0

ZAMAN ZAMAN bir çocuğun dünyasından bakmak lazım belki de hayata. Ne tür duygular taşıdıklarını anlamak ve onların dünyalarını anlamlandırabilmek için çocuğun iç alemine yolculuk yapmak farklı duygular yaşamamıza neden olur. Yetişkin bireylerin ve ebeveynlerin çıktıkları bu yolculuk esnasında birçok farklı duygular ve yaşanmışlıklar ortaya çıkar. Bu şekilde çocuğun dünyasında seyahat ederken kendisi ile ilgili de birçok yönde farkındalığı artar. Yaşanan her olay ve bu olayların insan ruhunda oluşturduğu her duygu çok fazla etkilidir. İnsan ruhunun ve davranışlarının şekillenmesinde çocukluk döneminde yaşananların etkisi çok fazladır. Her ne kadar yaşadığımız olayları unuttuğumuzu zannetsekte, hafızamızın bir yerlerinde bütün yaşadıklarımız ve edindiğimiz tecrübeler yer etmektedir.

Çocukluk dönemindeki bütün yaşanmışlıklar, hayatın her evresine sirayet eder. Küçük yaşlarda hatta yeni doğmuş bir bebek için bile edinilmiş izlenimler çok etkilidir. Çocuklar bebeklik dönemlerinden itibaren belli yetileri gözlem yoluyla kazanırlar. Çocukluk döneminde davranışlar üzerinde en çok etkili olan "rol model" olmaktır. Rol model davranışlar, ebeveyn davranışları sayesinde gelişir. Merhamet, öfke ve neşe gibi duyguların kazanılmasında bile anne babanın rolü vardır. Çocuğun bir olaya ve ya duruma ne tür bir duygu hissedeceğini ve duyguyu hangi yoğunlukta hissedeceğini de ebeveyni belirleyici olmaktadır. Her birey çocukluk evresini atlatana kadar, kendisine rol model aldığı ebeveyn veya bakım veren kişinin davranışları ile hareket etmekte ve bu davranışları içselleştirmektedir.

Çocukluk evresinde yapılan gözlemler ve yaşanmışlıklar mutlaka yetişkinlik dönemine yansımaktadır. Mesela çocuğun zihninde dost Allah imajının oluşmasında veya bu imajın zedelenmesinde anne babanın rolü çok fazladır. Çocuğun ahlaki ve örfi davranışlarının gelişimi, dini vecibelerinin yerine getirmekle ilgili sorumluluk anlayışının oluşması da anne baba tutumları ile çok yakından ilgilidir. Çocuğun Ramazan ayında oruç tutmak istemesi ve oruç tutmaya heveslenmesi için ebeveyn tutumu çok ön plandadır. Anne ve babasını oruç tutarken gören her çocuk oruç tutmak ister. Oruç tutmak istediğinde teşvik edilen, bu isteği onaylanan çocuklar daha mutlu olurlar. Bir şeyi başarabilmiş olmanın verdiği güven duygusu benlik saygısının gelişmesine de neden olur. Küçük yaşına rağmen uzun günlerde oruç tutmak isteyen çocuk, yapabildiği kadarıyla oruç tutmalıdır. Bu gayretinden ve isteğinden dolayı aile bireyleri tarafından sözlü olarak mutlaka onay almalı ve ödüllendirilmelidir. Çocuk bu sayede onaylanan davranışını pekiştirmek için daha çok çabalamaya çalışır.

Ramazanda oruç tutmak isteyen çocuk oruç tutmak isteği ile Allah ile arasında bir bağ kurar. Bu bağın kurulmasında anne ve baba çok etkilidir. Çocuklarda dost Allah imajı, ebeveynleri aracılığı ile oluşur. Ramazan ve oruç çocuğun ruh dünyasına ilk olarak anne ve babasının teşviki ile yer bulur. Yetişkinler çocuklarına belli alışkanlıkları edindirmek için çocuklarına kendi tecrübelerini sözlü olarak aktarmalıdırlar. Anne ve babalar çocukluklara ramazanda oruç tutmanın manasını anlatmak için öncelikle daha evvel edindikleri izlenimleri ve gözlemleri paylaşmalıdırlar. Yetişkinler kendi tuttukları ilk orucu ve bu orucun verdiği lezzeti ve bu esnada yaşanan duyguları mutlaka çocuklar ile paylaşmak gerekir. Oruç tutmak isteyen çocuğu teşvik etmek, oruç tutmak isteyen çocuğun bu isteği mutlaka önemsenmelidir. Kesinlikle hafife alınmamalıdır. Zaman içinde Ramazan ayına ve oruç tutmaya olan sevgi ve inanç, anne ve babanın oruç tutmaya yönelik sevgisi ve inancıyla doğru orantılı olarak artacaktır.