Amerika Birleşik Devletleri'nin Donald Trump'ın ikinci döneminde yayınladığı yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, küresel dengeleri kökten değiştiriyor. Bu belge, ABD'nin geleneksel küresel liderlik rolünden gönüllü olarak vazgeçtiğini ilan ederken, Avrupa'yı doğudan Rusya'nın revizyonist saldırganlığı ve batıdan ABD'nin soğuk terk edişi arasında sıkışmış bir mengene içine hapsediyor. Avrupa, yalnızlaşmış ve savunmasız bir kıta haline geliyor. Ancak bu kriz, Avrupa için bir fırsat da sunuyor: Güçlü bir savunma mekanizması kurmak ve üçüncü bir süper güç haline gelmek için Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne (AB) entegre etmek.

Türkiye'nin savunma sanayii gücü, dünyanın en savaşçı ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri, dinamik nüfusu ve köklü askerlik kültürü, Avrupa'yı ABD ve Rusya'ya karşı koruyabilecek yegâne unsur. Türkiye olmadan Avrupa, bu mengeneden kurtulamaz; aksine, parçalanır ve yutulur. Bu strateji, ABD'nin emperyalist politikalarının son halkası olarak, dünya düzenini 19. yüzyılın etki alanlarına bölme mantığına geri döndürüyor, ama Avrupa'nın cevabı Türkiye merkezli bir birlik olmalı.

Yeni strateji, ABD'yi "kalıcı hakimiyet" peşinde koşan bir güç olmaktan çıkarıyor. Artık "diğer ülkelerin iç işleri, sadece doğrudan çıkarlarımızı tehdit ederse bizi ilgilendirir" diyor. Bu, Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu düzenin sonu. Kremlin'in bu belgeyi kendi çok kutuplu vizyonuyla uyumlu bulması rastlantı değil. Rusya, Çin ve diğer revizyonist güçler için bu, açık bir davetiye. ABD, Monroe Doktrini'ni canlandırarak Batı Yarımküre'de hakimiyetini güçlendirirken, Avrupa'yı "kendi savunmasının birincil sorumluluğunu üstlenmeye" davet ediyor. Bu, "Atlas gibi dünyayı sırtımda taşımayacağım" mesajı. Transatlantik ittifakın fiilen çöküşü demek. Avrupa, ne tam müttefik ne de güvenilir ortak olarak görülüyor. Ancak bu terk ediliş, Avrupa'yı uyandırabilir: Türkiye'yi AB'ye katarak, kıtanın askeri ve demografik gücünü katlamak.

Türkiye'nin savunma sanayii, insansız hava araçlarından (İHA) balistik füzelere kadar uzanan yenilikçi teknolojileriyle Avrupa'yı dönüştürebilir. Türk ordusunun savaşçı ruhu ve tecrübesi, NATO'nun en büyük ikinci ordusu olarak, Avrupa'yı Rusya'nın hibrit tehditlerine karşı kalkan yapar. Dinamik genç nüfusuyla Türkiye, Avrupa'nın yaşlanan demografisini canlandırır ve askerlik kültürüyle kıtaya disiplin ve direnç aşılar. Türkiyesiz bir Avrupa, savunmasız bir kale gibidir; kapıları açık, duvarları çürük.

Bu yaklaşım, ABD'nin tarihsel emperyalizminin uzantısı. Washington, çıkarlarını "liderlik" maskesi altında dayatırken, şimdi liderliği bırakıp faturayı Avrupa'ya kesiyor. Strateji, Avrupa'yı ekonomi, savunma ve demokrasi zayıflıklarından dolayı eleştiriyor, hatta terk etmekle tehdit ediyor. Dahası, Avrupa içinde "mevcut gidişata direnç" teşvik ediyor; bu, AB'yi zayıflatmak ve iç müdahalelere kapı açmak demek. ABD, Avrupa'yı yönetemeyeceğini kabul ederken, Brüksel'i rakip gibi görüyor. Bu ikiyüzlülük, emperyalist kibirin zirvesi. Avrupa'nın cevabı, Türkiye'yi entegre etmek olmalı. Türkiye'nin AB üyeliği, kıtayı üçüncü süper güç yapar: ABD ve Çin/Rusya bloklarının arasında dengeli bir odak. Türk savunma sanayii, Bayraktar TB2 gibi İHA'larla Ukrayna'da kanıtlanmış başarılar sunuyor; bu teknolojiyi Avrupa'ya yaymak, kıtayı Rusya'ya karşı üstün kılar. Türk ordusunun savaşçı geleneği, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bir miras; bu kültür, Avrupa'nın yumuşak güç odaklı yaklaşımını sertleştirir. Dinamik nüfus, 85 milyonluk genç Türkiye, Avrupa'nın iş gücü açığını kapatır ve inovasyonu hızlandırır. Türkiye olmadan, Avrupa ABD'nin terk edişine ve Rusya'nın baskısına boyun eğer.

ABD'NİN AVRUPA'YI ŞEKİLLENDİRME VE BÖLME GELENEĞİ

ABD'nin Avrupa'ya yaklaşımı, hiçbir zaman eşitlik temelli olmadı. II. Dünya Savaşı sonrası Marshall Planı ile kıtayı ekonomik olarak ayağa kaldıran Washington, bunu NATO aracılığıyla askeri bağımlılığa çevirdi. Avrupa, Sovyet tehdidine karşı tampon bölge oldu, ama bu "koruma" sıkça müdahaleye dönüştü. Soğuk Savaş'ta CIA'nın Avrupa operasyonları, demokrasiyi zehirledi. İtalya'daki Gladio ağı, komünist partileri engellemek için terör eylemleri düzenledi ve aşırı sağı besledi.

Yunanistan'da 1967 darbesi, ABD desteğiyle gerçekleşti; binlerce insan işkenceye, ölüme veya sürgüne uğradı. Tüm bunlar "komünizmle mücadele" adı altında yapıldı. Bu müdahaleler, Avrupa'yı böldü ve zayıflattı.

Soğuk Savaş sonrası, ABD'nin NATO'yu doğuya genişletmesi Rusya'yı provoke etti ve Avrupa güvenliğini riske attı. 1999 Kosova müdahalesi, BM onayı olmadan yapıldı ve Balkanlar'da etnik çatışmaları alevlendirdi. 2003 Irak işgali, Avrupa'yı ikiye böldü: İngiltere ve Doğu Avrupa ABD'yi desteklerken, Fransa ve Almanya karşı çıktı. Bu bölünme, AB'nin dış politikasını felç etti. Avrupa, mülteci akınları ve terörle faturayı ödedi. Ukrayna krizi, bu emperyalizmin güncel yüzü. Ukrayna2014 Maidan olayında ABD'nin rolü tartışmalı, ama NATO genişlemesi Rusya'yı kışkırttı. Savaşta ABD silah verdi ama asker koymadı; yük Avrupa'ya kaldı: Enerji krizi, mülteciler, yaptırımlar.

Şimdi yeni strateji, Ukrayna'nın NATO üyeliğini kapatıp Rusya ile "istikrar" arayarak Avrupa'yı yalnız bırakıyor. Bu, Rusya'yı cesaretlendirir. Avrupa'nın kurtuluşu, Türkiye'yi AB'ye katmak. Türkiye'nin savunma sanayii, ASELSAN, TUSAŞ gibi şirketlerle Avrupa'yı teknolojik olarak güçlendirir. Türk ordusu, Suriye, Libya ve Azerbaycan, Somali operasyonlarında savaşçı yeteneğini gösterdi; bu tecrübe, Avrupa'ya aktarılırsa kıta Rusya'ya karşı üstün olur. Dinamik nüfus, Avrupa'nın yaşlanan toplumuna karşı panzehir: Türkiye'de genç oranı %60'larda, bu enerji kıtayı canlandırır. Türk askerlik kültürü, zorunlu hizmetten gelen disiplin, Avrupa ordularını dönüştürür. Mete Han’dan beri "her Türk asker doğar" anlayışı, Avrupa'ya direnç kazandırır. Türkiyesiz Avrupa, bölünmüş ve zayıf kalır; ABD'nin bölme geleneği devam eder.

ABD, MASHALL PLANI İLE AVRUPA’NIN KOLUNU KANADINI KESTİ

Tarihsel olarak, ABD Avrupa'yı şekillendirirken hep kendi çıkarlarını ön plana koydu. Marshall Planı'nın arkasında, Avrupa pazarlarını Amerikan mallarına açmak vardı. NATO, Avrupa'yı bağımlı tuttu ama ABD'nin Vietnam, Afganistan gibi maceralarına sürükledi. Soğuk Savaş'ta Avrupa'daki üsler, ABD'nin küresel hakimiyetinin parçasıydı. Şimdi terk ediş, bu döngünün sonu. Avrupa, Türkiye'yi entegre ederek döngüyü kırabilir. Türkiye'nin jeostratejik konumu, Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e, Avrupa'yı enerji ve güvenlik açısından güçlendirir. Savunma sanayii işbirliği, ortak üretimle maliyetleri düşürür ve teknolojileri paylaşır. Türk ordusunun savaşçı yeteneği, Avrupa'nın barış odaklı askerlerini motive eder; ortak tatbikatlarla entegrasyon sağlanır. Nüfus dinamizmi, göçmen entegrasyonuyla Avrupa'nın demografik krizini çözer. Askerlik kültürü, sivil savunma eğitimleriyle kıtaya yayılır. Bu entegrasyon, Avrupa'yı üçüncü süper güç yapar: ABD'nin terk edişine karşı bağımsız, Rusya'nın tehdidine karşı güçlü.

ABD'nin bölme politikaları, Avrupa'yı içten zayıflattı. Irak işgalinde "eski Avrupa" vs. "yeni Avrupa" ayrımı, AB'yi böldü. Ukrayna'da benzer bölünmeler yaşandı. Türkiye'nin AB üyeliği, bu bölünmeleri onarır: Balkanlar'dan Orta Doğu'ya köprü olur. Türkiyesiz bir AB, eksik kalır; savunma gücü yetersiz, nüfus yaşlı, kültür pasif. Türk savunma sanayii, dronlardan tanklara yenilik getirir; Avrupa'nın Airbus gibi modellerini savunma alanında uygular. Ordunun savaşçı niteliği, NATO'yu dönüştürür; Avrupa komutasında bir güç olur. Dinamik nüfus, inovasyon ve girişimcilik getirir; Silikon Vadisi gibi Avrupa Vadileri kurulur. Askerlik kültürü, ulusal güvenlik bilincini yükseltir. Bu olmadan, Avrupa ABD'nin emperyalist geleneğine yenik düşer.

GÜNCEL TEHDİT: DOĞU VE BATIDAN GELEN MENGENE

Avrupa bugün mengenede: Doğuda Rusya hibrit savaş yürütüyor – siber saldırılar, dezenformasyon, enerji şantajı, askeri tehditler. Amaç, parçalanmış bir Avrupa. Yeni ABD stratejisi, Rusya ile işbirliğini önererek tehdidi görmezden geliyor. Ukrayna planları, toprak tavizleri ve NATO duraklaması içeriyor; bu, Rusya'yı tatmin etmez, iştahını açar.

Batıdan baskı sinsi: ABD nükleer şemsiyeyi korur ama konvansiyonel savunmayı Avrupa'ya devreder. 2027'ye kadar gerçekleşebilir. ABD Savunma Bakanı'nın "esnek gerçekçilik"i, odağı Çin'e kayıyor. Avrupa ikincil. Strateji, Avrupa'yı demografik çöküş, ekonomik durgunluk ve savunma yetersizliğiyle suçluyor. Çözüm terk etmekse, bu emperyalizm. ABD, Avrupa savunma sanayisini desteklemek yerine bırakıyor; NATO sorgulanır.

Çin faktörü ekleniyor: ABD Avrupa'dan Çin'e karşı safta yer almasını bekliyor, ama Avrupa ekonomik bağlar nedeniyle tereddütlü. Gerilim artar. Avrupa, enerji güvenliğinden dayanıklılığa yatırım yapmalı.

Bu tehditlere karşı, Türkiye'nin AB üyeliği anahtar. Türkiye'nin savunma sanayii, Rusya'nın Ssavaş ve saldırı ekipmanlarına karşı alternatif sunar; ortak üretimle Avrupa bağımsızlaşır. Türk ordusu, Karadeniz'de Rusya'ya karşı caydırıcı; savaşçı tecrübesi, Avrupa'ya aktarılır.

Türkiye olmadan, mengene sıkar: Rusya doğudan ezer, ABD batıdan iter. Türkiye'yle, Avrupa üçüncü güç olur – dengeli, güçlü, bağımsız.

Doğu tehdidi detaylı: Rusya'nın siber saldırıları, Avrupa seçimlerini etkiliyor; dezenformasyon bölüyor. Enerji şantajı, kışları donduruyor. Askeri tehdit, Baltıklarda somut. ABD'nin görmezden gelmesi, Avrupa'yı yalnız bırakır. Türkiye'nin entegrasyonu, Karadeniz güvenliğini sağlar; Türk donanmasıyla ortak devriyeler. Savunma sanayii, anti-siber teknolojiler geliştirir. Ordunun savaşçı ruhu, Avrupa askerlerini eğitir; ortak komandolar. Nüfus dinamizmi, istihbarat ağlarını genişletir. Kültürel direnç, dezenformasyona karşı kalkan.

Batı tehdidi: ABD'nin devri, Avrupa ordularını yetersiz bırakır. Demografik çöküş, asker sayısını düşürür. Ekonomik durgunluk, harcamaları sınırlar. Türkiye, bu boşlukları doldurur: Genç nüfusuyla dinamizm sağlar, savunma sanayiiyle ekipman. Savaşçı kültür, motivasyon getirir. Çin geriliminde, Türkiye'nin Türkistan (Orta Asya) bağları arabulucu olur. Bu entegrasyon, mengeneyi kırar.

EMPERYALİST KİBİR VE OLASI SONUÇLAR

Stratejinin kökü emperyalist kibir: ABD, dünyayı çıkarlarına göre şekillendirir. Güç kaybını müttefikleri cezalandırarak yönetir. Revizyonist devletleri görmezden geliyor; Rusya'ya taviz, yeni talepler doğurur.

Avrupa için sonuçlar ağır: AB, savunma geliştirmeli. Almanya ve Fransa yetmez; birlik şart. NATO Avrupa odaklı olmalı. ABD'nin iç müdahaleleri, popülistleri güçlendirir – Macaristan, Polonya örnek.

Enerji güvenliği kritik: Rusya'dan kopuş pahalı. Yenilenebilir, nükleer yatırımlar şart. Hibrit tehditler içten çökertebilir.

Uzun vadede, Avrupa bağımsız kutup olmalı. Bu süreç acı, ama tarih ABD'nin terk edişlerinde Avrupa'nın yol bulduğunu gösterir. Kriz, birlik doğurabilir.

Türkiyesiz olmaz: AB'ye katmak, savunma mekanizmasını güçlendirir. Türk savunma sanayii, ortak fonlarla büyür. Ordunun savaşçı niteliği, Avrupa Savunma Birliği'nin çekirdeği olur. Dinamik nüfus, ekonomik canlanma getirir. Askerlik kültürü, ulusal güvenlik doktrini yaratır. Bu, Avrupa'yı üçüncü süper güç yapar: ABD ve Rusya/Çin'e karşı dengeli hale getirir. Emperyalist kibir yenilir; Avrupa yükselir.

Sonuçlar detaylı: Popülist yükseliş, AB'yi zayıflatır. Türkiye, demokratik entegrasyonla dengeler. Enerji yatırımları, Türkiye'nin boru hatlarıyla desteklenir. Hibrit savunmada, Türk istihbaratı katkı sağlar. Uzun vadede, Türkiye'yle Avrupa küresel oyuncu olur. Özellikle ticaret, diplomasi, askeri güçte.

SONUÇ: UYANIŞ ZAMANI

ABD'nin stratejisi, Avrupa'yı emperyalist mengenede sıkıştırıyor. Washington, çıkarlarını korurken müttefikleri feda ediyor. Transatlantik ittifak sonu, kaotik çok kutuplu dünya başlangıcı. Avrupa harekete geçmeli: Savunma yatırımları, enerji bağımsızlığı, inovasyon, birlik. Anahtar Türkiye: AB üyeliğiyle, kıta üçüncü süper güç olur. Türkiye olmadan, ABD ve Rusya'ya karşı korunamaz. 2025 son günlerinde, Avrupa kaderini ellerine almalı: Türkiye'yi entegre et, mengeneyi kır, yüksel.

ABD ise bu politikayla kendi itibarını yerle bir ediyor. Tarih, müttefiklerini terk eden süper güçlerin uzun vadede yalnız kaldığını gösteriyor. Avrupa uyanırsa, belki bu mengene kırılır ve kıta gerçek bir küresel güç olarak doğar. Aksi takdirde, parçalanmış bir Avrupa, Rusya ve Çin'in av sahası olur. Zaman daralıyor; 2025'in son günlerinde, Avrupa'nın kaderi kendi ellerinde.

Zaman dar; Türkiye'yle birlik, zafer anahtar.