Hamas’ın silahlı kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları, asıl adı Hudayfa Samir Abdullah el-Alkhout olan Ebu Ubeyde'nin, İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini aylar sonra resmi olarak açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Ebu Ubeyde’nin 30 Ağustos 2025 tarihinde, Gazze’nin batısında bulunan el-Rimal Bölgesi’ndeki bir binada, yerinin tespit edildiğini ve buraya yapılan hava saldırısı sonucunda hayatını kaybettiğini, dört ay önce duyurmuştu. Hamas ise büyük yankı uyandıran bu iddiayı, uzun bir süre doğrulamamış ve Ebu Ubeyde'nin durumu hakkında net bir açıklama yapmamıştı.

O dönemde, Ebu Ubeyde’nin akıbeti hakkında çeşitli iddialar ortaya atılsa da Hamas’a yakınlığıyla bilinen yerel kaynaklar; Ebu Ubeyde, eşi İsra Jabr ve çocukları İbrahim, Liyan, Minetullah ve Yeman’ın şehit edildiklerini doğruluyordu.

Muhteşem hitabeti, cesur yüreği ve sarsılmaz imanıyla milyonlarca Müslümana rol model olan Ebu Ubeyde, 1984 yılında Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan Cibaliya Mülteci Kampı’nda doğmuştu.

Coğrafya öğretmeni olan babası, tüm imkânsızlıklara rağmen çocuklarının eğitimine önem veren bir ebeveyndi... Oğlunu, mülteci çocukların gittiği Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Okulu’na göndermişti.

Küçük yaşlardan itibaren İslami eğitim de alan Ebu Ubeyde, dindarlıkları ve kahramanlıklarıyla meşhur Alkhout ailesine mensuptu. Bazı kaynaklarda, Alkhout sülalesinin Türk kökenli olduğuna dair ciddi iddialar yer almaktadır.

Eğitim hayatına Gazze İslam Üniversitesi'nde devam eden Ebu Ubeyde, burada tefsir alanında doktora çalışması yapmış, lakin mevcut şartlar nedeniyle tezini bitirememişti.

Çevresinde keskin zekâsı ve korkusuzluğuyla tanınan Ebu Ubeyde, 2000 yılında başlayan İkinci İntifada döneminde, Hamas’a katılma kararı almıştı. Genç adam, Hamas’a katıldıktan beş yıl sonra temsil ve hitabet yeteneği sayesinde, Kassam Tugayları Basın Sözcülüğü görevine getirildi.

7 Ekim Aksa Tufanı Harekâtıyla dünya genelinde tanınır hale gelen Gazzeli mücahit, gözleri hariç yüzünü ve kafasını tamamen örten kırmızı kefiyesi, yürekleri titreten konuşması ve kararlı duruşuyla tüm dikkatleri üzerine çekmiş ve direnişin sembol ismi olmuştu.

Uzun yıllar boyunca İsrail’in ölüm listesinde yer alan Ebu Ubeyde, çok sayıda suikasta uğradı. Bu nedenle sıklıkla ev değişikliği yaparak, ailesinin güvenliğini sağlamaya çalışıyordu.

İsrail istihbaratı her yerde Ebu Ubeyde’yi arıyor; onu bulamayınca yakınlarına saldırılar düzenliyordu. Bu saldırılarda, Ebu Ubeyde’nin kız kardeşleri Haya ve Afnan, aileleriyle birlikte katledilmişti. Bir başka saldırı da ise diğer kız kardeşi Yusra ve kocası yaralanmış, çiftin çocukları ise şehit olmuştu.

Ebu Ubeyde, sözcülük görevinin yanı sıra Kassam Tugayları Askeri Konseyi'nde de yer alıyordu. Gazze direnişinin görünmeyen aklı ve Kassam tünellerinin mucidi olarak bilinen efsanevi başkomutan, Muhammed Dayf’a da yakın bir isimdi...

Kırk yıllık ömrünü, milletinin özgürlüğüne adayan ve bu uğurda büyük bedeller ödeyen Gazzeli savaşçının kahramanlıklarla dolu asil hikâyesi ve aziz hatırası, yıllar geçse de hafızalardan silinmeyecek ve gelecek nesillere örnek olacaktır.

Sadece Müslümanlar tarafından değil, farklı din ve ideolojiye sahip topluluklarca da sevilen Ebu Ubeyde, dünya var oldukça, Hakkın ve Hakikatin Hür Sedası” olarak anılacaktır.

Kendisinin de dediği gibi bu soylu direniş, şartlar ne olursa olsun, Berren ve Bahren ve Cevven” devam edecektir.

***

Kassam Tugayları Basın Sözcüsü pazartesi günü yaptığı açıklamada; Ebu Ubeyde ile birlikte Kassam Tugayları Başkomutanı Muhammed Sinvar (Yahya Sinvar’ın kardeşi), Refah Tugay Komutanı Muhammed Şebbane, Kassam komutanlarından Hakem el-İsa ve Şeyh Raid Saad’ın da şehadet haberlerini doğruladı. Rabbim, bu cesur savaşçıların şehadetini makbul eylesin.

“Gazze’de adamlar düşüyor toprağa,

Koca koca adamlar,

Yürekleri cesaret dolu ve isyankâr,

Adımlarıyla yedi kat arzı titretiyor.

Gazze’de adamlar düşüyor toprağa

Koca koca adamlar,

Öyle ürkütücü bakışları var ki

Golyat’ı yenen devleri ürkütüyor…”