0

Adetullah gereğidir..

Bir şey ne hep kötü gider, ne de hep iyi…

16 Nisan referandumundan çıkan Evet kararı açık bir şekilde ilahi kader rüzgarını arkamıza aldığımızı gösteriyor.

***

Ülkemiz yaşadığı kalkınma süreci ile bir anda Dünya'nın dikkatini üzerine çekmişti. Türkiye bir şekilde frenlenemez ise izlediği hilafet politikası sayesinde tüm İslam Ümmetinin liderliğini yeniden alacaktı.

Tüm dertleri işte buydu!

Müslümanların bir araya gelmemeleri...

Bunun için her yola başvurdular. Kapatma davaları, Gezi Parkı süreci, 17-25 Aralık operasyonu ve 15 Temmuz hain darbe girişimi. Her yolu denediler fakat başaramadılar.

En sonunda Türkçe gazete bile çıkararak Avrupa da Hayır kampanyası yürüttüler. Adeta post-modern bir haçlı ittifakı yeniden karşımıza çıktı.

Böyle bir durumda ilk düşüneceğimiz şey elbette ki Ümmet-i Muhammed'in selameti ve devletimizin bekasıydı. Hayatta bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden bir tanesi de hiç şüphesiz vatansız kalmaktır.

***

Referandum sürecini hayati derecede kritik yapan diğer bir unsur da daha önce de zikrettiğimiz gibi Dünya'da ki tüm mazlum ve mağdur Müslümanların son kalesi, hamisi olan Türkiye'nin bu süreçten dimdik bir şekilde çıkmasıydı.

Hamdolsun...

Dünya'nın neresinde bir Müslüman varsa hepsinin umutları halk oylaması sonucunda tazelenmiştir.

Unutmamak lazım gelir!

Türkiye asla sadece Türkiye değildir!

Türkiye Filistindir, Kuzey Afrikadır, Java Adasıdır, Türkistandır, Bosnadır, Çeçenistandır. Türkiye Açedir!

Cennetmekan Sultan 2. Abdülhamid Han hazretleri gibi Sayın Cumhurbaşkanımız da hiç bir Müslüman'ın mazlum ve mağdur olmaması için var gücü ile çalışmaktadır.

Siz her ne kadar "halifelik makamı fiili olarak ilga edildi" diyerek bu vebali üstlenmekten kaçınsanız da Dünya'da ki tüm Müslümanlar için İstanbul hala Payitahtır ve halifelik makamı gönüllerde ve zihinlerde ilk günkü muteber yerini korumakta, yüce devletimizin şahsında vücut bulmaktadır.

***

O halde bu referandum sonucunda sadece Türkiye değil, Dünya'nın neresinde bir mazlum Müslüman varsa o da kazanmıştır.

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak! Bu Ümmet dirilişini idrak etmiştir.

Bu ümmet artık yükseliş dönemine girmiştir. Allah Sayın Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin. Biz kendisinin Ümmet-i Muhammed'in sıhhat ve selameti için çalıştığına şahidiz.

Şimdi görev ülkemizin gençlerinde. Yol açılmıştır! Artık bu yolda durmadan ilerlemek gerekir. Çok çalışmak, iyi tahsiller yapmak, bilim ve fende en büyük atakları yapmak zorundayız. Zira tüm Müslümanlar bizden hizmet beklemektedir.

Şunu unutmayalım!

Yüce Allah'ın bizim hiç bir ibadetimize ve hizmetimize ihtiyacı yoktur. O "ol" der ve her şey olur. Biz ancak olacak hizmetlere vesile olabilir ve böylece ahiretimizi kazanabiliriz. İş vesile olmaya çalışmakta!