0

Ülkemizde, eski deyişle SSK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR'u yeni tabirle sosyal güvencesi olan herkes devletin sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. İstediğimiz vakit aile hekimimize ya da herhangi bir devlet hastanesine gidip 6TL katılım payı ödeyerek muayene imkanımız var. Üniversite hastanesine gidecek olduğumuzda 10 TL, özel hastanede ise 15TL katılım payı ödeyerek muayene olabiliyoruz.

Aslında 6TL olan katılım payı da sembolik bir tutar. Vatandaşı gereksiz yere ikinci basamak sağlık kuruluşlarına yani hastanelere gitmekten alıkoymak amacıyla konmuş bir tedbir. Öyle ya, tedavisini aile hekimliğinde yapabilecekken hastanelere gidip şişkinlik yaratmanın alemi yok.

Bütün bu anlattığım şeyler hepimizin yaşadığı olaylar. Fakat neredeyse bedava olarak yararlandığımız bu hizmetlerin parasının kim tarafından ödendiğinin farkında mıyız?

İyi işleyen bir sağlık sisteminin tabanında sağlam bir sosyal güvenlik sistemi olmalıdır. Adeta ikinci bir bütçe gibi toplanan prim gelirlerinden oluşan bu havuz sağlık giderlerinin finansmanında kullanılıyor. Ancak ülkemizde milyonlarca kişi sosyal güvence şemsiyesinin dışında olduğundan hükümetler bu kitleyi de sağlık hizmetlerinden yararlandırmak için yeşil kart vb. uygulamalar geliştirmişti. Bugün için kullanılan sistem "Genel Sağlık Sigortası". Kanunun ve ilgili mevzuatın yürürlüğe girdiği tarihten bu yana ağır aksak ilerleyen ve birçok pürüzü bulunan bu uygulama nihayet torba yasada yer alan düzenlemeler ile mecliste görüşülüyor.

Uygulama, hiç çalışmayanlara gelir testi yaparak ne kadar pirim ödeyeceklerini belirliyordu. Ancak yapılan gelir testinde kişinin değil yaşadığı evin, ailenin geliri esas alınıyor buna göre bir hesaplama yapılarak çeşitli gelir dilimlerine denk düşen farklı prim ödemeleri belirleniyordu. Mesela üniversiteyi bitirmiş ama henüz bir işe girememiş bir gencin hiçbir geliri olmadığı halde (ailenin toplam geliri hesaplanıp fert sayısına bölünerek bulunan miktar) aylık pirim ödemesi gerekiyor.

Görüşülen tasarı meclisten geçerse bu garabet ortadan kalkacak. Artık ailenin gelir durumuna bakılmaksızın Devletin sunduğu sağlık hizmetinden yararlanmak isteyenler, asgari ücretin yüzde 3'ü kadar bir tutarı, yani 53TL aylık yatırarak Genel Sağlık Sigortası kapsamına girmiş olacak.

Ayrıca her yıl yaklaşık 10 milyon insan devletin sunduğu sağlık hizmetinden yararlanabilmek için gelir testi yaptırıyor. Gelir testi yaptırmayıp, hiçbir sağlık hizmetinden yararlanamayan vatandaş sayısı ise 3 milyona yakın. Yeni tasarı ile gelir testi de artık yaptırılmayacak.

Bu torba yasanın meclisten geçmesi ile artık devletin sağlık hizmetlerinden yararlanamayacak kimse kalmamış olacak. Bu hayırlı çaba ile Türkiye sosyal devlet umdesine biraz daha yaklaşmış olacak.