İran'a geçen hafta sonu askeri geçit töreni esnasında bir silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 25 asker hayatını kaybederken 50'den fazla kişi de yaralandı.

Saldırı sonrası dikkat çeken ilk açıklamanın Suudi Arabistan ve BAE tarafından desteklendiği iddia edilen Arap menşeli terör örgütü Ahvaziye tarafından saldırının gerçekleştirilmiş olmasıydı.

Niye başka yerde değil de İran'da böylesi bir terörist saldırısı gerçekleştirilmiş olabilirdi? Herkesin olduğu gibi beni de meşgul etti bu soru. Özellikle askeriye üzerinden bir saldırının yapılıyor olması meselenin ciddiyetine dikkat çekilmek isteniyor olabilirdi.

İran, görünen köy kılavuz istemez hesabıyla, hemen Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni suçladı. Plan yavaş yavaş hedefine doğru ilerliyor...

Mesele her ne kadar Mezhep ayrılığından kaynaklanan bir çatışma gibi görünüyor olsa da aslında Şii-Sünni çatışması ile hiçbir alakasının olmadığını göreceğiz.

Saldırının hemen akabinde Tahran yönetimi Suudi Arabistan'ı suçlamış, sert karşılık vereceklerine yönelik açıklamalar yapmıştı. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise terör tehdidinde bulunanlara sert tepki vereceklerini, teröre destek veren ülkelerin de sorumlu oldukları iddiasıyla onların da cezalandırılacağını söylemişti.

Suudi Arabistan'ın modernist Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı aynı zamanda Veliaht Prens Muhammed bin Selman ülkesinin egemenliğine yönelik hiç bir saldırıya müsaade etmeyeceklerine dair söylemiyle ülkesini savundu.

Akabinde saldırıyla ilgili farklı açıklamalar da birbiri ardına geldi.

BBC meselenin sadece Arap menşeli olduğu iddia edilen Ahvaziye terör örgütü ile sınırlı olmadığını, DEAŞ'ın da bu saldırıda parmağı olabileceğini ortaya atmıştı. Oysa daha sonra İran'lı yetkililer bu saldırıda DEAŞ'ın herhangi bir dahlilin olmadığına ve onların açıklamalarının kayda değer bir şey olamayacaklarını söylemişlerdi. İran'ın üzerinde durduğu mesele saldırıyı düzenleyen teröristlerin açıklamaları ve Ahvaziye terör örgütünün Suudi Arabistan ve BAE bağlantılı olmasıydı.

Sanki gizli bir el tarafından ortalık karıştırılıyor, istenilen hedefe doğru bağlantılar kurdurulmaya çalışılıyordu.

Saldırıyı yapanlardan birinin Ahvaziye örgütü bağlantısı olması bir de Arap asıllı olması istenilen sonuçtu belki de.

Onları kimlerin kamufle edip oyunun bir parçası haline getirdiğini anlamış olmalı ki İran yönetimi ivedilikle dikkatleri bölgede büyük şeytan olarak kabul edilen ABD'ye çevirtmiş ve "Terörizmin bölgedeki destekleyicileri ve onların ABD'li efendileri sorumludur" demişti.

ABD, saldırı sonrası yapması gereken ilk işi yapmış, saldırıyı kınamıştı. Saldırıyı kınarken İran yönetimini kızdırmayı da ihmal etmeyerek "İran yönetimi halkına çok uzun süredir baskı uyguluyor, eğer saldırının nereden geldiğini anlamak istiyorsa öncelikle kendilerine bakmalıdırlar" demişti.

Hikaye sadece basit bir terör saldırısı değildi tabii ki. Bunu İran yönetimi de biliyor, Suudi Arabistan ve BAE de biliyor. Planı istihbarat örgütleri ile sahneye süren ABD'nin meseleden habersiz olmadığını oyuncular da piyonlar da çok iyi biliyor.

Mademki mesele bir terör saldırısından ibaret değil. Asıl mesele nedir onu görmek için ABD'nin şu anda içinde bulunduğu ekonomik krizi iyi analiz etmek gerekir.

Aylardır ABD'nin Çin'e vergi savaşı açtığını, Rusya'ya ambargo uyguladığını hepimiz biliyoruz. Sonra Türkiye ile giriştiği talihsiz Dolar savaşı da buna dahil olunca ABD ciddi anlamda ekonomik darboğaza dayanmış durumda.

Çin her ne kadar stratejik saha açısından güçsüz gibi görünse de ekonomik açıdan ABD'yi çok kısa sürede nakavt edecek güce erişmiş durumda.

Trump'ın otoritesi birçok fırtınalar altında sallanıyor. Buna bir de ABD'nin borçları eklenince dayanılmaz hal aldı. Bu darboğazdan ancak ve ancak sıcak para ile kurtulunabilinir. Bunu da petrol zengini Suudi Arabistan ve BAE'nden başkası yapamaz.

İran, Arap ülkelerini suçlayacak, ABD onları koruma vaadiyle gizli taleplerini sunacak.

Nasıl ki geçen aylarda 200 milyar doları bir tweet ile ABD onlardan aldıysa şimdi de daha fazlasını terör saldırısı ile alacak.

Piyonlar İran askerleri olsa da asıl hedef Arapların parası.