bu kadar başarılı olması Refah Partisine 1995 genel seçimlerini de kazandırdı. Aldığı %21,38 oy oranıyla Refah Partisi artık Türkiye'nin bir numaralı partisi konumuna gelmişti. Refah Partisinin bu başarısının altında yatan en büyük gerçek ise Refah Partili belediyelerin halka hizmet götürmesi, onların sıkıntılarını yakından dinlemesi ve çözüm bulmasıydı.

***

Belediyecilik özellikle ülkemizde siyaseten çok kilit bir noktada. Belediye seçimlerinde şahıslar ön plana çıkar. Fakat şahısların performansı bağlı olduğu partinin kaderini de direkt olarak etkiler. AK Parti hareketinin çıkış noktasında halktan çok büyük temayül bulmasının asıl nedeni işte bu bahsettiğimiz noktada saklıdır. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı yaptığı süre içerisinde halkı ile bütünleşen, İstanbul'un kronikleşen sıkıntılarını çözen ve belediyenin imkanlarını halkına hizmet olarak götüren Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kurulan AK Parti halkın büyük teveccühüne mazhar oldu. Bu teveccüh AK Parti'yi girdiği ilk seçimlerde tek başına iktidara taşıdı.

Büyükşehirlerde AK Parti belediyeciliğini başarılı bulanların sayısı oldukça fazla. Spor sahalarının yapılması ve bunun halkın, özellikle de gençlerin hizmetine sunulması gençler içinde bir fırsata dönüştü. Amatör sporlara yapılan destek ile amatör futbol takımlarının en büyük sıkıntısı olan toprak sahalarının suni çime dönüşmesine olanak tanıdı. Spor'un yanı sına kültür faaliyetleri de elbette öneli bir unsur. Ama en önemli atılımlar ulaştırma da yapıldı. Bunun en somut örneğini İstanbul da görmek mümkün.

***

Refah Partisi ile başlayıp AK Parti döneminde zirve yapan hizmet odaklı belediye anlayışı büyükşehirlerde hız kesmeden devam ediyor. AK Parti bunun karşılığını büyükşehirlerde ki belediye seçimlerinde halktan çok büyük teveccüh kazanarak alıyor. Zaten kalkınma noktasında AK Parti'nin siyasi çizgisi her kesim tarafından takdir görüyor. Bunu başarı hanesine bir artı olarak yazmak mümkün.

Fakat gel gelelim ilçe belediyeciliğinde son bir iki yıldır bir durgunluk göze çarpmakta. Sosyal medyanın etkisiyle artık toplumun yapılan bir işe karşı anlık reflekslerini ölçmek hemen hemen mümkün. Bu sebepten dolayı belediyeler hizmet odaklı ve uzun vadede son derece önemli işlere imza atmak yerine halkı kısa vadede mutlu edecek popüler işlere yöneldiler. Fakat kaçırdıkları noktalar var. Evet yapılan konserler, festivaller anlık olarak halktan büyük ilgi görüyor. Fakat uzun vadeli yatırımlar yerine seçtiğiniz bu kısa vadeli mutlu etme metotları uzun vadede belediye başkanına ve mensubu olduğu siyasi kuruma kaybettiriyor! Çünkü yaptığınız işlerdeki anlık mutluluklar bir sabun köpüğü gibi eriyip gidiyor! İnsanlar sizi belediye başkanlığı ve yönetimi olarak sürecin sonunda değerlendirdiklerinde ellerinde kalıcı olarak hiç bir şey kalmamış olarak buluyorlar.

***

Saçma sapan festivallere, konserlere ve salon programlarına harcanan paralar büyük oranda israf edilmiş paralardır. Belediyelerin bunu iyi anlaması lazım. Her yer betonlaşırken, çocuklar ve gençler oyun alanları bulamıyor. Dolayısı ile ya evden çıkmıyorlar yada vakitlerini sosyal medyada geçirmek zorunda kalıyorlar. Tabii buda ebeveynleri ve çocukları mutsuz ediyor. Belediyeler önlerine bir vizyon koyarak imar faaliyetlerine girişmeliler. Burada bahsettiğimiz - inşaat imarı - değil elbette!

Boşa harcanan paralar, kimseye faydası olmayan ve gövde gösterisine dönüşen programlar artık yapılmamalı! Bu mal ve emek israfına yol açar! Bunun yerine tam donanımlı gençlik merkezleri, spor okulları, her mahallenin en az üç - dört yerine güzel futbol ve basketbol alanları yapılmalı. Yani belediyeler gençlere spor ve sosyal alanlar yapmalı. İşte bunun imar faaliyetlerine girişmeliler! Sahası olmayan amatör kulüplere sahalar yapılıp, desteklenmelidir. Çünkü kendi yağıyla kavrulmaya çalışan o kulüplerde gençler spor yapabilir ve yarışmacı bir kimlik kazanabilirler. İlçelerdeki okullara spor salonları yapılması da olmazsa olmazlardan.

Yazımda belirttiğim gibi...

Yapılan popüler işler maddi ve manevi emek kaybıdır. Paraları saçarak yapılan konserler ve salon programları çoğunlukla yapılmış olmak için yapılıyor. Bu işler sabun köpüğüne benzer. Dönem sonunda bir bakarsınız ki elinizde hiç bir şey kalmamış. Halkın belediyeden çok ciddi beklentileri ve hizmet talepleri varken belediyelerin kendini halkın üzerine konumlandırması kabul edilemez. Popüler işler ve üstten bakmacı anlayış yanlıştır. Halkın verdiği oyla seçilerek, halktan topladığınız vergilerle halka rağmen icraatlar olmaz.

Ayrıca İstanbul da ve Türkiye deki birçok AK Parti belediyesine de buradan seslenmek isterim. Bir çoğunuz Sayın Cumhurbaşkanımıza halkın teveccühü sayesinde o koltuklarda oturuyorsunuz. Yaptığınız ve yapmadığınız işlerin yansıması direkt olarak Sayın Cumhurbaşkanımız ile halkın irtibatını etkiliyor. Bu sebepten dolayı kerameti kendinizden bilmeyin ve Cumhurbaşkanımız gibi uzun vadeli hedefleri olan işlere yönelin.

Unutmayalım;

Kişi vardır geldiği makamla yücelir, kişi vardır geldiği makamı yüceltir.

Cenabı Allah hepimize geldiğimiz noktalarda bulunduğumuz yerleri yüceltmeyi nasip etsin.