Bugünkü konuya eskiden fareleri yok etmek için İngilizlerin gemilerde kullandığı bir metodu anlatarak başlamak istiyorum. Şöyle:
İngiliz gemiciler canlı bir fareyi yakalayıp boş bir tenekeye koyarlar ve fare günlerce aç bırakılır. Sonraki günlerde yakaladıkları küçük bir fareyi bu farenin yanına bırakırlar. Günlerce aç kalmış olan fare tenekeye yeni konulan fareyi yer.
Sonra bir daha, bir daha derken korkunç bir yamyam fare elde edilir. Yamyam fare iyice semirmiş, kuvvetlenmiş ve gözü dönmüş terörist bir fare olup çıkar.
Sonra yamyam fareyi alıp geminin içine salarlar. Artık ortada tebdili kıyafet dolaşan güçlü, terörist bir fare vardır. Bu yamyam rahatlıkla diğer farelerin yanına sokulur ve yakaladığını yer. Böylece gemi farelerden temizlenmiş olur.
İngilizler kuralı hiç değişmiyor. Tuzak kurmak, öldürmek, sömürü ve işgal onların işi. Batının genetik kodlarında var. Müslümanlara karşı hiç adil ve tutarlı değiller. Çok acımasızlar, vicdansızlar.
Evet, ne yandan bakarsanız bakın, kan ve gözyaşı akıtmak, katliam ve soykırım, sömürü ve işgal onların en iyi bildikleri işlerden. Gazze’de yapılanlar ortada! Batı’nın dünyayı getirdiği yere bakın; uçurumun kenarı.
Ömer Lütfi Mete Batı için şu tespitte bulunuyor: “İnsanlık tarihinin en utanç verici barbarlık uygulamaları Batı’nın imzasını taşır.”
Bir soru. Peki bugün üretilen yamyam fareler kimler?
Emperyalist ülkelerin maşaları. İsrail denen cani, katil, terörist. Saha sürdükleri terör örgütleri. FETÖ, PKK ve uzantıları. DEAŞ. Ambargolar, ekonomik baskılar, işgaller, ahlaksızlık. Batının kullandığı yamyam fareler. Ve her geçen gün bunlara yenileri ekleniyor.
Kabuk bağlamış yaralar yeniden açılıyor. Ben Azerbaycan’da uygulanan başörtüsü yasağını ve zamanlamasını manidar buluyorum. Var olan çatışma alanlarına yenileri ekleniyor. Kardeşi, kardeşe düşman ediyorlar.
Gelelim Husi saldırılarına. Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarının arkasında kimler var diye sorduğunuzu tahmin ediyorum. Üretilen her iki kaos kimin işine yarıyorsa o kirli eller var. Pis işler çevirenler var arkasında.
Coğrafyamız topyekun emperyalist iştahın, İsrail canavarının tehdidi ve kuşatması altındadır.
Düşündürücü değil mi?
Amerika, Suudilerin Husi saldırılarına karşı yardım çağrısını geri çeviriyor. Artık şu iyice anlaşılmış olmalıdır: "Ayıdan post, düşmandan dost olmaz.”
Şöyle bitirelim: Batı dünyası, kutsadığı demokrasi ve barış gibi değerleri kendi çıkarları için kullanıyor. Kendisine bir faydası yoksa putperestlerin yaptığını yapıyorlar; oturup yiyorlar.