Ülke olarak içerde ve dışarda zayıf düştüğümüz, çeşitli sıkıntılar çektiğimiz dönemler oldu. Türkiye, krizler, sağ sol çatışmaları ve darbelerle nerdeyse uçurumun kenarına kadar gelmişti. Devletimiz zayıf düştü ama hepsinin üstesinden gelmeyi bildik şükür.

Yaşanan her kriz ve olağanüstü durumda devlet zaafa uğradı. Örnek, 12 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980 darbesi ve arkasından gelen 28 Şubat’ta milletimizin inanç ve değerleri hedef alındı. Unutulmaz büyük acılar ve yıkımlar yaşandı.

PKK ile mücadelede binlerce şehit verdik, milyarlarca dolar teröre harcandı. Paralel çete FETÖ eliyle ise Çanakkale’den sonra en büyük insan kaybına uğradık. Binlerce vatan evladı kendi devletine karşı hain yetişti. Ve 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye bölünmek, bir Irak ve bir Suriye gibi yapılmak istendi.

Bizim bir derdimiz, bir aşkımız, bir davamız var. Dünyaya bu kutlu dava için geliyoruz. Allah davası. Vatan millet davasıdır bizim davamız.

Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi:

“Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz.”

Bunun için dünyadayız. Daha yaşamayı öğrenmeden değerlerimiz uğruna ölümü göze alıyoruz. Bu nedenle Çanakkale gibi, 15 Temmuz gibi bir destanımız var.

Ben, 15 Temmuz akşamında, o zamanki adıyla Boğaziçi köprüsündeydim. Şahit olduğum manzara; dün Çanakkale üzerinden topraklarımızı işgale gelenler o gün hain FETÖ eliyle ülkemizi teslim almaya gelmişti. Millet olarak, büyük tehlikenin farkında olarak vatanımız için göğsümüzü siper ettik. Kimimiz şehit düştük, kimimiz gazi olduk, düşmana geçit vermedik. Yeni bir kurtuluş mücadele verdik o gece…

Şehit düşenlerden biri de Yeni Şafak’tan mesai arkadaşım, dostum Mustafa Cambaz’dı. Mustafa, Batı Trakya Türk’lerindendi. Mustafa’nın şehadeti bana Çanakkale’yi hatırlattı. Çanakkale’de, dünyanın dört bir yanından bize desteğe gelen her dilden, her renk ve ırktan kardeşimiz vardı. Ben,15 Temmuz zaferini yeni bir Çanakkale olarak görüyorum.

“Türkiye, sadece Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir.”

Bu ifade, bugüne kadar bütün yaşananların özü ve özeti bir cümledir.

Olan biten her şeyin farkındayız.

Bu bilinçle arsıza, haine ve düşmana karşı mücadelede yılmak yok.