Sevgili okur, Ramazan Bayramının birinci günü İlk Kıblemiz Mescid-i Aksa, Siyonist aşağılıklar tarafından ibadete kapatıldı. Hem de bizim için en önemli olan bir günde yapıldı bu haydutluk...
Ajanslardan bu kapatmanın haberlerini izlerken, çok üzüldüm. Kendi kendime "Biz Müslümanlar olarak, Ahirette bunun hesabını nasıl veririz?" diye sordum.
Hele hele İslam Diyarlarının İdarecileri bu kapatmanın hesabını ne şekilde verirler? Kanaatimce veremezler... Anlayacağınız... Ahirette onların işleri çok daha zor... Biliyorsunuz... Hazreti Ömer Dicle kenarındaki Koyunun durumundan kendini mesul tutmuş.
Halbuki o devirde Hz. Ömer'in uçağı, helikopteri, gemisi, arabası yok... Ama yine de "Koyunu Kurt kaptığında, Ahirette Ondan hesap sorulacağını" söylemiş.
Bu sözü baz aldığımızda, İslam Beldelerinin İdarecileri için söylediğim "Ahirette işleri zor" sözü yanlış mı? Elbette değil... Hepimizde biliyoruz ki, bazı İslam Ülkelerinin imkanları gayet yerinde...
Yahu Mescid-i Aksa'ya zulmedenler bir avuç aşağılık değil mi?. Müslümanlar bir araya gelseler, bu aşağılıkları tükürükleriyle boğarlar.. ya...
Lakin bir araya gelinemiyor. Tabi bunun en birinci nedeni: Aramıza ekilen fitnelerdir. Maalesef bir türlü o fitneleri ayıklama yoluna gidilmiyor.
Hiç kusura bakılmasın... Bu gidişat böyle devam ederse, Biz Kabe'yi de koruyamayız. Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatıldığını görünce, bu konuda endişelenmeye başladım.
Çünkü zalimler İslam Aleminden hiç korkmuyorlar.