0
Payımıza şu fani dünyada neden hüzün düşmektedir… Bir hikayesi olmalı bu halın… Acep nedendir şu çılgın kalabalıklar içindeki yalnızlığımız… Gönlümüzün sükût faslı neye delalet… Haykırsın biri, gönlümüze sunsun bir işaret veyahut bir keramet…
Kendimize gurbetimiz zor geliyor değil mi… Bir vuslat devrimi bekliyor kalp… Aşkın ve o masum heyecanının devrimini…
Herkes herkese yabancı… Herkes herkese neden acı… Bu nasıl hal, neden bu kadar sancı… Hiç sordun mu kendine kimmiş şu hancı… Bu kadar eziyet ve hata ve günah ve kusur ve zaaf hiç sordun mu bu kaçıncı…
Neden damarlarımızdan kalbimize hüzün pompalanıyor… Bir şekilde kırılmış dalları insanın… İnsan insanlığa hasret… Aşk nerde, yar kim… Bu naz nedir, niyaz naz kabul etmezken… Mızrap nerde, saz kırılmış…
Ve yüzümüz süsle sıvanırken, suretimizin hastalığı biçare… Ve bîkarar mertliğimiz, adamlığımız, yiğitliğimiz…
Ve sevdalar paha biçilir olmuş… Adam ve hatun aramıyorlar… Fantezi faslında zavallı insancıklar…
Dedim sana gel gidelim göçmeye olsun bu gidiş… Dedim sana ey gönül, ah gönül… Göçelim sığınalım dağlara, iltica edelim diyarlara… Gel gidelim keklikler ve ceylanlar emin ol tanır bizi, anlar halımızı, ahvalimizi… Dedim sana ya gönül…
Neden beyazlığa ve güllere uzağız ki… Gelecek ve gelemeyen saadet… İnsan, ıhlamur içmez ve neden şiir okumaz… Keder nasıl da hükmetmiş bize… Kıyımıza vuran şu yaralı martılara ne demeli… Simit satan şu adamın mutluluğu bu kadar zorsa, o zaman sırası gelmiştir ölümün… Hal hazin, ah hüzün…
Işığın ruhumuzu terk etmesindendir, idraksizliktendir, bizi bitiren bu kanaatkarsızlık, hamlık her zaman mevcut maalesef, nasıl mest etsin bülbülün şakırtısı şu ney değmeyen gönlüne… Sır tutmuyorsun ey beden, dalgındık ve kırıldı testi…
Genze vuran şu sıcak ayazlara kızmayın, çatlayan ar damarının ne vebali var ki. Ve nefis değildir suçlu…
Şah damarının o deruni katmanlarında yer edinemedin ey ademoğlu neden itiraf buyurmazsın… Aşkı incik boncuk sanmıştın kabul et, kabul et ki aldandın… Aldandın aldandın!.. Elbette şeytana değil sen kendine kapıldın…
Ay parçası, gül makamlı, ahlak demli, nar renkli, yar benekli seccadeni secde faslıyla ıslatamadın… Sen kendinin bile hırsızı… Bu isyan ve bu gam kime…
Bil… Bil ve sarsıl ve ürk ve irkil…
İmtihan imtihan… Nefes almak dahi imtihan…