İnsan aynaya küstüğünden beri kendine yabancılaştı. Kendini tanıyamayan insanın başkasını tanıması, dünyayı anlaması, hayatı anlamlandırabilmesi mümkün olmasa gerek. Kendinden başlamadığın hiçbir yolculuk menziline varamaz. Bugün dünyanın dönüşünün ve dönüşümünün bu kadar hızlandığı bir zamanda bir şeylere yetişmek istiyorsanız önce kendinizin farkına varmalısınız. Kendini anlamakla başlar insan dünyayı anlamaya.
En son üçüncüsünü yayınladığımız “Aforizmalar” yazı dizimizin kendimizi, hayatı, dünyayı anlama ve anlamlandırma ile ilgili olanlarından bazılarını siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz. Düşünerek okumanız dileğiyle…
* Dur Ey Arkadaş! Ağır çekim yaşa hayatı bugün.
* Uykusu ağır olanın, rüyası güzel olur.
* Rüzgârda savrulan, rüzgâr dindiğinde kurumuş yaprak misali toprağa düşmekten kurtaramaz kendini.
* Unutmayalım ki; bugün bulunduğumuz yerlerde, dün birileri vardı ve şimdi o birilerini hatırlayanımız bile yok. Yarın sizi hatırlatacak bir anı bırakın dünyaya.
* "Bir yağmur damlası ne yapabilir" diye düşünme. Belki de mermeri delecek son damlasındır.
* İnsan dediğin topu topu iki hece... Bir tarafı gündüz, kalan her tarafı gece....
* İnsan kendisine varamadıktan sonra hangi öte, sıladır ona.
* Doğruyu söylüyorsan, kovulman yakındır onuncu köyden.
* Her güzelliğin bir çilesi, bir bedeli vardır. Baharın yolu bile kıştan geçer.
* İnsan nasıl biri olduğunu görmek istiyorsa kendi zihnine ve kalbine baksın. Çünkü zihin ve kalp, ruhun aynasıdır.
* Toprağından koparılmış hiçbir ağaç özgür değildir.
* Bazen cümle de yorulur. O vakit ‘hal dili’ ile sükût etmeli insan.
* Nice kalabalıklarda yalnızdır insan, bazen de kendi yalnızlığında bile fazladır kendine.
* Sığınacak limanın yoksa hayat rüzgârı karşısında fazla dayanamazsın. Alabora olmadan rotanı ve limanını doğru belirlemesin.
* Kalbinizle tutunun hayata… Ki kalbin sesi en huzurlu terazisidir hayatın!
* İnsanın kendisiyle verdiği savaşın kazananının kim olduğu bilinmez ama kaybedeni yine kendisi olur.
* Başkasında gördüğümüz kusuru kendimizde aramaktan imtina ettiğimiz müddetçe çevremizi hep kusurlu görürüz.
* Her günümüz dünü şikâyet ile geçerse yarınlar için hayal kurmak budalalık olur.
* Yorgunluk nedir, bilir misin? Kendinden farklı biri olmaya çalışmaktır.
* Bazen kendini bir kafese hapsolmuş hissedersin. Belki de o kafes seni etrafındaki tehlikelerden koruyan bir kalkandır ve bunun farkına varabilmektir hikmet.
* Özüne dönmeli insan, özünde aramalı kendini, başka arayışlar uçuruma götürür insanı!
* Bugün hedefine ulaştığını düşünen kişinin, yarın yürüyecek yolu kalmamıştır.
* Dünün tekrarı bir bugün yaşıyorsak; yarın için umut besleyip hayal kurmak için boşa vakit harcamanın gereği yoktur.
* Hayatından herkesin ve her şeyin geçtiğinden şikâyet ederken, kendinin de bu hayattan geçtiğinin farkında mısın?
* Sorunu tespit etmek aklın işi, kabul etmek ise kalbin işidir. Sorunu kabul etmek ise çözümün ilk adımıdır.
* İnsan, sahip olamadığının cesuru, imtihan olmadığının şövalyesidir. Hep bir Don Kişot olarak dolaşıyoruz sokaklarında hayatın.
* Çilesine katlandığın yolculuğun nihayeti her halükarda mutluluktur.
* Kötü insanın yaptığı kötülüğü doğru zannetmesi, kötü olmasından daha kötüdür.
* İnsanın cesaretinin gölgesinde cehaleti gizlidir.
* Birisi geçmişiyle övünmeye başladıysa pişmanlıklarını gizlemeye çalışıyordur.
* Para ile satın alınamayan şeylere değer biçenler bu hayatta iflas etmeye mahkûmdur.
* Bazen susmak, tüm soruların en doğru cevabıdır.
* İlkbaharı yaşamış biri için en büyük teselli ona duyacağı özlemdir.
* ‘Şey’ kelimesi dahi her şeyden ayrı yazılırken, bize ait olduğunu zannettiğimiz ne kadar çok ‘şeyimiz’ var!