0
Beştepe, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, ne çabuk milletin oldu; haset davrananlara inat, hiç misafirleri eksik değil… 'Muhtar bile olamaz' diyenlerin hayalleri, muhtarların davet edilmesi ile iyice yıkıldı… Güzel şeylerin konuşulduğunu, kafaların millet lehine yoğrulduğunu hissediyoruz… Gül, Özal hariç, o makam pekte sokaktaki insanın lehine kafa yormazdı ve hiç kanın durması için sancı çekilmedi... Şimdi daha da bir gayret ve hummalı çalışmalar var; çözüm süreci başarıyla sonuçlansın, ekonomi daha da şahlansın ve yoksulla zenginin arasında uçurum kapansın diye, üstelik kaybedilen değerlere de sahip çıkılarak… Ecdat huzurlu, tarih yeni zaferleri kaydetmek için sabırsız.
Erdoğan, dava adamı, hizmet eri. Memleket aşkını ilmik ilmik dokuyarak zirveye çıktı ve şimdiden cumhura şuurlu baş olduğunu gösterdi. Çoğu kez dindarlığını ve ehli salat olduğunu unutuyoruz, çünkü bizi ilgilendiren ülkeye verdiği hizmet…13 yıldır memleketi hakkaniyetle idare ettiği için, yürek ve ağız dolusu tebriği hak ediyor...
Bilinçli şekilde, ülkenin yönünü, kara kapkara bilinmezlere çevirenlere inat, talihimiz bu olamaz der gibi, bu ülkenin gerçek vatanperver evladı olarak, aldığı helal süt ve terbiye, bilinçli vatanseverliği, milletin talihini Allahın da inayetiyle lehimize çevirdi... Yüreği dik, aklı dik ve imanı elif gibi olarak; şımarmadan, halkın teveccühünü hayal kırıklığına uğratmadan, aşk ile şevk ile milleti, devleti temsil etti ve etmeye devam edecektir. Devletin direksiyonu, yaptığı hizmetlerden dolayı nasırlanmış ellerinde, inşallah uzun sürede olacak… Bu arada Bizans'ın çocukları, ihanetleri ile ruhunu da nasırlaştırdılar, bunu da söylemeden geçmemek lazım.
Geçmişte gövdesi burada, akılları başka yerlerde ne liderler gördük; sahip çıkmayan, heyecansız ve milleti sevmeyen koltuk sevdalıları… Ama küsmedik, devletimizi sevmeye devam ettik. Sevdaları başka olanların ise, gerçek sevdaya yakalanmasını bekledik… Kur'an esaslarına ve Sünnet-i Seniyyeye tabi olmak ve kahraman ecdadı gibi, İslam'a bahadır evlat olmak isteyen bu millete, geçmişte öyle zulümler yapıldı ki, İşte çileli adam Bediüzzaman'ın vs. hayatları ortadadır... Kendi devletinde zenci muamelesi gören gerçek vatanperver din mazlumları, hakikatleri haykırırken, gök kubbeyi çınlattılar… Haykırışlar ıztırar lisanı ile olunca, fıtri dua yerine geçti. Netice olarak, kader-i İlahî memleket sevdası hamurunu yoğuran Erdoğan'ı hapisten milletin başına geçirdi.
Bu millet varın yoğunu çekti… Bu millet sahipsizlikten ayazları, ihanetleri, paralel yapılanmayı, başkalarına hizmet edenleri gördü ve hep üşüdü… Umutlar zafiyet geçirirken Erdoğan lider oldu, en harikası hizmetkar oldu, kardeş oldu, komşu oldu, tüm çocuklara şefkatli baba olurken, ilk oyuncağı onda gördüler…Umut veren yarınlara, unutulan, nankörlük edilen icraatlarla inanç oldu... Hasta eden hastaneler, eğitemeyen okullar artık yok… Yolsuz yollar, korkutan yarınlar yok… Devletin yüreğini kendi vatandaşına açtığı gibi, dünya mazlumlarına özellikle üvey bırakılan din kardeşlerimize de açtı... Bundandır ki güçlü iradeye, başı dik devlete rahatsız oldular… Böyle bir devlette, karanlık ruhların, Bizans'ın çocuklarının, rüyaları gerçekleşemezdi, dolayısı ile ona ve bize ihanet ettiler... Bu oyunlara, kirli ittifaka, dik yüreği balyoz gibi oldu. Teşekkür etmek, dua etmek, bu ülkenin gelişmesini sevmektir!
Kainatı topaç gibi çeviren Yüce Mevla, Erdoğan'a ve milletin lehine olan hayallerine ve iradenize sahip çıksın, alçakların ihanetinden korusun. Özelliklede yüce Allah bundan sonra yanlış bir şey yaptırmasın diye niyaz ederiz… Bu milletin, İslam Âleminin, artık sahipsiz kalmaya ve yanlışlara tahammülü kalmadı… Erdoğan'ın attığı her adım, vicdan süzgecinden geçtiğine tereddüdümüz yok, ama daha da dikkatini arttırması, zorlu günlerde yeni tuzaklardan engeller!
Demokrasi sandıktan ibaret değil (!) diyen ishal akıllılar, zulüm 1453'de başladı diyen Bizans'sın günümüze ulaşmış gizli çocukları, çözüm sürecinin, başarıda finale yaklaşmasına rahatsız olan, damardan ihanetle beslenen hasta enteller: Adınız sanınız olmadan, kişiliğiniz olmadan bu dünyadan göçüp gidecekseniz! Çok çabuk unutulacaksınız… Arkada bıraktığınız fani ve fena eserler yüzünüzü güldürmeyecek. Zehirledikleriniz, akılları başlarına geldikçe sizlere lanet edecekler… Unutulmayacak olanlar ise bu millete hizmeti seçenler…
Türkiye her alanda müspet hamleler yaptıkça, sizlerin ihanetleri de hiç hız kesmeden devam edecek… Bizlerinde, bu ihanetlerin gördükçe, güzel işler yapıldığına var olan kanaatimiz, iyice derinleşecek… 12 yılda, başata Allahın büyük yardımı ve istikrarlı yönetim, milletimizi memnun ederken, bahtsız kara kıtanın yüzünü dahi güldürüyor uzattığı el ile. İşte Erdoğan'ın son Afrika gezisi bunu çok iyi gösterdi. Bu millet, başına şuurlu bir adam getirince, dünya mazlumları bile gülmeye başladı... Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilmesinin üzerinden yaklaşık yarım sene geçmesine rağmen, birkaç yıllık hizmet verdi. Şuurlu millete, şuurlu baş olduğunu şimdiden kanıtladı. Ama başıbozuklar, torbada yılan görse, bu kadar tiksinmez Erdoğan'dan tiksindiği kadar… Olsun, Onlar sevse idi, zaten biz sevmezdik... Herkes içindekine göre sever…