Sevgili okur, İslam Alemi şu anda içler acısı bir durumda... Tabi İslam düşmanları da, bu içler acısı durumdan sonuna kadar faydalanıyorlar.
Şimdi yazacağım örnek var ya... İslam Ülkelerinin durumuna cuk diye oturuyor. Hadi gelin o örneği birlikte okuyalım...
Anlatılır ki, Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethetmek üzere surlara saldırmaya başladığında... Dönemin Bizans Kralı alimleri toplar...
Ve onlara "Biz bu savaşı kazanabilir miyiz?" diye sorar... Alimlerden biride: -"Kralım biz bu savaşta mağlup oluruz... Çünkü... Bizim askerimiz birbirine güvenmediği için, kendi arkadaşına karşı sırtını dönemiyor" der...
Evet İslam Dünyası da şu anda aynı durumda... Aralarında büyük bir güven sorunu var. Aynen Bizans'ın askerleri gibi birbirlerine karşı sırtlarını dönemiyorlar...
İşte bu güven sorununu da karşı taraf tepe tepe kullanıyor. Öyle ki, dönemin güçlüleri, kendi kardeşinin başına bombalar yağdırıyor. Çoğu İslam Ülkesi bu durumu ya izliyor... Ya da, karşı tarafı destekliyor.
Halbuki burada düşman gün gibi ortada... O düşman: Gazze'de Filistinli Kardeşlerimize her türlü zulmü yapan zalimdir. O düşman: Bazı İslam Beldelerine kızgın boğa gibi saldıran aşağılıktır. O düşman: Mübarek Ramazan ayını takmayan saygısızdır.
Normal şartlarda... İslam Aleminin çelik yumruk gibi, bir araya gelip... Hava su kadar belli olan bu düşmanı etkisiz hale getirmesi gerekir...
Maalesef bu yapılamıyor. Bunun nedeni nedir? diye bana sormayın... Çünkü İslam Ülkelerinin bir araya gelememesinin onlarca sebebi var. Mesela bunlardan biri: Mezhepçilik tir.
Aslında şu anda İslam Alemine gerekli olan topla tüfekten ziyade, bir ve beraber hareket etmektir. Birlik olunduğunda var ya... Mevcut sıkıntılar için, görünür görünmez birçok yardım gelir.
Buna GÖKLERDEN gelen yardımlarda dahildir.