0
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı, hem Türkiye hem de AK Parti için yeni bir dönemin başlangıcıdır. Yeni bir dönemin işaret fişeği, Fatiha'sı... Erdoğan'ın Türk siyasetinin en güçlü liderlerinden birisi olduğu aşikar… Bunun yanı sıra O, siyasetin parametrelerini değiştiren, siyasetin yapısal sorunlarının üzerine cesaretle giden ve Türkiye'nin toplumsal sorunlarını çözme iradesini ortaya koyan bir aktördür. Fikirlerin değil de figüranların belirleyici olduğu bir toplumda Erdoğan, Türk toplumunun geldiği aşamanın göstergesi olmanın yanı sıra; Anadolu'nun yükseliş öyküsüdür. Siyasal merkezin Anadolu ile buluşmasıdır. Merkezin Anadolu'ya taşınması; Anadolu'nun merkezileşmesidir.
Dönüşüm Aktörü Erdoğan Olacak…
Erdoğan, siyasetin anlamını değiştiren ve dönüştüren bir liderdir. Hiç şüphesiz, 2002 yılında AK Parti'nin kuruluşu ile beraber, siyaset ve toplum kendi mecrasında yeniden akmaya ve bu büyük ırmak yatağını bulmaya başladı. 2002 yılı, neredeyse, bir milada dönüştü. Türk toplumunun yapısal sorunları, muhafazakar değişim perspektifinde çözülmeye başlandı. Değişim süreci sancılı olmasına rağmen bir hayli mesafeler alındı; şimdi sıra dönüşümün tamamlanması… Değişim ve dönüşüm şenliğine katılmayan toplum ve siyasetler tarih dışı kalır. Değişimin şefliğini yapan Erdoğan, Cumhurbaşkanı adaylığı ile dönüşümün de liderliğini üstleneceğini gösterdi millete.
Eğer Barış istiyorsanız…
Stratejiyi, "politik amaçların gerçekleştirilmesi için askeri olanakların kullanımı sanatı" olarak tanımlayan çağımızın askeri strateji uzmanlarından Sir Basil Liddell Hart, "Barış istiyorsanız önce savaşı anlayın" der. Lider, öncelikle, zamanın ruhunu doğru kavrayan, anlayan ve yakalan insandır; ancak lider, sadece zamanın ruhunu anlamakla yetinmez. Lider, toplumu değişim şenliğine sürükleyen, zamana hükmeden insandır. İşte bundan dolayı AK Parti'nin ontolojisinin merkezinde değişim ve dönüşüm var. Hatta AK Parti hareketinin tunç yasası bu değişim ve dönüşüm iradesidir.
AK Parti Siyasetinin Tunç Yasası…
Erdoğan ve AK Parti hareketinin siyasete en önemli katkısı, politika yapma biçimini değiştirmiş olmasıdır. Toplumun nabzını iyi tutan, risk almaktan çekinmeyen ve siyasetin geometrisini değiştiren AK Parti, toplumun beklentileri ile kendi politik ütopyasını buluşturmayı başardı. Bu başarının mimarı, şüphesiz Erdoğan'dır. Ve AK Parti'yi dinamik tutan ruh olsa gerek. Kürt meselesinin şiddet dilinden arındırılmaya başlanılması ve çözüm sürecinde bir hayli mesafe kat edilmesi, Alevilerin sorunlarının gündeme taşınması, AB Birliği üyelik müzakerelerinde gelinen aşama, ekonomik istikrar ve toplumsal hayatta uygulamaya konulan reform hamleleri, "AK Parti siyasetinin tunç yasası"nın bir sonucudur.