Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan yazma eserler, artık yalnızca kütüphane ve arşivlerde fiziksel olarak incelenen kaynaklar olmaktan çıkıyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın (TÜYEK) yürüttüğü dijitalleştirme çalışmalarıyla 485 bin yazma ve nadir matbu eserin görüntüsü çevrim içi erişime sunuldu. Böylece araştırmacılar, özgün nüshalara başvurmadan çok sayıda eseri internet üzerinden inceleyebiliyor.

Dijitalleştirme eserlerin korunmasına katkı sağlıyor

Dijitalleştirmenin amacı yalnızca eserleri daha geniş bir kitleyle buluşturmak değil; araştırma sırasında özgün nüshalara duyulan ihtiyacı azaltmak da sürecin önemli hedefleri arasında yer alıyor.

Yazma eserlerin sürekli fiziksel olarak taşınması ve incelenmesi, zaman içinde yıpranmaya yol açabilecek etkenler arasında bulunuyor. Dijital görüntülerin araştırmacıların kullanımına açılmasıyla birlikte birçok inceleme işleminin özgün nüshaya başvurmadan yapılabilmesi hedefleniyor.

Dijital arşiv aynı zamanda kültürel mirasın korunması açısından ikinci bir güvenlik alanı oluşturuyor. Deprem ve benzeri afetlerde fiziksel eserin zarar görmesi halinde dijital kayıtların içeriğin korunmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.

Görüntüleme öncesinde eserlerin durumu inceleniyor

Bir eserin dijital arşive aktarılması, doğrudan görüntü alınmasıyla sınırlı bir işlem olarak yürütülmüyor. Sürecin başlangıcında eserin fiziksel durumu uzmanlar tarafından değerlendiriliyor.

Uzmanlarının kontrollerinin ardından gerekli koruyucu işlemler gerçekleştiriliyor. Dijital görüntüleme aşamasında da eserin fiziksel yapısını mümkün olduğunca koruyan yöntemlerden yararlanılıyor.

Çekimlerin tamamlanmasının ardından yüksek çözünürlüklü dijital görüntüler hazırlanıyor. Bununla birlikte eserin bibliyografik bilgileri de sisteme ekleniyor. Uluslararası kataloglama standartları doğrultusunda düzenlenen bu veriler, araştırmacıların aradıkları nüshayı katalog üzerinden daha kolay tespit etmesine imkan veriyor.

Eserlere günün her saatinde ulaşılabiliyor

TÜYEK’in dijital portalı, fiziksel kütüphanelerin çalışma saatlerinden bağımsız biçimde kullanılabiliyor. Araştırmacılar internet bağlantısı üzerinden eserlerin künye bilgilerini görüntüleyebildiği gibi dijital nüshalara da ulaşabiliyor.

Bu sistem sayesinde farklı şehirlerde veya ülkelerde bulunan araştırmacıların aynı koleksiyona çevrim içi olarak erişebilmesi mümkün hale geliyor. Özellikle nadir ve fiziksel erişimi güç eserlerin dijital kopyalarının bulunması, araştırma süreçlerinin daha kolay yürütülmesine katkı sağlıyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dijitalleştirme çalışmalarının uluslararası standartlar doğrultusunda sürdürüldüğünü belirtti. Ersoy, yüz binlerce eserin yüksek çözünürlüklü biçimde dijital ortama aktarılmasıyla kültürel mirasın daha geniş bir kullanıcı grubuna ulaştığını ifade ederek süreçte görev yapan uzmanlar, restoratörler ve diğer çalışanlara teşekkür etti.

Dijital koleksiyona milyonlarca erişim

TÜYEK’in dijital portalı, koleksiyonun kapsamının yanı sıra kullanım yoğunluğuyla da dikkat çekiyor. Sistemde 30 binden fazla kayıtlı üye bulunuyor. Portalın bugüne kadar aldığı ziyaret sayısı 1 milyon 366 bin 708 olurken, dijital koleksiyondaki eser görüntülerinin toplam görüntülenme sayısı 5 milyon 863 bin 19’a ulaştı.

Portal üzerinden kullanıcıların incelediği sayfa sayısı 15 milyon 435 bin 539 olarak kayıtlara geçti. Dijital içeriklerden indirilen sayfa sayısı ise 1 milyon 603 bin 275 oldu.

Eserlerin dijital görüntülerini incelemek için ücret ödenmesi gerekmiyor. Dijital sayfaların indirilmesi için ise sistem üzerinden ücretsiz üyelik oluşturulması gerekiyor. Bu yapı, fiziksel koleksiyonlara erişimi sınırlı olan araştırmacılara da geniş bir çalışma alanı sağlıyor.

Dijital kültür mirasında yeni teknoloji dönemi

TÜYEK’in dijital arşiv çalışmalarının önümüzdeki dönemde teknolojik imkanlarla daha da geliştirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilerden yararlanılması ve dijital kültür hazinesinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Bugün portal üzerinden erişilebilen 485 bin eser, yazma ve nadir matbu koleksiyonların dijital ortamda araştırmacılara açılması bakımından önemli bir kaynak oluşturuyor. Çalışmaların devam etmesiyle birlikte hem araştırma imkanlarının genişletilmesi hem de özgün nüshaların gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik dijital koruma altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor.