Netanyahu’nun gidişi, mazlumların zaferidir

Tarih, sadece imparatorlukların yükselişini ve çöküşünü değil; zalimlerin maskelerinin düştüğü, zulmün unutturmaya çalıştığı hakikatlerin en gür sesle haykırıldığı kırılma anlarını da kaydeder. Uzun süredir Gazze’de, Batı Şeria’da ve Filistin’in dört bir yanında masum çocukların, kadınların, yaşlıların kanı üzerine iktidarlarını kuranlar, nihayet tarih ve vicdan önünde büyük bir yenilgiyle yüzleşiyor. İsrail’de sandıktan çıkan sonuçlar ve Netanyahu’nun siyasi zeminini kaybetmesi, sadece bir seçim başarısızlığı değil; insafın, adaletin ve insanlık vicdanının gecikmeli de olsa kazandığı bir zaferdir.

Bunca kanın, bunca gözyaşının hesabı sorulacak

Gözlerini hırsa ve kana bürümüş olanlar, mazlumların feryatlarını bastırabileceklerini sandılar. Hastanelerin bombalandığı, okulların yerle bir edildiği, insani yardımların engellendiği ve insanlık tarihinin gözleri önünde canlı yayınlanan bir soykırımın failleri, adaletten kaçamayacaklarını anladılar. Yıllardır bölgeyi kana bulayan, barış umutlarını her fırsatta dinamitleyen bir zihniyetin çöküşü, başta Filistin halkı olmak üzere vicdan sahibi tüm dünya halkları için derin bir nefes almadır.

Bugün "Netanyahu kaybetti" haberiyle yüreklere serinlik su döküldüyse, bu sadece bir siyasetçinin düşüşüne duyulan sevinç değildir. Bu; dökülen her damla Müslüman kanının, yıkılan her yuvanın ve hapsedilen her umudun karsısında hakikatin zafere ulaştığına olan inancın tescilidir.

Filistin halkının haklı davası bakidir

Şunu çok iyi biliyoruz ki; mesele sadece bir liderin koltuğunu kaybetmesinden ibaret değildir. Asıl olan, o zalim düzenin, sömürgeci mantığın ve zulüm siyasetinin mutlak surette mahkum olmasıdır. Filistin halkı, onurlu direnişiyle ve katlanılmaz acılara göğüs geren sabrıyla tüm dünyaya insanlık dersi vermiştir. Bombalar altında can veren yavruların hatırası, yıkık binaların arasından yükselen umut çiçekleri ve özgürlük mücadelesi, hiçbir zaman unutulmayacak ve karşılıksız kalmayacaktır.

Zalimlerin surları yıkılıyor, zulüm saltanatı çatırdıyor. Gün, mazlumların gözyaşlarının silindiği, Filistin’in özgürlük güneşinin doğduğu günün yakın olduğunu haykırma günüdür. Tarih, mazlumları ve direnenleri unutmayacak; zalimleri ise karanlık sayfalarında ebedi bir lanetle anacaktır.