0

Türkiye'nin hem iç hem de dış siyasetinde DAEŞ, bir süredir önemli bir yer tutmaya başladı. Öyle ki uluslararası medya ve ajanslarda neredeyse her gün bir makale bulabilirsiniz. Şu sıralar bir ülke daha DAEŞ'le anılmaya başladı. O da Fransa… Nasıl olduysa bir şekilde Fransa ile DAEŞ, karşı karşıya getiriliyor.

Daha önce ki yazılarımda da görüleceği üzere, DAEŞ'in bir İngiltere-ABD-İsrail koalisyonu ile oluşturulduğundan bahsetmiştim. (Haliyle sınırların yeniden dizaynın da Fransa'ya yer yok.) Ortadoğu'da 10-15 kişi bir araya gelemezken, nasıl oluyor da 10.000 ile 30.000 arasında rakamlar telaffuz edilen bir yapı oluştu. Hele de DAEŞ'in aynı anda dünyanın farklı bölgelerinde bağımsız hareket edebilmesinin açıklanabilir yanı yok.

DAEŞ, vahşi katliamlarıyla Afganistan, Yemen ve Pakistan'da faaliyet gösteren El-Kaide'nin bile daha 'soft' yapı olarak anılmasını sağladı.

ABD Başkanı Obama, her türlü teknolojik ve istihbarat üstünlüğüne rağmen, DAEŞ'la mücadelenin 30 yıl süreceğinden bahsetmişti. -Kim İnanır!!-

Neyse, bugündedurduğum yer aynı.

Suriye'deki kazanımlarını son ana kadar destekleyecek/bırakmayacak olan Fransa, DAEŞ'ın varlığından rahatsız. Öte yandan da başta Lazkiye'de yaşayan Nusayriler ve seküler Kürt grupları da desteklemekten de geri kalmıyor. Kobani'de DAEŞ-PYD arasında çatışma yaşanırken, Fransa medyası ısrarla PYD'nin desteklenmesine yönelik haberler yapmıştı.

Tek çatıda birleşen Suriyeli muhalifler, Lazkiye'ye doğru ilerlerken Fransa'nın sessizliği, güçlü olanın yani ayakta kalanın yanında pozisyon almaya yönelik bir bekleyiş.Fransız dış politikası, oportünist olduğundan doğru zamanda, doğru hamle beklenecektir.

Öte yandan Fransızlar, bir yandan Wikileaks belgeleriyle sarsılırken, diğer yandan da sözde İslami terör ambalajı adı altında ülkesinde terör saldırılarına maruz bırakılmakta. Wikileaks belgelerine göre ABD, Sarkozy ve Hollande'ı, dinlemişti. Özellikle, yayınlanan belgelerde ABD yanlısı olmasına rağmen sağcı Sarkozy'in son, Hollande'n ilk yılları dikkat çekiyor. ( Sarkozy'in, kimseye danışmadan Libya'ya askeri operasyon düzenlediği tarih ) Anlaşılacağı üzere, Fransızların ABD'ye verdiği sözler, pek de umurlarında olmamış.

DAEŞ sözcüsü Abu Mohammad al-Adnani, örgüt üyelerini Fransa'ya savaş açmalarını istemişti.

Şimdi sıkı durun, DAEŞ başka ne yaptı..?

DAEŞ'Siber Hilafet grubu' kurdu!!!

Yaklaşık 200 ülkede yayın yapan, Fransız TV5 Monde'un 11 televizyon kanalı, Facebook ve Twitter sosyal medya hesapları,DAEŞ'in siber saldırısına uğradı.(TV5 Monde devlet kanalı, Fransızların dünyadaki sesidir.) DAEŞ'e karşı hava saldırısına katılan Fransız askerlerinin kimlikleri ve yakınlarının özgeçmiş belgeleri yayınlandı. Tekrar ediyorum, yakınlarının özgeçmiş belgelerini bile yayınladı!!! Şu istihbarat gücü dikkatten kaçabilir mi? Kimse anlatamaz artık, ABD-İngiltere-İsrail'in gücü olmadan böyle operasyonların bir hacker tarafından yapılabileceğini.

Fransa, 7 Ocak'ta Charlie Hebdo dergisine yapılan saldırısı dışında, Grenoble kentinde benzer bir terör saldırına maruz kaldı. Son olarak askeri bir birliğe terör saldırısı hazırlığında bulunan -sözde cihatçı kılıfında- kişilerin yakalanması da cabası…

Velhasıl Türkiye'yi Suriye batağına askeri olarak müdahaleye zorlayan DEAŞ ve arkasındaki güç, yaşanan veya yaşanması muhtemel eylemler yüzünden, Fransa'yı coğrafi nedenlerden ötürü belki Suriye'ye çekemiyor; ancak Fransa'yı terör saldırıları marifetiyle Suriye'ye çevirebilir.

HusamettinAslan

[email protected]