0

Önce şunu belirteyim ki: Gayem siyaset değil, ayrıca hizmet vermeyen, kalkındırmayan siyasetinde çözü çıksın. Derdimiz her yönden kalkınan bir İzmir görmek. Bunu da becerecek olanlara şimdiden teşekkürler…

İzmir'in havası efkarlı, suyu efkarlı kahvesi bir başka telveye sahiptir. Kahve hiçbir yerde bu kadar efkarlı içilmez... İzmir inadına sarılır tutunmak ister hayata zira öyle sahipsizdir ki... Sahipsizlik, sancılarla biçimlenmiş kocaman bir köy olmuş. Milyonlarca nüfusu ile yalnız bırakılmış, gurbete itilmiş, belediyesiz İzmir… Büyüklerin yalnızlığı büyüktür, gurbeti ise hüzünlüdür… Gurbetteki insan, birde gurbete gitmiş şehri yaşıyorsa…

Sevdası olmayan belediyeler, İzmir'i gurbete göndermiş... Şehri ayakta tutacak, alınan soluklarda şehri her manada büyütecek, başkan ve başkanlar olmayınca; yükselen ülke içinde her geçen gün ilgisizlikle biten bir şehir ortaya çıkmış… Devletin verdiği hizmet dışında, başkanından hizmet görmeyen şehirdir İzmir… Elbette bir şeyler yapılıyordur konserler, değiştirilen taşlar ve ikide bir eşilen sokaklar… İtiraf ediyorum ki: İzmir'in çalışkan başkanları olsa, yıldız ve imrenilecek bir şehir olacak. İzmir'in içinde saklı bir cevher vardır, sadece talihsizliğini bir türlü atamıyor…

Elbette her kesimden İzmir sevdalısı, komadan çıkacak şehiri arzu edenler var ama hep ideoloji ve tembellik ağır basıyor… Belediye olarak sadece Anavatan Partisi zamanın da heyecan ve atılım yaşamış. Sonrasında bütün heyecanını kaybetmiş, sadece devletin acil yardımları ile nefes almaya çalışan iri bir köy oluşmuş… Şehirleri ideolojiler yaşatamaz, Çalışkan beyinler ve yürekler yaşatır…

İzmir'in yükünü gerçek sevdalıları çekiyor; sahipsizlikten kurtulma umudu ve tertemiz yaşama arzusu ile… İzmir'in vadileri, dereleri moloz çuvalları, ihmale ve ihanete açıktır ağaçları (Sadece Çiğli Egekent deresi ve tepeleri ispat için yeterlidir) Her yer yabani ot ve atılarak parçalanan içki şişeleri… Toplanmayan şişeler mercek olup, kavurucu sıcakla orman yangınlarını her an tepelerine davet eder gibi…Gerçek çevre dostları daima yaza endişe ile girer İzmir'de…

İzmir'de ulaşım ayrı bir derttir. Özellikle ulaşım sorunu giderilmeyen bölgeler vardır; Çiğli Şirinevler sitesi gibi… Gelen şikayetleri defalarca bildirmemize rağmen belediye gerekeni yapmamıştır.

İzmir'de boynu bükük Ramazanlar…

İzmir'de belediyeler, Ramazana gereken ilgiyi göstermeyince, caddelerinde ve sokaklarında Ramazan pek barınamaz… Sevilen ve gözünün içine bakılan hastanın ayağa kalkmasını arzu edercesine, eli nur, dili nur, tespihi ve zikri Allah olanlar, İzmir'in manevi yükünden de kurtulup, sağlığına kavuşmasını isterken, şehre sahip çıkıp, çalışarak güzellikler katacak olanları da dualarında daima dilemeyi unutmazlar…

İzmir uzaklarda gurbette kalmış; ramazan coşkusu elinden alınmış, ilgisiz kirli kaldırımlarına gündüzden şişe ve kadehler dayanmış şehir…Engin hoşgörüsü, sadece bir kesim için uzun tatilde… Bazıları sanki inadına, niyetli ve mahcup yüzlere duman savuruyor… Bunlara rağmen, hiçbir yerde bulunmayan bir tahammülle ve ciddiyetle oruç tutanlar, Allah'a kulluk edenler var… Gurbetteki İzmir, bekleniyor; manevi değerlerin coşku ile karşılandığı, baş göz üstüne konulduğu eski İzmir, dolu dolu şükreden İzmir bekleniyor…

Bütün olumsuzluklara rağmen, kavuran sıcaklara inat, Allah'ın rızasını yerine getiren, azınlıkta bile olsa, tutulan oruçlar ve semaya yükselen vatan için, millet için dualar var… Her gün gelen şehit haberlerine, alçakça patlatılan bombalara lanet eden, devletine sahip, bayrağına sahip her görüşten vatanperver insanları var… Mutlaka bir gün ramazan her yönden ve dolu dolu etkinlikler ile bağra basılacaktır…

Yinede, Ramazan İzmir'e hiç küsmez, hep ümitlidir, belki bir sonrakinde heyecanla karşılanacak, sahip çıkılacak ümidi vardır… İstanbul'dan görev için gelen gazeteci dostum Cahit Hınıslıoğlu, yüreği ve dili hüzün dolu, İzmir'in eksik olan ramazan coşkusunu anlattı üzülerek…

Sloganlar perdesi arkasında, Allah'a küs olan, her şeye ideoloji bakışıyla bakanlardan bir gün güzel İzmir kurtulacaktır. Tarihindeki gibi, kahraman ve imanlı ecdadı gibi, yeni nesillerin bir gün manevi değerlere ağırlıklı olarak sahip çıkacağına ümidimiz hep var… Hoşgörümü? Eyvallah devam etmeli ama sadece bir kesime değil… İnşallah hem maddi hem manevi kalkınan İzmir'e ve aşkla çalışan belediyelere kavuşma dileği ile…