0
Bana saldırıyorlar da niçin saldırıyorlar?
Bakalım:
Dönem dönem, yani lazım oldukça bazı "haberleri" ( !) sokuyorlar dolaşıma.
Beş grup "eş zamanlı" olarak yapıyor bunu:
1-PKK medyası,
2-FETÖ medyası,
3- 'İş, Aş, Sallabaş' medyası (Nikel-aj gazetesi, televizyonu filan- İran destekli grup!)
4-CHP medyası,
5-İP medyası, (S-oda TV filan, mezhep istismarcısı, eski maocu fabrikatör takımı)
İşte size beşli Çete!..
Hakkımda nice haberleri (!) var.
En meşhuru da, bendenizi "tarihin kaydettiği en haşin, en zalim tecavüzcü" yapanı!..
Okumuşsunuzdur, okumadıysanız internete girip görün:
"Serdar Arseven Kocaeli'nde AZİZ adlı bir kız yurdu işletiyor. Oradaki kızlardan dördüne tecavüz etti. Tecavüz ederken de bütün mevzuyu kayda aldı. O tecavüz ettiği dört kızı bu görüntülerle tehdit etti. Kızlar dayanamadı, polise gitti. Polis eve baskın yaptı, kayıtları ele geçirdi, Serdar Arseven önce savcı, sonra hakim karşısına çıkartıldı. Ve Serdar Arseven hapse atıldı!"
Ve Serdar Arseven hala hapiste!..
Bu yazıyı kodesten yazıyor ve canlı yayınlara da hapishane yönetiminin torpili sayesinde katılıyor!
Ohhh!..
Süper!..
Bunlar bir furya..
Bir de yukarıda sıraladığım takım, benim "FETÖcü" olduğumu yakalamış!..
Biri 2004 ikincisi 2011 yıllında iki adet yazımı bulmuşlar, "Türk okullara fena değil" filan demişiz, otuz bin yazım içinden ikisini yakalamışlar!..
"FETÖ aşığı" filan diyorlar.
A benim gerzeklerim; abonelik kaydını bulun bari de haberiniz (!) desteklensin; ne bileyim, bir BYlock'um bile yok muymuş yani, olmadı EAGLE, ne bileyim, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nda görünmüş müyüm, ya da Abant toplantılarında filan, STV'nin sık çağırdıkları arasında mıymışım, Pensilvanya'ya gidenler arasında yok muymuşum, zamanın Ankara şeysi Mustafa Ünal'ın torpili olmamış mı bana, onu bulun, İzmir'e gitmişliğim vardır belki…
Bank Asya kayıtlarını araştırın, ne kadar paramız varmış orada, ne kadarını ne zaman çekmişim, olur ya, yakalarsınız belki!..
Bir de "Dost Modern" darbe adlı kitabım var, 17-15 Aralık'la ilgili ilk kitap, okuyun belki oradan bulursunuz bir şeyler!..
NE VAKİT MEZHEPÇİLERE DİKKAT ÇEKSEM!
Neyse…
Bir yandan tecavüzcü diğer yandan FETÖ'cü…
Dillere destan Serdar Arseven!..
Bunların hepsi masal da bir şey gerçek:
Ben ne vakit, "mezhepçilerin" üzerine gitsem, ne vakit, "mezhep tahriklerine" dikkat çeksem, ne vakit "Türkiye'yi buradan vuracaklar, CIA-MOSSAD bunları organize ediyor!" desem, böyle saldırılar başlıyor.
Eş zamanlı, organize!..
Mesajları belli:
"Serdar, buralara girme!"
Ben önemli değilim, vesileler önemli.
Üzerinde tefekkür lütfen!..
Irak-Musul kaynaklı "mezhep çerçeveli" gelişmelere de bir bakın ve Türkiye'yi nereden vurmaya hazırlandıklarını anlayın.
'Baykal'a kaset vurgunu' boşuna olmadı bu memlekette!..
O kaset vurgunu beni de vurdu vaktinde!..
Beni takip edin, tehlikeyi görün.
Ne demek istediğimi,
"Arif olan andırstant!.."

FETÖ OPERASYONLARI… AMAN DİKKAT!
Bir algı oluşturulmaya çalışılıyor…
FETÖ yaygarası;
Devlet elinde delil olmaksızın binlerce insanı 'terörist, hain, darbeci' ilan etmiş ve bunların çoğu da aslında masummuş!,,
Hayır, sakın inanmayın!
Devlet, "Kızgın komşunun asılsız ihbarı"na dayanarak bir sonuca ulaşmıyor.
Açığa alınanların, görevden atılanların, içeri tıkılanların kahir ekseriyeti çok yönlü bağlantılara sahip…

Mesela;
- 17-25 Aralık sonrasında sürekli olarak "Bank Asya" ile çalışmış…
Olabilir, devletin kapatmadığı bir banka ile niye çalışmasın ki, devlet o bankadan vergi almaya devam ediyorsa, vatandaş da banka-müşteri ilişkisi çerçevesinde çalışabilir pekala…
-Çocuklarını FETÖ okullarında tutmaya devam etmiş…
Bu da olabilir, okullar madem açık, öyleyse yasaldır…
Kim karışabilir ki?
-Hadi bir de FETÖ sendikasına üye imiş…
FETÖ sendikası yasal ise ona üye olmak da yasaldır, yasal olmayanları devlet kapatır zaten!..
Ona da 'olabilir' diyelim…
Diyelim ki, bir adamda bu üçü birden var…
FETÖcü ilan etmek için yeter mi?
Hayır, yetmez!
Bunun üzerine bir de;
Sosyal medya araştırması yapıyorsunuz…
Ohooo, Tayyip Erdoğan'a habire hücum, ve FETTOŞ'a sürekli destek!..
Seçim dönemlerinde hem FETTOŞ'a hem de PKK partisine vesaireye destek!..
Ne vakit 15 Temmuz darbesi oluyor, o vakit "FETÖ" aleyhine birşeyler yazmaya çalışıyor!..
Bir de bylock çıkıyor kimisinde…
Bunlar gidiyor, kahir ekseriyeti bunlar…
Yani…
Demem o ki, öyle ezbere iş varsa da çok az.
Süreç içinde mağduriyetler giderilir, yeter ki, FETÖ'cüler yırtmasın!..
FETÖ'cülere mağduriyet söylemiyle "yırttırılmasın!"

DEPREM VE NÜKLEER SANTRAL MEVZUU…
TEZGÂHA DİKKAT!
Karadeniz'de deprem oldu, Kocaeli-Kandıra, 4 nokta 8, geçmiş olsun.
Manisa'da da 15 dakikada üç deprem.
Bu civardaki kardeşlerimize de geçmiş olsun.
Biz böyle derken…
AK Parti'yi ince ince doğrayan bir "imajı güçlü" televizyon kanalında çıkarttıkları deprem uzmanı, "Bu şartlarda NÜKLEER SANTRAL yapmanın yanlış olduğunu" öne sürdü.
Kanalın şeyi de, bu lafların altını döne döne çizdi!..
Sonra, İTÜ'lü ve de prof. etiketli deprem uzmanı, yeniden konuya döndü, "Sinop, İğneada, Nükleer işleri bir kez daha düşünülsün!" filan!..
İlginç, fevkalade ilginç!
Fay hatları tetikleniyor mu, ne!
GAZETECİLİK HABERCİLİKTİR, HABERCİ OLMAYAN GAZETECİ DEĞİLDİR!
Meriç Müldür yazmış:
"Gazetecinin işi haberdir, haberciliktir. Gazeteciyim diyorsanız haberci kimliğiniz olmalıdır, olmak zorundadır. Yoksa size gazeteci denmez!. Şimdilerde çeşitli ilişkiler sayesinde televizyona çıkıp yorum yapan, yazılı basında kendisine sütun bulan, kerameti kendinden menkul bu tipler gazeteci geçiniyor. Maalesef bu tipler prim yapıyor. Çünkü arkaları güçlü, çünkü hepsinin amcaları, dayıları, abileri, ablaları var…"
Meriç Bey'in bu yazdıklarına katılmamak mümkün değil.
Benim gibi, gazeteciliğe stajyer gece muhabirliğinden başlamış, hemen her alanda muhabirlik deneyimi elde etmeye çalışmış, ömrünü haber peşinde tüketmiş bir gazeteci için bu durumu kabullenmek son derece zor.
Bundan dolayı da kabullenmemek için elimden geleni yapıyorum, yapacağım.
Bu cümleden olarak MİLAT gazetesindeki "haberci" kardeşlerimizle birlikte "gerçek" haberlere imza atmak için gayretimizi daha da arttırmanın gayreti içinde olacağımızı ilan ediyorum.
Allah nasip ederse, bomba haberler geliyor.
ÜÇ İSİM… ÜÇ BAŞARILI MİLAT HABERCİSİ
Milat gazetesine kısmetse önemli transferlerimiz olacak.
Çekirdekten yetiştirdiklerimiz de olacak Allah'ın izniyle.
Önce var olanların kıymetlerini bilmek gerek tabii…
Milat ailesine katıldığımdan beri özellikle dikkatimi çeken üç muhabir arkadaş var:
1-ÖZLEM DOĞAN: Kumaşı çok iyi, iyi işler yapıyor, çok daha iyilerini yapabilir. Bakalım.
2-İSMAİL ZELVİ: Onu uzun yıllardır tanırım. Hakkı verilmemiş usta gazetecilerdendir. Milat'ta sıkı haberlere imza atıyor, daha da iyilerine imza atacak inşallah.
3-ENES BABACAN:
Milat'ın gazisi. 15 Temmuz gecesi alçak darbecilerle mücadele ederken yaralandı, yarı vücut, tam beyin mücadele ediyor. Tedavisi tamamlanınca çok daha faydalı olacak İnşallah. Bu gençte hayat var, Allah'ın izniyle "yıldız" olacak, az sabredin hele, işleyeceğiz!..