Batı düzeni barbarlık düzenidir. Güçlü olana zayıfı ezme hakkı veren hakkını veren, bir avuç sapığın Allah’a İslam’a, iyi güzel ve doğru olana, masumiyete, kadınlara çocuklara, tohuma ve nesile hasılı topyekün insanlığa savaş açtığı bir düzendir.
Güce ve güçlüye tapan, hak hukuk tanımadan sadece gücü olduğu için insanlara, ülkelere saldıran ve sömüren, gücün haklılığına inanan barbar bir zihniyetin temsilcisidir batı. Tarihi olarak da barbarların çocuklarıdır zaten… Şunun şurasında askeri ve siyasi olarak egemen oldukları son iki yüz yılda “galip olmanın avantajıyla” söyledikleri medeniyet seremonileri, insan eti yiyerek bebek kanı içmeyi, yani milletleri sömürmeyi sürekli kılmak için gerçek yüzünü gizleme yöntemidir.
Vahşi yüzünü maskeleyerek, sadece iki asırda iki yüz elli milyon insanın ölümünden doğrudan ve dolaylı sorumlu olan Batıyı “özgür, demokrat, medeni, akıl ve bilimin merkezi” gören, sömürünün sömürü, zulmün zulüm, işgalin işgal, kötülüğün kötülük olmadığını söyleyecek kadar aptal, ruhunu tecavüzcüsüne satmış cahil ve ahmak bir kitle oluşturmayı başarabilmişti. Ama hakikati nereye kadar örtebilirler ki? Ülkemizdeki Batıcı maşa zihniyetten başlayarak bu zalim düzenle mücadele etmekten başka çaremiz yok.
Zalim zalimdir. Fırsat bulur, gücü de ele geçirirse zulmünü uygular. Bütün tarih bu gerçekle doludur. Bizi ilgilendiren taraf, Haçlı-Siyon ittifakının neticesi olan Epistein rezaletinin sadece uçkur düşkünü zenginlerin münferit ahlaksızlıkları ya da sapık fantezileri olarak değil, Siyonist ve Emperyalist Batı düzeninin genel karakterinin böyle olduğunu göstermektir.
On yıllardır dünyanın pek çok bölgesinde yaşanan işgal savaş ve sömürünün yanında, Gazze’de bebek katleden Siyonistleri ellerini patlatırcasına alkışlayan AB-D’li politikacıların, iki buçuk senedir devam eden soykırıma destek veren sanatçı, iş insanı, yazar, akademisyen sporcu, oyuncu ve gazetecilerin bilinçli bir şekilde bu şeytani düzene bağlı olduklarını göstermektir.
Gazze’de yaptıkları soykırımla maskeleri düşüren süreç, Epistein ile ifşa olmaya devam ediyor. Batının, yalan ve algı operasyonlarıyla inşa ettiği barbar düzen hızla çöküyor.
FBI belgelerinde net şekilde yazıldığı gibi Jeffrey Epistein MOSSAD ajanı bir Yahudi. MOSSAD tarafından eğitilmiş, gençliğinden itibaren görev verilip önü açılmış bir isim. Yaptığı her şeyi, İsrailin planı, lojistik, koruma ve organizasyonuyla istihbari bir faaliyet olarak yürüttüğünü söyleyebiliriz.
Şehvetperest sapıklara ortam ayarlayan, çocuk kaçıran, on yıllar boyu tecavüz eden- ettiren, öldürten kan ayinleri düzenleyen ve her şeyi kayıt altına alan İsraildir. Kadın ticareti çocuk kaçırma ve satma, gençlik aşısı adı altında bebek kanı ve bebek plazması ticareti, şantaj, organ kaçakçılığı, insan kurban edip insan eti yeme ritüelleriyle aslında BAAL adını verdikleri şeytana tapma ayinleri düzenlemenin arkasında da İsrail vardır.
İnsanlık karşıtı organize her kötülüğün arkasında İsrailin olduğu bir gerçektir.
Diğer yandan Batıda politikacı, sanatçı, aydın, yazar, gazeteci, kraliyet aile mensupları, dünyanın en zengin sermaye sahipleri, teknoloji medya sosyal medya yöneticileri, Hollywood ürünü dünya şöhretlisi oyuncular, NATO-BM-AB gibi maalesef uluslararası karar verme gücü ve yetkisi olan kurum yöneticileri, dünyaya ateizm yaymakla vazifeli “entelektüel yazarlar” eşcinselliği savunan profesör psikolog ve akademisyenler hasılı kelam bugün Batının her alanda meşhur olan temsilcilerinin sapkın pedofili Epistein ile bir şekilde bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
İslam düşmanlığının hangi merkezlerden nasıl desteklendiğine örnek olması açısından şunu da yazmalıyım:
“İslam, dünyadaki en büyük kötülük" diyen “Tanrı Yanılgısı" yazarı ünlü ateist Richard Dawkins, "Hiç Yoktan Bir Evren" yazarı Lawrence Krauss, Evrenin zaten hiçlik formunda olduğunu ve yaratıcıya ihtiyaç duymadığını iddia eden Stephen Hawking gibi, günümüzde “atezim” furyasının entelektüel öncüsü olan isimler, pedofili Epistein tecavüz adasının müdavimleri olduğu ortaya çıktı.
Din yok, Ahiret yok, ahlak yok, hesap verme yok, başkasının hak ve hukuku yok… Elinde de yeterli güç olan bir insanın içindeki en vahşi şeytani duyguları eyleme dökmesini ne engelleyebilir?
Müslümanlara kadın hakları üzerinden ders vermeye kalkanların kadın taciri ve tecavüzcüsü, çocuk hakları üzerinden ahkam kesenlerin çocuk tecavüzcüsü ve katili, demokrasi, insan hakları, özgürlük mavalları okuyanların bir avuç zengin sapığın fantazileri için dünyayı yaşanmaz hale getirdiği bir kez daha belgelendi. Aileyi yıkmak ve kadını meta haline getirmek, pedofiliyi normalleştirmek için “trans çocuk” söyleminin ve eşcinselliği yaygınlaştıran bütün organizasyonların arkasında Siyon-Batı organizasyonu olduğu görüldü. Bill Gates’le “pandemi simülasyonları" yapmak, Türkiye’de asker ve bürokrasideki gelişmeleri takip etmek, Suriye, Balkanlar Kıbrıs üzerine değişik planlar hazırlamak… İsrail adına nerede bir fayda varsa oraya yönelen bir oluşum.
Demokrasi masalıyla parası ve gücü olduğu için insanlığın en aşağılık tabakasına iktidar verilen Batılı elitlerin büyük bir kısmı doğrudan işin içinde, diğerleri de bildikleri halde sessizlikle razı olan egemenler… Bunca belgeye rağmen kimseye bir şey yapmayacaklar. Hepsi işin içinde çünkü.
Şeytani düzeni durduracak olan Müslümanlardır, biziz. Başka türlü insanlık bu vahşilerin şerrinden kurtulamaz.